YAZARLAR

■ Yemine bakılıp insana inanılmaz, insana bakılıp yemine inanılır.

■ Öfkeyle arkamıza ya da korkuyla önümüze değil, bilinçle etrafımıza bakalım.

Tarihe yaşadığımız günler sanırız ki; şöyle not düşülecek;

Yemin ve şike dönemi!

Gece yatıyoruz düşlerimize “yemin” ve “şike” giriyor. Sabah yine “yemin” ve “şike” ye karşı uyanıyoruz.

CHP Milletvekilleri biri hariç yemin ettiler de yeminin ateşi biraz düştü.

Sıra BDP geldiği sırada, 13 Mehmetçik Diyarbakır Silvan’da şehit edilince bu kez kafalar karıştı. Kürt açılımı olarak başlayan sonra demokrasi açılımına dönüştürülen çalışmalar acaba arkadan hançerlendi mi? Son günlerde, terör olaylarının yeni bir ivme sürecine girmesi,

Kimi art niyetlilerin ekmeğine yağ sürdü.

Bir Türkiye var, başka Türkiye yok!

Gerekirse hepimiz şehit düşeriz bundan hiç kimsenin kuşkusuz olmasın.

***

Yemine ilişkin tartışmaların, CHP’nin kürsüye çıkmalarına karşın daha uzun süre devam edeceğe benziyor.

Şike, hep vardı, ancak yeni gün ışığına çıkıyor. Bunlar, buzdağının üstüdür; altında daha neler var? Uzağa gitmeye gerek yok, Konyaspor’un küme düşme nedeninin temelinde, karşı takımların şike oyunları ve teşvik primleri yatmaktadır. Ancak Konyaspora doğru dürüst sahip çıkan var mı? Yardım Kampanyasından toplanan para sadece 15 bin liradır; ne kadar gülünç ve acı değil mi? Seçim bitti, oylar verildi Konyaspor ilgisizlikten düştü. Hakemler ayarlandı, bal gibi penaltımız, gollerimiz verilmedi. Bunlar da şike, ancak örtülü şike. Üç-beş idealistten ve garibanlardan başka Konyaspor’u düşünen yok? Nerede anlı ve şanlı vekillerimiz? Neden sesleri çıkmıyor, “tıs” bile yok. Transfer yasağı kararına bile pıstık kaldık. Politik aktörler, iş adamları, yerel yönetim ve sivil toplum örgütleri borçlara kaynak ve sponsor bulamıyorsa sözün bittiği yerdeyiz demektir.

Şöyle bir fikir jimnastiği yapalım, sonra kendi kendimize bir soru soralım;

Tarih Tekerrür eder mi, etmez mi?

Osmanlı Sultanlarından Abdülhamit, “Tarih değil, hatalar tekerrür eder.” öngörüsünde bulunuyor..

Genel kural tarih tekerrür etmez, ancak

ders alınmadığı takdirde eder;

■ Geçmişten adam hisse kaparmış. Ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?

“Tarih”i “tekerrür” diye tarif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

Mehmet Akif Ersoy

Ünlü şair Jacques Prevert’in 60 yıl önce yazdığı “Bildirim” şiiri sanki bugünün gerçekleri yansıtıyor gibi;

“Kimi kapı demiş açmış
Kimi kapı demiş örtmüş
Kimi koltuk demiş çökmüş
Kimi kedi demiş sevmiş
Kimi meyve demiş yemiş
Kimi mektup demiş yutmuş
Kimi koltuk demiş kırmış
Kimi kapı demiş açmış
Kimi yol demiş geçmiş
Kimi orman demiş koşmuş
Kimi nehirde boğulmuş
Kimi hastanede ölmüş.

■ Çok yalan söyleyenin ettiği yemin de çok olur.

■ Yemine gerek görmeyecek kadar sözlerine sadik ol.

BİR DAMLA:

Sadrazam Ali Paşa dış güçlerin oyun ve planlarını değerlendirirken konuşmuştu;
“Biz içeriden, siz dışarıdan bu ülkeyi yıkamadık!”

> Yeni Meram >Yazarlar > YEMİN VE ŞİKE DÖNEMİ
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.