YAZARLAR

Güzel ülkemin, güzel insanları hayatınız çok yumuşak, çok sorunsuz olacak!

Arka Sokaklar, Behzat Ç., Kurtlar Vadisi dizilerinde yapılanlar size örnekti.

Dizilerden esinlenip ortalığı karıştırıyordunuz.

Bundan sonra tabancalardan kurşun yerine su sıkılacak, polisler bellerinde gerçek tabanca taşıdıklarını göstermeyecekler, izleyici polis giysisini görüp, silahı var diye hayal edecek, zaten kurşun yerine su sıkınca, biber gazı sıkınca rahat bir nefes alıp, koltuğunda huzura kavuşacak.

Dizilerde eğer davet veriliyor ise; yönetmenler kesinlikle kadeh kullandırmayacaklar!

Kadeh alkolü çağrıştırır, alkol de izleyiciyi tahrik eder, evinde hemen bir şişe açar ve diziyi içki içerek izler.

Dizide; sinirlenen, yalnız kalan, üzüntüyle çırpınan kadın ve erkeklerin eline ayran, şıra, limonata tutuşturacaklar.

Meyhane sahneleri olamaz artık. Canım zaten Türkiye’de meyhane, tekel bayii, içkili lokanta kalmayacağına göre, dizilerden de bu sahneler kolaylıkla çıkarılır.

İyi oldu, iyi… Zaten nüfusun yarısı meyhanede sabahlıyordu.

Suç hep dizilerdeydi. Belki ayran içirilerek, hayvancılık ve narenciye gelişir.

Artık sevgi sözcüklerini oyuncular birbirlerinin kulağına fısıldar, biz tahmin ederiz.

Eskimolara bakın ne güzel burunlarını birbirlerine sürterek öpüşüyorlardı.

Yönetmenler tüm oyunculara burun sürtmeyi öğretir.

Ama burunlarda aşınma olur, uzama olur, bozulma olur…

O bizim sorunumuz değil.

İzleyici burun sürtülürken tahmin eder “Ha demek ki duygusal bir sahne yaşanıyor” der.

Ama biz alkolle, duygusal sahnelerle, yaşam tarzıyla uğraşırken nedense RTÜK bir şeyi hep görmezden geliyor.

Tüm TV’lerde mutlaka çevre ve doğa ile ilgili yayın yapılmalı diye…

Ama bu Türkiye’de ceza olarak uygulanıyor.

“Yayın ilkesine aykırı mısın, haydi bakalım sana doğa ve çevre filmlerini en çok izlenen saatlerde yayınlama cezası veriyorum” der.

Çevre yayınlarının gösterilmesini istemezler; çünkü yapılan çevre katliamı ortaya çıkar.

Hayvanlarla ilgili yayınlarda da zorlama değil, sadece yasa uygulansa tüm TV’lere yayınlatılır. Ama o da verilmez çünkü hayvanlarla ilgili belgesellerde üreme sahneleri var, sanırım bu da müstehcene girer. Bu nedenle 5199 sayılı yasanın uygulanması RTÜK’ü pek bağlamıyor.

Dizilerde Türk Dili ile oynanır, Türk Dili, Türkçe rezilce kullanılır, RTÜK için önemli değil.

AŞK VE CEZA dizisinde tüm ekibin ad ve soyadının ilk harfleri küçük harfle yazılır RTÜK Türkçe’nin bu kuralını görmezden gelir, yapım şirketini uyarmaz.

İstediklerini görür, istemediklerini görmezler.

TV’lerde özellikle TRT’de eskiden zevkle izlediğimiz çocuk koroları, bale, operalar, klasik müzik konserleri, Türk Sanat Müziği koroları, Anadolu Türküleri’nin yorumlandığı programlar kaldırıldı. Oysa onlarda ne alkol, ne sigara, ne de müstehcenlik vardı!

Acaba acaba diyorum bu yasayı çıkaran Sayın Vekiller, “AŞK-I MEMNU” dizisinin finalinde meclis salonunu neden boşaltıp TV karşısına koştular…?

> Yeni Meram >Yazarlar > YAPIMCILAR, YÖNETMENLER YENİ RTÜK YASANIZ HAYIRLI OLSUN..! İLERİ DEMOKRA
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.