YAZARLAR

■ Yasalar insanları özgür yapmaz. Yasayı özgür yapacak insanlardır.

Seçim sonrasının en ciddi ve yoğun çalışmasını öyle anlaşılıyor ki, yeni Anayasa çalışmaları oluşturacak. Başbakan Sayın Erdoğan, seçim öncesinde meydan ve TV programlarında aynı konuyu dillendirdi;

Askeri Anayasa’yı değiştireceğiz!

Anayasa, adından da anlaşılacağı üzere yasaların anasıdır; diğer bütün yasaların onunla uyumlu olması, çelişmemesi hukuk devletinin ana ilkelerinden biridir. Anayasa’yı hazırlamak ve yazmak öyle kolay değildir. Her şeyden önce genel bir consensus gerekir. İktidar ile meclis içi ve dışı tüm siyasal partiler, sivil toplumun bütün örgütleri, akil ve bilim adamları, gazeteciler, halktan öneriler toplamalı, değerlendirmelidir.

İletişim Fakültesi’nden öğrencim Elif Uygur konuya ilişkin çok ilginç bir e-mail gönderdi;

“İzlanda, yeni anayasa için hazırlanan taslağı sosyal ağlar üzerinden halka soruyor, gelen önerileri değişiklik olarak taslağa yansıtıyor.”

Gerçekten demokratik bir yaklaşımdır.

Anayasa “Biz yaptık oldu, biz yazdık oldu” gibi sığ ve içi boş sözcüklerle oluşturulursa hem uzun süreli hem de demokratik olamaz.

Anayasa hazırlığı kısa mesafeli değil, uzun soluklu bir maraton yarışı gibidir. İnce ve sık dokunmalı ve özenli, özverili çalışmalar yapılmalıdır.

Anayasa yazılı – bütünsel belgedir. İngiltere’de yazılı anayasa yerine geleneklere dayalı teamüli bir anayasa düzeni vardır. Temel kurumların işleyişi yüzlerce yıllık geleneklere, yasalara ve belgelere göre düzenlenmektedir. Eğer anayasa normlarında devletin temel yapısı hakkında ayrıntılı bilgilere giriliyor ve düzenlemeler yapılıyorsa, bu düzenleyici anayasadır. Anayasa normları sadece devletin temel yapılanmasını çiziyor ve düzenlemeyi kanunlara bırakıyorsa bu çerçeve anayasadır. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu çoğu ülkede anayasa, yazılı ve bütünsel bir belgedir. Bu tip ülkeler ‘şekli’ anlamda Anayasa’ya sahiplerdir. Başka bir ayırımda “anayasalı devlet” ve “anayasal devlet”tir. İster teamüli, ister şekli anayasa olsun devlet, temel hak ve özgürlükleri güvence altına almış ise devlet anayasal sayılmaktadır. Başka bir ayrım da “düzenleyici anayasa”dır. Anayasa, normlarında devletin temel yapılanmasına ilişkin ayrıntılı bilgilere giriliyor, düzenlemelere yer veriliyorsa bu da “düzenleyici” anayasadır.

İlk Anayasamız olan, Kanun-i Esasi 1876’da yürürlüğe giren Osmanlı anayasasıdır. Padişahın yetkilerini kısıtlamıyor, düşünce, toplantı ve dernek kurma özgürlüğünü tanımıyordu:

II. Meşrutiyet ile 1909’da değişiklikler yapılarak padişahın yetkileri kısıtlandı.

Kurtuluş Savaşı sırasında 1921’de Teşkilat-ı Esasiye Kanunu adıyla yeni bir anayasa kabul edildi. Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin, yasama yetkisinin TBMM’de olduğu belirtildi Cumhuriyet’in ilanından sonra kapsamlı bir anayasaya gereksinim duyuldu; 20 Nisan 1924’te Teşkilat-ı Esasiye Kanunu adını taşıyan yeni bir anayasa hazırlandı; yasama ve yürütme yetkileri TBMM’ye verildi. Kurtuluş Savaşı’yla Anayasa sözünün yerine Teşkilat-ı Esasiye Kanunu adı kullanıldı. Anayasa adı, 1960’tan sonra hukuk isteminde geçmeye başladı; 27 Mayıs 1960 askeri hareketinden sonra yeni anayasa hazırlandı ve halk oylaması sonucu yürürlüğe girdi. 12 Eylül 1980’deki darbeden sonra yeni bir anayasa hazırladı; 7 Kasım 1982’de halk oylamasıyla kabul gördü, yürürlüğe girdi.

Şimdiye değin “Askeri Anayasa” olarak eleştirilen anayasamızı sivilleştirme çalışmaları için hemen düğmeye basılacağı kanısındayız. Bu bağlamda sivil Anayasa’nın içeriği kadar yazılımı da önemlidir, ayrıntıdan uzak, kısa olması da yeğlenecektir.

İyi bir anayasa, en iyi diktatörlükten kat kat iyidir.

BİR DAMLA:

Çiğnendi, yazık milletin ümidi- bülendi!

Kanun diye topraklara sürtüldü cebinler

Kanun diye, kanun diye, kanun tepelendi

Bi-hûde figanlar yine bi-hûde eninler

Çiğnendi, yazık milletin ummîd-i bülendi.

> Yeni Meram >Yazarlar > YENİ ANAYASAYA DOĞRU
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.