Belediyelerin 2009 yılı bütçe gerçekleşme rakamları belli olmaya başladı.
Selçuklu Belediyesinin gelir bütçesi yüzde 61, gider bütçesi ise yüzde 51…
Meram Belediyesinin gelir bütçesi yüzde 44, gider bütçesi ise yüzde 45 gerçekleşmiş…
Büyükşehir ve Karatay Belediyesinin bütçe gerçekleşme oranları ise henüz netleşmemiş…
***
Gerçekleşme oranları, acaba halkımıza neleri anlatmakta?
En basit anlamıyla; Selçuklu Belediyesi; 100 birim hizmet yapacağını planlamış, 51 birim hizmeti gerçekleştirebilmiş, 49 birim hizmeti ise gerçekleştirememiş demek…
Meram Belediyesi; 100 birim hizmet yapacağını planlamış, 45 birim hizmeti gerçekleştirebilmiş, 55 birim hizmeti ise gerçekleştirememiş demek…
Belediye yöneticilerinin ise;
Para’yı iyi plânlayıp plânlayamadığını,
Halka gösterdiği hedefi yakalayıp yakalayamadığını,
Rast gele çalışıp, çalışmadığını,
Siyaseten ise, bir yılın sonunda başarılı olup olmadığını, bu oranlardan anlayabiliriz…
Velhasıl, gerçekleşme oranları belli olan iki merkez belediyemizde;
2009 yılının verimli geçmediği çok net belli oldu…
Hedefledikleri hizmetleri gerçekleştiremediklerinin tarih önünde kanıtı ortaya çıktı…
Niçin tarih önünde diyorum?
Çünkü seçim geldi mi? “Atarlar”, “yazarlar”, hem de sayfalarca yazarlar da…
Hatta renkli baskılar yaptırıp halka bile sunarlar da…
***
Neticede Belediyelerde, “hizmet eşittir para”dır…
Devletten gelecek paralarla; ancak personel giderleri ve belki cari giderlerin bir kısmı karşılanabilir. Belde halkının ihtiyaçlarına cevap verilmesi kesinlikle mümkün değildir.
Bu anlamda bütçe komisyonlarının, görev ve sorumlulukları büyüktür.
Bütçe komisyonlarının hem görevi hem de yapması gerekeni, belediyenin öz gelirlerini artırıcı projeler üretilmesini ve hayata geçirilmesini takip etmektir.
“Konu tam bu noktaya gelmişken bazı hatıralarımı anlatmakta yarar görüyorum. Bazı okurlarım bilmeyebilirler. Bir önceki dönemde, Selçuklu Belediye Meclis üyeliği görevinde bulundum. Bu görevim esnasında; Bütçe komisyonu başkanlığı, bütçe komisyonu üyeliği, encümen üyeliği vb. gibi görevlere de seçildim...”
Belediyenin öz gelirlerini artırıcı projeler üretmeleri, bütçe komisyonundan beklenir beklenmeye de…
Proje yapsalar bir türlü, yapmasalar iki türlü…
“Meclis üyeliği görevim gereği; 2004–2006 yılları arasında bütçe komisyonunda çeşitli görevlerde bulundum.
Komisyon olarak, Belediyenin öz gelirlerini artırıcı projeler üretmek üzere geceli gündüzlü çalıştık…
Nitekim projeler de ürettik.
Hayata geçmesi konusunda inanılmaz bir enerji sarf ettik…
Bu projeler, hayata geçti ve projelerimizin o dönemde takipçisi de olduk…
Önemli sayılacak kaynak, neticede belediyenin kasasına girdi…
Bu kaynaklarla, önemli eserler ortaya çıktı…
Ortaya çıkmasına çıktı da…
Bizlerde “zıvanadan” çıktık…
Gerek özel hayatımızda, gerekse de iş hayatımızda hiç alışık olmadığımız tarzda eleştirildik…
Siyasetteki büyüklerimize sorduk. Nedendir diye…
Teşhisleri mi? beş yılda yapılacakları, sizin komisyon üç ay’da yapmış da ondan dediler…
Büyüklerimiz teşhislerinde haklılarmış…
Bizler ise, beş yılın sonunda rakamlara tekrar baktığımızda anlamıştık…
Çünkü 2007 ve 2008 yıllarında gerçekleşen gider farkları,
2005 ve 2006 yıllarından artan “gelir fazlaları” ile karşılanmıştı.
O dönemde yaptığımız çalışmaların, ne denli önemli çalışmalar olduğu ortaya çıkmıştı.
O günleri yaşayan birisi olarak, bu rakamlara bugün bile itiraz gelebilir, itiraz edecekler var ise rakamlara bugün tekrar bakabilirler…”
***
Bütçe komisyon üyeliği, imar komisyon üyeliği, velhasıl meclis üyeliği çok kolay görevler değil…
Pek tabi olarak, “bir şeyler üretmeye, belediyene bir şeyler katmaya” çalışacak olur isen kolay değil…
Hani denir ya, “yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal” diye…O zaman işte aynen öyle…
Ama meclis üyesi oldum diye “takım elbiseyi çekip, kravatını takıp, caka atarsan” o zaman çok kolay…
Ancak, insan kendi kendine de düşündü mü? “Vebaldir” diye sıkıntıya da girmiyor değil…
“Geçmiş zaman olur ki hayali cihana değer” miş meğer…
Hayırlı Cuma’lar… |