YAZARLAR

YALANDAN KİM ÖLMÜŞ!-Ümit Sürmeli-Yeni Meram Gazetesi

Sayın Uğur İbrahim Altay kamuoyu önünde size soruyorum; Bu yaşınıza kadar kaç tane ‘Sahipsiz Hayvan Bakımevi’ gördünüz?
1966 yılından beri barınaklardayım. Nasıl bu kadar sizi yanıltan ve her şeyi tozpembe gösteren bir ekibe inanarak, Sefa Köydeki barınağa, Türkiye’de örnek barınak diyecek kadar yanılgıya düşüyorsunuz?
Evet Türkiye’de örnek olacaktı! Beş kez gönüllü danışmanımız Prof. Dr. Sayın Mehmet Maden ile Fen İşlerine giderek, çok özel ve gerçekten Türkiye’de örnek olacak barınak projesini, mimarlarla inceleyerek çizdirdik. Sayın Tahir Akyürek emeklerimize acımadan, hem örnek projeyi bir kenara koyup, eski barınağın aynısını (sadece insanlar için binaların adedi fazla) açık cezaevini oturttu, hem de Tavusbaba Gümüştepe’deki 2 adet güzelim kedi evlerini ki çok emek vermiştim, belki on kez o evlerin projesi ve yapımı için Fen İşlerine gitmiştim, bir telefon ile Sefa Köy’e attırdı ve 1,5 yılda sayısını bilemeyecekleri kadar kedi öldü.
Haydo-Sev ile bu kedilerin hastalananlarını kliniklerine taşıttık ve sahiplendirdiler, tedavilerini yaptılar da kurtulanlarla kendimizi avuttuk.
Barınaklar, binalarla değil, içinde hayvan sayısına göre çalıştırılan; cerrah, dahiliyeci, doğumcu, veteriner teknikerli ve her gün yine hayvan sayısına göre izinliler çıktıktan sonra en az 30 işçinin olduğu, tam teşekküllü röntgen, ultrason, küvezler, labaratuvarlar, ameliyathane, diş klinikleri, acil küçük hayvan için motorize, büyük hayvanlar için, içinde veteriner teknikeri olan en az 2 kişinin çalıştığı her türlü ilk yardımı olan, hayvan ambulansları ile hizmet veren, doğuramayan kediye sezeryan yapabilecek ameliyathanesi ve ekibi olursa övünülür ve gurur duyulur.
Sizler unutmuş olabilir veya ilgi alanınıza hiç girmemiş olabilir ama bu övündüğünüz barınağa inşaatı bitmemiş, taş, toprak, moloz, yığınları altında atılan yüzlerce köpeğin kaydı tutulmadı.
Kaç yavru, kaç dişi, kaç erkek, kaç yaralı, kaç anne ve yavru? Hiç birinin kaydı yok! Konya Büyükşehir Belediyesi’nin sorumlu daire başkanınız, işçileri ve sadece 2 hekimi oturtup kayıt bile istemedi. Belediyenizin has adamı ve kusur kapatanı, kapı kulluğuna soyunan hekiminize de ısrarla kayıt sorduğumda
-Biz zaten konteynırlarda perişanız ne kaydı? Diye cevaplar verdi.
Kaç köpek sahiplendi diye hesap sordunuz mu? Kaç köpek girdi? Kaç köpek öldü?
Kaç yavru köpek ve kaç kedi öldü dediniz de size 2017 Eylül-2018 0cak listesini verebildiler mi?
2017 Eylül ayından 2018 Ocak ayına kadar kaç köpek itlaf oldu bilemezsiniz!
Hesabını veremezler. 5199 sayılı yasa ihlal edildi. Konya sokaklarında bir tane bile köpek bırakılmadan, zavallı canlar rastgele barınağa hem de inşaat halindeki barınağa atıldılar. 5199 sayılı yasayı, Çevre Koruma Daire Başkanlığınız keyfine göre uygulayamaz!
Barınağa alınan her köpek önce karantinaya alınır. Kim uygulayacak?
Barınağa giren köpek hemen ciplenerek hangi ilçenin hangi mahallesinden geldi, numaralanarak kafese konacak. Kısırlaştırılarak alındığı mahalleye ilçe belediyelerince yapılan beslenme odaklarına bırakılacak. Yasayı çiğneyen, yasayı uygulamayan, nereden geldiği belli olmayan zavallı hayvanların yığıldığı barınakla mı övündünüz!
Duyuyor musunuz; övündüğünüz o barınakta 5199 sayılı yasa tam 1,5 yıldır çiğneniyor.
Barınaklar hayvan istif yeri değil. Madem çok mükemmel barınağınız da neden iki aydır kısırlaştırmalar mobil araçta yapılıp, çok kötü şartlarda hayvanlar taşınıyor ve ölümler oluyor?
Araştırdınız mı? Ama bu barınağı pek beğendiğinize göre ben sizi İstanbul, Bursa illerindeki barınaklara yönlendireyim de hayvanların mutluluğunu görünce Konya barınağında ölen yavruların ve ellerimizle HAYDO-SEV derneğinde yürekli Gonca kızımızla ölülerini, topladığımız kedilerin resimlerini ve kayıtlarını, Sayın Hasan Kılca’nın telefonundan öğrenebilirsiniz ve ne ile övündüğünüze siz de şaşarsınız!
Kısırlaşan ve köylere kulübesiz verilen köpeklerin içler acısı durumlarını size gösterdim. Anlıyorum ki hiç etkilenmemişsiniz ve bunun hesabını Çevre Koruma Başkanlığınıza sormayı düşünmemişsiniz!
Hayvan sevgisi gerçeklere gözünü kapatıp, basının karşısında bakımlı iki köpeği okşamak değildir.
Tanrıyı seven insana da, hayvana da, bitkiye, ağaca ve doğaya da eşit yaklaşır.
Hayvana, doğaya yapılan yatırımın sizlere geri dönüşü asla olamaz.
Bunun bilincindeyiz. Önlerinde sandık olsaydı,
-Asla, doğuramayan kedileri, hastanesiz barınağa, Tanrıdan korkmadan, veteriner fakültesine göndermeyerek barınağa atarak ölmelerine izin verilmezdi!
Önlerinde sandık olsaydı, bitmeyen barınağa, binlerce canın kayıtsız atılmalarına asla izin verilmezdi!
Önlerinde sandık olsaydı, emanet bırakılan dünya güzeli köpeklerin, aşısız bir ay barınakta kalmalarına ve sonra da barınak hastalığına yakalanarak ölmelerine izin verilmezdi!
Sayın başkan, size kamuoyu önünde açıkça soruyorum;
Çocuğunuzu hastaneye götürdüğünüzde, doktora, aşağıdaki talimatları verir miydiniz?
-Benim çocuğuma sadece 2 kez röntgen çek, yoksa para ödemem!
-Benim çocuğumun sargısını sadece bir kez pansuman yap, yoksa para ödemem!
-Benim çocuğumun kan tahlilini bir kez yap, yoksa para ödemem!
-Benim çocuğumun 3 günden fazla tutan, yatak parasını ödemem!
Bu yazılanların kayıtları bende var. Kamuoyuna açıklayabilirim. İşte o çok beğendiğiniz barınak sorumlusu daire başkanlığınız ve sorumlu hekimleri, mezun oldukları fakülte hocalarına, yukarıda yazılan ültimatomları vererek, az para ödemek ve 2001 yılındaki valilik şerhi olan protokolü yok etmek, işlevsiz kılmak için uğraşıyorlar.
Size gerçekleri yazdım. Hem sahiplenenlere yapılan haksızlıkların, hem hasta hayvanı Konya turuna çıkararak fakülteye göndermemek için yaptıkları vicdansızlıkları ve akıl almaz acımasızlıkları anlattım. Sizin için üzülüyorum. Size ‘yalandan kim ölmüş’ sözüne sığınarak mükemmel bir tablo çizmişler. Çok komik olan da olmayan hastanelerine, suç kapatan başhekim atamaları.
Lütfen o başhekime sorun! Doğuramayan Kültür Parktaki kedi değil de, insan olsaydı, sağlık ocağına mı bırakırdı yoksa tam teşekküllü hastaneye götürerek hem anneyi hem de yavrusunu mu kurtarırdı?
Evet Sayın Başkan aynı olay, yine yaşandı ve 3 gün önce doğuramayan kedi sırf para ödememek ve protokolü yok saymak için barınağa götürüldü ve öldü. Vatandaş, veteriner hekimlerinizden biri ile yaptığı konuşma kayıtlarını almış. Size dinletebiliriz.
-Israrla kedi yaşıyor ama size veremeyiz, masraf yaptık diyor, vatandaş ben masrafı ödeyeceğim, demesine rağmen kediyi vermem diye diretiyor.
Yalandan kim ölmüş! Çünkü kedi öldü.
5199 sayılı yasa, tedavisi biten hayvanların alındıkları yerlere bırakılmalarını söyler, ama veteriner hekimleriniz ısrarla hem gece hem gündüz Konya turu yaptırır, gece hekimlerin evine yaralı, kanamalı gezdirilir ve tabii hekimlerde verilen talimatla, fakülte yerine barınağa gönderir. Sonuç ölüm!
Vicdan ve merhamet arıyoruz ve bu hayvanların haklarını Yüce Tanrıyı düşünerek korumanızı bekliyoruz. Ölen annelerin ve karınlarındaki, dünyaya gelmeyi beklerken telef olan yavruların hesabını bu ekipten soracak mısınız? Yoksa, hiç umursamadan yollarına bu şekilde devam etmelerine izin verecek misiniz?
Ölen yavruların hesabını bu ekipten soracak mısınız? Bu görevi üstlenen daire başkanlığınızın günahlarını görmezden gelecek, yine bu ekibe güvenmeye devam edecek misiniz? Suç işlenmeyen bir yerde 22 senesini hiç çıkarsız bu hayvanlara adayan bir dernek başkanının telefonlarına çıkmamaları ve cevap vermemeleri, bilgi vermemeleri için çalışanlar tehdit edilerek iletişim kesilmez.
Bunu ancak suçlular ve korkanlar yapar.
2001 yılında; Konya Büyükşehir, Selçuklu, Meram ve Karatay belediyeleri ve Konya Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi arasında yapılan valilik şerhi olan protokolden bile haberinizin olup olmadığını anlayamadım!
Bu protokol sayesinde, gerçekten Konya ilimizde dernek başkanı olarak, Türkiye’deki her dernek mama ve tedavi sıkıntısı çekerken bizler sessiz, masum canlarımız, badem gözlülerimiz için bir kez bile mama, ilaç ve ameliyat, tedavi parası için sosyal medyada yardım istemedik. Bu konuda, 17 yıl boyunca, desteğini esirgemeyen merkez ilçe ve büyükşehir başkanlarımıza teşekkür ederiz.
Hayvanların mutsuz, işçilerin eksik, vasıflı hekimi olmayan, başhekimli ama hastanesiz bir barınakla, açık cezaevine dönüştürülüp, hayvan severlerden korkanların işletmeye çalıştığı bir barınakla övünmeden önce Bursa’yı, İstanbul’u görmeniz yeter. Biz 22 yıl boyunca kapılarınızı çıkar için değil, badem gözlüler için aşındırdık. Su-su-yor-lar konuşup anlatamıyorlar, hem de susuzluktan ölüyorlar.
Çok acil parklara, sokak arası yeşil alanlara kuşlar, kediler ve köpekler için suluklar koymalısınız.
Bunun vebali çok ağır, lütfen duyarsız kalmayın.
Lütfen sesimizi duyun.
Lütfen bu ekibin bakış açısını değiştirin yoksa hem sizin başınız çok ağrıyacak hem de bu masum, Tanrının emaneti sessiz canların canı çok yanacak. Barınak birilerinin şov yapma yeri değildir.
Barınakta hayvanlar uzun süre tutulamaz. Valilik şerhi olan ve 17 yıl boyunca aksamadan yürütülen bir protokol, vicdansız kişilerin elinde oyuncak edilemez!
Buna asla izin vermeyeceğimizi bilmenizi isteriz.
Yüce Tanrı, bu masum canların canını yakanları görüyor, bunu kimse unutmasın!

> Yeni Meram >Yazarlar > YALANDAN KİM ÖLMÜŞ!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.