YAZARLAR

Aynalar bakmayın yüzüme dik dik.

İşte yakalandık kelepçelendik.

Çıktınız umulmaz anda karşıma

Başımın tokmağı indi başıma.

Suratımda her suç bir ayrı imza

Benmişim kendime en büyük ceza.”

***

Önce eski bir Çin fıkrası;

Vaktiyle Çinli bir köylü, bir şeyler almak için ilk kez bir kente gitmeye karar vermiş. Yola çıkmadan önce de karısı kendisinden bir ricada bulunmuş:
– Bana da bir tarak al; hatırlayabilecek misin, bir tarak.
Çinli sormuş;
– Nasıl yani, demiş; nasıl bir şey bu tarak?
Karısı, o sırada hilal biçimindeki gök

yüzündeki ayı göstermiş;
– Çok basit, işte bak, gökteki ayın hilal biçimi. Göğe bakıp hilali görünce hatırlarsın.
Çinli köylü, 10 günlük zorlu bir yürüyüşten sonra nihayet kente gelmiş. Gerekenleri almak için de 2-3 gün kentte kalmış. Birden Karısının da kendinden bir şey istediğini anımsamış ama ne? Gökteki aya bakmış. O sıra ay, hilal değil, yusyuvarlak dolun- ay görüntüsündeymiş. Köylü de, yusyuvarlak aya en benzeyen şey olarak, bir ayna almış. Yine 10 günlük bir geri dönüşten sonra eve gelince, aynayı karısına vermiş. Hayatında hiç ayna görmediği aynaya bakan kadın çığlık atmış ve ağlaya ağlaya doğru annesinin yanına koşmuş;
– Anneciğim, ah anneciğim bizimki ilk kez kente gitti ya, benden çok daha güzel bir kız alıp gelmiş oradan. Al bak, gör istersen.
Anne de alıp aynaya bakmış;
– Üzülmene hiç gerek yok kızım, merak da etme, senden çok daha ihtiyar birini eve alıp gelmiş.

■ Aynan yoksa komşuna bak.
Aynalar, yaşamımızda geniş etkisi olan bir görüntü aracıdır. Aynalar yeri geldiğinde, şiirdir, şarkıdır, öyküdür, romandır, kültürdür, folklordur. Aynalar özdeyiştir, atasözüdür.

Orhan Veli ne diyor;

“Bir elinde cımbız, bir elinde ayna

Umurunda mı dünya?”

Aynalar üstüne ünlü bir söz vardır;
– Aynalar seni çirkin gösteriyorsa, aynalara kızma!

Mevlana’dan bir özdeyiş;

“Körler çarşısında ayna satma

Sağırlar çarşısında gazel atma.”

Ayna sözcüğünün benim düşün dünyamda da önemli bir yeri vardır. Dört Şiir Kitabımdan ilkinin adı; Aynalar Sustu! Kitaptan seçmeler;

“Aynalara bakma kadınım,

Seni senden kıskanırım.”

“Ayrılıklarla başlayan sevgi” adlı şiirimden;

“Bir baktık masmavi gök, ne gök,

Bir baktık; yalnızlığımızdan aynalar döküldü.”

Politik çekişmelerden, medya ve bilgi kirliliğinden, aldatmaca ve kadrolaşmalardan nüfus ticaretinden ve vefasızlıklardan bıktık, usandık; bugün de biraz edebiyat dedik.

Benden bir şiir daha;

Gitti gözbebeklerimden aydınlık,

Şimdi karanlığın dostu aynalar.

Demek; yüz hatlarım karma – karışık

Selâmı sabahı kesti aynalar.

Siyah “ben” de inkâr ettim gerçeği,

“Ben” ki iyi günlerin tomurcuğu

İşi gücü sevmek olan çocuğu,

Neden bıraktı yüzüstü aynalar?

Damla damla yaş renklerdeki veda,

Uçmayı unuttu kuşlar havada

Sevdamızın boy verdiği odada

Konuşmadan sustu, sustu aynalar.

Son söz Hz. Mevlana’nın;

■ İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.

BİR DAMLA:

■ Körler çarşısında ayna satma, sağırlar çarşısında gazel atma.

■ Tabiat aynaların en parlağıdır.

> Yeni Meram >Yazarlar > YALANCIDIR HEP AYNALAR!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.