YAZARLAR

Başbakan Ahmet Davutoğlu, TBMM’de 62. Hükümetin güven oylaması sonuçlandıktan sonra, Konya’daydı. Konya Başbakanını karşıladı.

Başbakan ayağının tozuyla geldiği Konya’da coşkun kalabalıklarca karşılandı.

Cumhuriyet döneminde üçüncü Başbakanını gören Konya bağrından, bir Başbakan çıkarmanın gururunu yaşıyordu.

Bunu gündüz Kent meydanında, gece altı hole erişen Fuar alanının açılış töreninde insanların yüzlerinden okuyabilirdiniz.

Konya Ticaret Odası fuar alanında ev sahibi sıfatıyla ilk sözü alan Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, oldukça heyecanlıydı.

Ancak kısa ve etkili konuşmasında işaret ettiği noktaların altı iki kere çizilecek kadar dikkat çekiciydi.

Başkan Öztürk’ün yapmış olduğu konuşmanın bir bölümüne özellikle dikkat çekmek istiyorum.

Bugün sıradan bir gün değil, tarihi birgün diye başlamıştı. Evet gerçekten tarihi bir gündü. Özellikle Konya adına. Konya gibi bir Başkent adına.

Konya için Başbakan Davutoğlu ile birlikte yakalanan çok önemli tarihi bir geçişi, tarihi bir geri dönüş fırsatını oldukça yerinde bir tespitle yakalamıştı Başkan Öztürk.

Ne yazık ki hiçbir haber ajansı, Başkanın bu sözlerini yansıtan, yada atıfta bulunan tek bir satıra dahi yer vermedi.

Başkan Öztürk, zamanımızdan 725 yıl öncesine döndü. 1289 yılında Son Selçuklu Sultanı II. Gıyasettin Mesud’un Osmanoğulları Beyliğinin başında olan Osman Beye, göndermiş olduğu, yönetici hakkının tekrar Konya’ya dönmüş olduğunu oldukça hoş bir bakış açısıyla anlattı.

Bakanlı şehir olmaya bile hasret kalmış Konya için, Başbakanlı şehir olmanın bir devlet olduğunu anlatmaya çalıştı.

Konya’nın başına devlet kuşu kondu demek istedi aslında.

Başbakan Davutoğlu ile birlikte gelen kazanım bu işte sevgili okurlar.

İnsanlar unutsa da, Konya meydanları Bakan istenen o günleri henüz unutmadı!

Şimdi geriye dönüşlerin zamanı değil…

Dünle yaşamanın zamanı değil.

Bugün neler söylenmesi ve neler yapılması gerektiğinin zamanı.

Dünlerden bir türlü sıyrılamayan, dünü, bugünlere taşımaktan vahşi bir zevk alan insanlar bugünü ıskalama sebebi olurlarsa yine yazık olur bu şehre.

Yazık olur Konya’ya..

Artık, şehrimiz için, kararsızlıklardan, acabalardan, çekişmelerden, tereddütlerden, ümitsizliklerden, cesaretsizliklerden kurtulma zamanı!

Yürüyen şehirden, koşan şehir olmaya doğru uzanma zamanı.

Hatta kendine gelme, toparlanma zamanı.

Çünkü, şu şunu dedi, bu bunu dedi, şu kadar kalabalık vardı, şunlar, şunlar geldi mi, gelmedi mi diye yapılan dedikoduların çok ötesinde gerçek Konya var!

Bu görüntüler, gerçek Konya’nın önünü kapatmaya devam ediyor.

Sanal alem tutkunlarının fotoğraf paylaşan, laf paylaşan, dedikodu paylaşan, kimler vardı, kimler yoktu, kim ne dedi, ne söyledi muhabbetlerini paylaşan, ellerinden Iphone telefonlar düşmeyen insanlar, Konya hakkında neler söylendiğini elbette fark edemeyeceklerdi.

Ve edemediler de…

Başkan Öztürk’ün Konya için oldukça yerinde olan bu tespiti önemli haber ajanslarının hiç birinde yer almadı.

En azından yazımı yazdığım şu ana kadar ben göremedim!

Konya basını, Konya’nın bu kazanımını ne kadar değerlendirecek onu da şu an itibarıyla bilemiyorum.

Ancak bildiğim şu; Konya ne yaptığını bilen, Konya için gerçek bir kazanım olan Başbakanlık makamının ne anlam ifade ettiğini görebilen evlatlara sahip.

Meydanlarda, fuar alanlarında Konya’nın ne kazandığından çok, kimlerin önümüzdeki günlerde yıldızının parlayacağı muhabbetlerinin yapılması da oldukça ilginçti.

Başbakan çıkaran bir şehir olduğunuzun farkında olmazsanız, olmaz!

Başbakan çıkaran şehirlerin nereden nereye geldiklerini görmezden, bilmezden gelirseniz de olmaz!

Başbakan çıkaran şehirlerden bazılarını görenlerdenim.

Süleyman Demirel’in Isparta’sı…

Yıldırım Akbulut’un Erzincan’ı…

Mesut Yılmaz ve Recep Tayyip Erdoğan’ın Rize’si…

Abdullah Gül’ün Kayseri’si…

Bu şehirler anlayanlara örnektir.

Sanıyorum şu ve ya bu şekilde bu şehirlerden ya hepsini yada birkaç tanesini göreniniz ve karşılaştırma yapanınız vardır!

Başkan Öztürk, yönetim hakkının 725 yıl sonrasında tekrar Konya’ya döndüğünü işaret ederken, Konya’nın bu fırsatı görmesini, anlamasını ve kaçırmaması gerektiğine vurgu yaptı aslında

Konya, dışarıdan bakıldığında oldukça ışıltılı ve pırıltılı bir şehir. Bu ışıltıyı ve pırıltıyı görmeyen gözlerin, görmek istemeyen gözlerin görmesi lazım.

Göremeyenlerinde yoldan çekilmesi şart!

Başbakan Davutoğlu’nun dediği gibi Konya, Merkez bir ülkenin merkez şehirlerinden. Yükselen bir ülkenin yükselen şehirlerinden.

Konya’ya heyecan verecek bir şeylerin olması lazım diye birçok insan dinleye dinleye bugünlere geldik.

Konya’ya heyecan verecek bir olay yok diye sızlanıyordu insanlar!

Konya heyecan bekleyen, heyecanla kanatlanıp kuş olmaya niyetli ve hevesli bir şehir. Son yıllarda çarpıcı bir şekilde ilgi odağı olmaya başladı.

Hazırlıksız yakalandığı bir dizi olay var. Yetişemediği, yetiştiremediği, hazır edemediği çok şey var. Buna rağmen insanları ve insanlığı çeken bir şehir. Her ne halde olursa olsun insanlar dünyanın bir ucundan koşup geliyorlar.

“Gel” çağrısını tarif etmek oldukça zor. Neredeyse hiç birimizin harcı değil Öyle bir gel denmiş ki bu şehir için, bu gel çağrısının rüzgarına kapılmamak imkansız.

Bundan böyle, sanırım “Yeni bir Konya” olacak. Yeni Konya’nın ne kadar farkında olmak çok daha önemli olacak. Başkan Öztürk, bu işin farkına varan öncülerden birisi olarak, farkına vardığını açıkladı. Darısı farkına varamayanların başına!

> Yeni Meram >Yazarlar > Yeni Konya’yı fark etmek!..
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.