YAZARLAR

Bir gece vakit gece yarısı Alabama Otoyolunun kenarında duran bir zenci kadın gördüm. Yağan yağmura karşın bozulan arabasının dışında duruyordu. Geçen her kişi arabaya el sallıyordu. Yanında durdum. O yıllarda bir beyazın zenciye, Alabama’da, yardıma kalkışması olağan değildi. Onu kente kadar götürdüm. Bir taksi durağına bıraktım. Ayrılırken ille de adresimi istedi, verdim. Bir hafta sonra, kapım çalındı.
Muazzam bir konsol televizyon indiriyordu adamlar. Bir de not ekliydi, armağanda;
“Geçen gece otoyolda bana yardımınıza teşekkür ederim. O korkunç yağmur sadece elbiselerimi değil, ruhumu da sırılsıklam etmişti. Kendime güvenimi yitirmek üzereydim, siz çıkageldiniz. Sizin sayenizde ölmekte olan kocamın yatağının baş ucuna zamanında ulaşmayı başardım. Biraz sonra son nefesini verdi. Tanrı bana yardım eden sizi ve başkalarına karşılık beklemeksizin yardım eden herkesi kutsasın

***
Size hizmet edenleri hep hatırlayın…

Bir pastanın üç otuz paraya satıldığı günlerde 10 yaşında bir çocuk pastaneye girdi. Garson kız hemen koştu. Çocuk sordu;
“Çikolatalı pasta kaç para ?”
“50 Cent.”
Çocuk cebinden çıkardığı bozukları saydı Bir daha sordu:
“Peki, dondurma ne kadar ?”
“35 Cent!”
Dükkânda yığınla müşteri vardı ve kız hepsine tek başına koşuşturuyordu. Bu çocukla ne kadar vakit geçirebilirdi ki…
Çocuk parasını bir daha saydı;
“Bir dondurma alabilir miyim ?”
Kız dondurmayı getirdi. Fişi tabağın kenarına koydu ve öteki masaya koştu.

Çocuk dondurmasını bitirdi. Fişi kasaya ödedi. Garson kız masayı temizlemek üzere geldiğinde, gözleri doldu birden.
Masayı akan göz yaşları temizleyecekti.
Boş dondurma tabağının yanında çocuğun bıraktığı 15 Cent’lik bahşiş duruyordu.
***
Paraşütler ve zeki adam
Uçakta beş kişilerdi. Pilot, Michael Jordan, Bill Gates, Dalai Lama ve bir hippi.Yüksek irtifada uçarlarken motorlar birden bozuldu ve uçak düşmeye başladı. Pilot büyük bir telaşla yolcuların yanına geldi ve konuştu;
” Biraz sonra yere çakılacağız ve dört paraşütümüz var, biri bende…”
Pilot, Konuşmasını bitirince uçaktan atladı Michael Jordan konuştu;
“Biliyorsunuz ben dünyanın en büyük sporcusuyum ve dünyanın benim gibi insanlara ihtiyacı var!”

O da bir paraşüt kapıp uçaktan atladı.
Bill Gates ayağa fırlamış o da dedi ki;

Ben dünyanın en zeki adamıyım ve benim gibi zeki adamlara ihtiyaç var!”

Sonra o da paraşütlerden birini kapıp atladı. Dalai Lama konuştu;

“Evlat ben oldukça verimli ve bereketli bir hayat yaşadım, gerçek aydınlığı buldum. Senin önünde güzel bir hayat var. Paraşütü al ve atla, kendini kurtar.”
Hippi güldü;
“Endişelenme dünyanın en zeki adamı benim sırt çantamla atladı.”

Laf Salatası;
* Çok istikrarlı bir çobandır çoook. Böyle gelmiş böyle güder.
* Ah ülen, çok sevgili eskittim. Evlendim karım beni eskitti.
,* Ustama sordum, “Ayrılık nereye düşer usta?” diye. Bana yanıt verdi, “Elinin körüne.”
* Kel ölür “badem gözlü” olur, köse ölür “badem bıyıklı” olur bu devirde abiler.

BİR DAMLA:
Temel, buzdolabında içi boş şişeler bulunduruyor. Niçin?
“Hiçbir şey içmeyen misafirleri için.”
Temel, havanın değişmesini istiyor. Niçin?
“Doktoru hava değişimi istediği için?”
Temel, iki günde bir akvaryumun suyunu değiştiriyor. Niçin?
“Balık suyuna çorbayı çok sevdiği için.”

> Yeni Meram >Yazarlar > YAŞAM DERSLERİ
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.