YAZARLAR

Ne zaman yağmur yağsa, dudaklarımdan iki dizedir dökülür:

“Ben yağmurlu havaları severim,

Onun için bakışlarım ıslaktır. “

Yağmurun iki değişik yüzü vardır;

Birincisi; bereketli ve renkli;

İkincisi; hüzünlü ve acı.

Örneğin, yağmur sevimlidir, bu anlamda

bettir-berekettir, sudur! Kavruk topraklara, çatlayan dudaklara şifadır, düğün- dernek olur, halaylar çekilir, türküler, şarkılar söylenir, telli duvaklı taze gelindir yağmur. Romantizmdir; duygusallıktır,, esin kaynağıdır yağmur.

Yağmur seldir; canları, sevgileri, umutları, geleceği, bekleyişleri, emekleri alıp götürür.

Yağmur üzerine, romanlar, öyküler, şiirler, oyunlar yazılmış şarkı- türküler söylenmiştir.

Divan şirinde yaygın işlenen konulardan biri de doğadır. Bahar ve kış mevsimleri o kadar çok işlenmiştir ki, bu iki mevsimi anlatan şiirlere ayrı adlar bile verilmiştir. Baharı anlatan şiirlere bahariye, kışı anlatanlara da şitaiye denmiştir. Divan şiirinde, doğa belli öğelerle sınırlı kalmıştır. Örneğin, orman, dağ, ova, rüzgâr, yağmur gibi öğeler Divan şiirinde az kullanılmıştır. Kayıklar vardır, ama deniz yoktur. Yağmur, şiire yağar, bazen romana. Sami Paşazade Sezai’nin Sergüzeşt’inde Celâl, kaybettiği Dilber’i belki bulurum umuduyla İstanbul sokaklarına savrulur. “

Halit Ziya Uşaklıgil’in Mai ve Siyah’ında Ahmed Cemil, zifirî karanlık gecede, yağmurdan üşür çamurlara bata çıka gider.

Kimi şiirlerin dizeleri yağmurla ıslanmıştır.

Necati, sevgilisinin yan bakışını yağmur yağdırmaya benzetir;

“Gamzeler kim can iline tır-i müjgan yağdırır,

Benzer ol Tatar’a sihr ile baran yağdırır’

Tevfik Fikret yağmurun damlarını yansıtır;

“Küçük, muttarid, muhteriz darbeler

Kafeslerde, camlarda pür ihtizâz.

Sokaklarda seyl-âbeler ağlaşır,

Ufuk yaklaşır.. yaklaşır.. yaklaşır”

Attila İlhan yağmura sığınır;

“Elimden tut, yoksa yağmur götürecek beni”

Necip Fazıl, yağmurun bizi alıp götürdüğü kara düşünceleri dillendirir;

“Bu yağmur delilik vehminden üstün

Karanlık, kovulmaz düşüncelerden.

Cinlerin beynimde yaptığı düğün

Sulardan, seslerden ve geceden.”

Ahmet Muhip Dranas , yağmur ve gecenin içinde uyandırdığı duyguları anlatır;

“Yel yapraklarımı savurur

Dört yanım yağmurla örtülü;

Güz vaktim gerçek ya, ne yağmur!”

Melih Cevdet Anday sorar;

“Birden serçelerle indi yağmur

Ama hangisi serçe hangisi yağmur”

Merhum Ecevit, dizelerde de yaşıyor;

“Boşluğa bulut, buluta yağmur

Yağmura toprak ne güzel uymuş.

Gündüze güneş, güneşe tarla

Tarlaya başak ne güzel uymuş.

Başağa buğday, buğdaya insan

İnsana emek ne güzel uymuş.

Emeğe eylem, eyleme yürek

Yüreğe sevgi ne güzel uymuş.”

Sezai Karakoç, yağmurun yağış nedenini şairsel bir yaklaşıma bağlar;

“Kırmızı kiremitler üzerine yağmur yağıyor.”

Şiirde yağmur olgusu çokça kullanıldı. Örneğin, Oktay Rıfat’ın “Yağmur Başlangıcı”, Gülten Akın’ın “Uzun Yağmurlardan Sonra’sı” ve Necip Fazılın “Bu Yağmur” şiirleri… Yağmur Duası’ndan , Serbest Fırka girişiminin konu edildiği Yağmur Beklerken’e , işçi hareketinin anlatıldığı Yağmur Sıcağı’na kadar onlarca roman; Özdemir Asaf’ın ölümünden sonra yayımlanan “Dün Yağmur Yağacak”, Haldun Taner’in” Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu” başta olmak üzere bir o kadar öykü ve onlarca şiir var.

BİR DAMLA:

Yağmur yağdı mı ben yoğum

Yağmur içime yağıyor

Umuttur, yelken açıp giden

Ha deseniz ağlarım artık

Yağmur yağdı mı ağlarım ben.”

> Yeni Meram >Yazarlar > YAĞMUR YAĞDI MI AĞLARIM!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.