YAZARLAR

Dürüstlük, bilgelik kitabının ilk dersidir.

***

Gözbebeğimiz Selçuk Üniversitesi’nde rektörlük seçimine çeyrek değil, beş kala iki isim öne çıkmış görünüyor.

Ya Yüksek ya da şahin;

Ya şahin ya da Yüksek!

Okurlarımdan aldığım e-mail’ler böyle diyor. Başkent’te ve Konya’da akil insanlar da bu paralelde görüş bildiriyor.

İki bilim adamının örtüştüğü daha doğrusu ortak noktaları var;

Yüksek de, Şahin de Konyalı, iki değerli hemşerimiz.

Şahin de Yüksek de doktor-akademisyen.

İkisi de mesleklerinde de başarılı, sevilen üretken, yetkin kişiler.

İkisi de adları akçalı işlere karışmamış, şaibesiz, dürüst, ter-temiz, Konya’nın dokusuyla örtüşen kişiler.

İkisi de Rektörlüğe layık…

Selçuk Üniversitesi’nin özellikle kuruluş aşamasında hizmetleri olan, açılış yazısını

Konya’ya getiren, yasadaki eksikliğin gidermek için dönemin milletvekillerinden Şener Battal ile ilişki kurup ikinci yasanın çıkmasına imkân sağlayan, Kurucu Rektör Merhum hemşerimiz merhum Prof. Dr. Ali Rıza Çetik’i Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi odasında ikna eden 10 kişiden oluşan Konya Heyetinin içinde yer alan kişi olarak diyorum ki, Yüksek ya da Şahin, Şahin ya da yüksek, ikisinden biri hangisi olursa olsun, üniversitemizi her yönden daha ileriye taşıyacaklarına inanıyorum. Yine inanıyorum ki, bu iki güzide bilim insanı üniversitedeki iç barışı kalıcı olarak sağlayacak, ilkeli bir yönetim biçimi uygulayacak, adaleti ve paylaşımı öne çıkaracaklardır. Kimsenin, şunun bunun adamı değil, Selçuk Üniversitesi elemanı olduklarının özgürlüğünü doya doya yaşayacaklardır. Böyle bir ortam oluşunca da “ vesayet- dedi-kodu, kapalı kapılar arkası- oy ver, kadro al “ gibi çağ dışı yöntem ve kavramların artık uygulama alanı bulamayacağına inanıyorum.

***

Mustafa Şahin Hocam’ın projelerinden çarpıcı olanlardan özetler aktarmıştım, söz sırası bugün Tahir Yüksek Hocam’dadır;

■ Doğruluktan ödün vermeyen, karara varırken adalet ve hukukun üstünlüğünü savunan, şeffaf, sosyal sorumluluğun bilincinde akademik özgürlüğün bilimselliği, çağdaşlığı ön planda tutan yönetim anlayışı sergileyeceğim.

■ Selçuk Üniversitesi’nin son döneminde bazı olumsuzluklar yaşanırken, hoşgörü ve huzur ortamı bozulmuştur. Çalışma ortamında huzurun sağlanması idarecilerin ana görevidir. Bunun çözümü de bilgi çağının kazanımlarını bünyesinde toplayan fiziki yapılanmadır.

■ Ahde vefa, vaade sadakat bizim olmazsa olmaz ilkelerimizdendir. Bu ilke hayat tarzımı, davranış kalıbımı şekillendiren ana ilkelerden biridir. Şimdiye kadar böyledir, bundan sonra da sonra da Allah’ın yardımı ile böyle kalacaktır.

■ Rektörlük görevini üstlenen kişi kendisine gelmeyen ya da gelemeyenleri belli aralıklarla ziyaret ederek onlarla yüz yüze ilişki kurmalı söyleyeceklerine kulak verip çalıştığı elemanlarla bütünleşmelidir.

■ Rektörlük seçiminin küskünlüklere ve gruplaşmalara zemin oluşturmadan huzurlu demokratik ortamda sürdürülüp sonuçlandırılmasını temenni ederim.

Prof. Dr. Tahir Yüksek’in temennilerine katıldığımızı özellikle vurgulamak istiyor, bütün adaylara başarılar diliyoruz.

■ Hesabı dürüst olanın muhasebeden korkusu olmaz.

BİR DAMLA:

Yeni Meram’ın entelektüel köşe yazarı değerli dostum M. Galip Yazan’ı erken yaşta yitirmenin acısı soğuk bir Başkent sabahında gelip yüreğimin ortasına bağdaş kurdu. Tabutuna omuz veremediğimden de hüznüm katlandı. Sevgili Galip’e Allah’tan rahmet, kederli ailesine de başsağlığı diliyorum. R-B

> Yeni Meram >Yazarlar > YA YÜKSEK YA DA ŞAHİN; YA ŞAHİN YA DA YÜKSEK!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.