YAZARLAR

Yazık oldu Türk çocuklarına-Ümit Sürmeli-Yeni Meram Gazetesi

Yaşamadan öğrenirse insan başına geleceği, öngörüsü ile bulabilseydi Türk insanı bugünlerini,
eğitimde, tarımda, ticarette, sağlıkta, dilde, inanç özgürlüğünde, ziraatte, köy kalkınmasında, işçi haklarında, siyasi iradenin kölesi olmuş sendikacılıkta, ABD ve AB ülkelerinin güdümünde çalışan Sivil Toplum Kuruluşları’nda, sanatta, ekonomide bu günkü çalkantılar asla yaşanmazdı.
İnsan olmanın erdemi bilime, fen bilimlerine, evrime, ilme sıkı sıkıya bağlanarak, deneme sınama ve yanılmaya tutulmadan, onların verdiği, kazandırdığı ivmelere tutunarak kişiliğini, geleceğini çıkarcı insanlara satmadan ilerlemektir.
Hayvanla insanı ayıran en önemli öge budur.
Bu öge, öngörüdür.
İşte Türk Milleti’ni yeniden var eden, Osmanlı hanedanının attığı cehalet çukurundan çıkaran Atatürk gerçek lider olduğu için kandırılmadı, aldatılmadı, paraya, mala, mülke önem vermedi. Yüksek öngörüsü ile bir millet yarattı.
Konfiçyüs şöyle der:
Eğer plan bir yıllık ise pirinç al.
Eğer plan 10 yıllık ise ağaç dik.
Eğer plan 100 yıllık ise çocuklarınızı eğitin.
Atatürk Türk çocuklarını eğitmek için 15 yılda harikalar yarattı.
Öngörüden yoksun bizler ise Menderes ile başlayan ve NATO ile canımıza okunan bir sisteme kendimizi teslim ettik ve çağdaş eğitimden uzaklaştık.
Eğitim teknesi karaya oturtuldu.
Hele hele Özal ile başlayan özel okul, özel dershane, özel öğretmenler derken bu ülkenin gariban, yoksul ama gerçekten akıllı çocuklarının ötelendiği bir sisteme uslu uslu teslim olduk.
İlk okul 5 yıl idi.
Bu kime battı?
İlk okul sadece okuma yazma öğretmezdi adam olmanın ilk basamağıydı.
Bu kimi rahatsız etti.
Beş yıl aynı öğretmende okumanın çeşitli yararları vardı.
Bu millet olmamızı istemeyen, ümmet olarak yerinde saymamızı isteyenlerce önce KÖY ENSTİTÜLERİ SONRA DA ÖĞRETMEN OKULLARI kapatılarak hançerlendi.
İLK OKULU BİTİRME SINAVLARI VARDI.
Çünkü her şey okulda öğrenilirdi. 5. sınıfın sonunda öğretmenler sınıflarının başarısı ile değerlendirilirler, hak eden öğrenciler de ilk okul diplomalarını alırlardı.
Örta öğretim üç yıl okunur, üç yılın sonunda hem yazılı hem sözlü sınava girilirdi.
Böylece de okulların başarıları ortaya çıkardı.
Birilerine battı. Türk çocuğu cumhuriyet tarihini öğrendi.
Türk çocuğu Türk olduğunu hatırlatan Atatürk’ünü tanıdı.
Türk çocuğu coğrafyasını, bölgelerini, ürünlerini, dağını, taşını, ovasını, yaylasını, deresini, göllerini, şehirlerini, tarımını, hepsinden önemlisi ülkesinin jeopolitik konumunu öğrendi.
Battı.
Okullar mantıktan, felsefeden, evrimden, bilimden, ilimden uzak olmalı ki… Yargılamayan, sorgulamayan, düşünmeyen beyinlerle dolsun ve köle olan, kul olan, ahiretle korkutulurken, dünya mallarını göremeyenlerle işler yürütülsün istendi.
Atatürk okul kitaplarından çıkartılırken farkında değilsiniz çocuklarınızın geleceği çalındı.
Millet olma ülkünüz çalındı.
Türkçeniz çalındı.
Birlik ve beraberliğiniz çalındı.
Milli bayramlarınız müfredattan, önemli gün olmaktan çıkartılırken, siz kendinizi çaldırdınız.
Türk milleti olarak gurur duymayan nesillerle, emperyalistlere dünyada kafa tutan, onları ülkesinden kovan atalarını tanımayan nesillerle millet olunmaz, ancak Osmanlı dönemi gibi ahali olunur.
Dilerim, millilikten, laiklikten, ilimden, fenden, bilimden uzaklaşan bu eğitim sistemi ile batan bir ülke olmayız.

> Yeni Meram >Yazarlar > Yazık oldu Türk çocuklarına
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.