YAZARLAR


Resimde gördüğünüz şahin ‘i Erdal Uzun isimli vatandaşımız Çumra ilçemizde piknik yapmak için gittiği alanda yaralı bir durumda buldu.
Hemen beni aradı ve yardım istedi.
Orman ve Su İşleri Bakanlığı 8. Bölge Müdürlüğü’nü aradım.
-Erdal Bey , yanından ayrılmayacak lütfen ulaşalım dedim.
10.Mart. Pazar günü piknik için gittiği alanda ‘Bana ne! ‘demeden , o yaralı şahinin başında saatlerce bekledi, eliyle teslim etti ve büyük bir sorumlulukla bana da alındığını bildirdi.
Yaralı sessiz canlarımızı almaktan kaçınan, vicdansız ve merhamet yoksunu Karatay belediyesi’nin görevlendirdiği kişiler ,bunu okuyunca utanıp, içleri sızlar mı dersiniz? Belediye Başkanları bu sorumsuzluğun, yaralı hayvanlara Konya turu attırmanın sorumsuzluğunun hesabını sorar mı dersiniz?
Orman ve Su İşleri Bakanlığı 8. Bölge Müdürlüğü’nde de veteriner hekimler var ama onlar’ Önce bizim veteriner görecek!’ diyerek şehir turu attırmıyorlar.
Büyükşehir Belediyemiz’in projeci hekimi, Konya halkının parasını, şehir turu attırma icadı ile bu tur işini Karatay’ın görevlilerine de kabul ettirerek ,su gibi harcamaya devam ediyor.
Veteriner Fakültesi hocalarına yaptığı saygısızlıklar, iftiralar İl Hayvan Hakları Kurulu’nda yüzlerine vurulunca her zamanki gibi demagoji yapmayı ihmal etmediler.
Bir çamur atmadıkları derneğimiz kalmıştı.
Sahipli hayvanları tedavi ettirip, parasını belediyeye ödetiyormuşuz!
Bunu tüm yetkililer okusun diye yazıyorum.
Gece saat 24- 1.00- 2.00 son yıllarda hayvanlar gece yemek için sokağa çıkıyor.
Vatandaş yaralı hayvanı buluyor, beni arıyor, belediyenın aracı gecikiyor.
Nedeni:
-Yıllarca Çevre Koruma Daire Başkanlığı ‘na söyledik ; Nöbetçi aracınız ve görevli sürücü belediyede beklesin, ihbar gelince hemen yetişsin ,dedik .
Dinletemedik. Çünkü yaralı kendi sevdikleri, kendi canları değil.
Vatandaş , feryat ederek bu hayvanı ben götürüyorum, gelmediler, ölecek diyerek fakülteye bırakıyor.
Birkaç gün sonra da arkasını aramak için fakülteye gidiyor.
İşte bu köpek sahipli gibi görüldü.
Nedeni ; hayvan taburcu olunca barınağa gidip, sahiplenmek istiyor.
İşin bu bölümü derneği ilgilendirmez. Biz sadece bu canın kurtulması için belediyeyi yönlendiririz.
Bu birinci oluşum. Gelelim gerçekten sahipli olanlara .
Yine köpeğini akşam gezdirmeye çıkaran kişi elinden kaçırıyor ve köpeği çiğneniyor. Beni arıyor, arabam yok diyor, yalvarıyor.
– Belediyeyi ararım ama tedavi parasını siz ödersiniz, yoksa barınağa gider, diye kendisini uyarıyoruz.
Hayvan alınıyor, tedavi ediliyor, sahibi fakülteye gidiyor, tedavi parası bütçesini aşınca’ Almıyorum, barınağa gitsin , ‘ diyerek fakülteden ayrılıyor.
Aradan biraz zaman geçince de barınağa giderek köpeğini sahiplenmeye kalkıyor.
İşçiler, bu hayvanın sahipli olduğunu ve bilinçli bir biçimde aradığını fark edince vermek istemiyorlar.
Kıyamet kopuyor . Şikayet ediyor, köpeğimi vermiyorlar diye çırpınıyor.
Biz dernek olarak o hayvanın sahibinin de aracı yoksa ( komşusu kesinlikle aracına köpek koymayabilir.) sahipli diye bu canları ortada bıraktırmayız. Hayvanı sahibine vermek konusu ise bizi hiç ilgilendirmez.
Gelelim kedilere .
Yeni barınak, mükemmel barınak dedikleri yerde cerrahsız, doğumcusuz, uzman doktorsuz olunca fakülteden tedavi sonrası taburcu olanların ölülerini HAYDOSEV-DERN. Gonca ile toplamaya başladık. Ben de sorumlulara taburcu olup, sürekli tedavilerinin devam etmesi gerekenleri Gonca Hanım ‘ın kliniğine gönderelim , sonra da iyileşince açılan ilan ile sahiplendirilsinler ve barınağa hiç biri gitmesin , dedim.
Baktılar ki sorumlulukları azaldı, barınaktaki hekimler de taburcu olanları HAYDO-SEV kliniğine göndermeye başladılar.
Oraya giderek, bu benim kedimdi ben alacağım diye tutturanlar, derneklere kızanlar, verilmeyince ,
tedavi parası ödenmeyince, alamayanlar ….! İşte bunlar bizi ilgilendirmez.
Dediğimiz gibi biz hiç bir hayvanın ne Veteriner Fakültesi önünde bekletilip tedavi edilmemesine göz yumarız, ne de sahipli biz bunu alamayız , denmesine razı oluruz.
Önce can kurtarılır, parasını ödemez ise de zaten hayvan sevgisi yoktur, sahibine verilmez.
Yoksul, kimsesiz, sokakta yaşayan insanlara nasıl ki devlet bakıyor ise bu canlara da sahibi sahiplenmemişse, belediyeler bakacak.
İhbar edenleri sadece telefondan tanırım ve hepsinin tarihi, adresi, adı ve soyadı, ilçesi kayıtlıdır.
Teşekkür edilmesi, bu canlara uzanan ellerin tutulması gerekirken , çirkin yakıştırmalar yapılması bizi yolumuzdan çevirmedi ve çeviremez.
GÜVERCİNLER.

Gödene Sağlık ocağının çatısına girmişler, çıkamamışlar, birçoğu ölmüş.
Haber veren kişiler resimlerini bana gönderdi. Orman ve Su İşleri Bakanlığı 8. Bölge Müdürlüğü yetkilileri hemen gittiler ve artık çatıda canlı güvercin kalmadığını gördüler.
İl ve İlçe Sağlık Müdürlükleri’nden ricamız: Bu canlar için açık çatılarını görevlilere kontrol ettirerek bu güzelim kuşlarımızın, gökyüzünün süslerinin ölümlerine engel olmaları.
İşte bütün duyarsızlara karşı çok şükür Yüce Tanrım duyarlı merhametli insanları yaratmış.
Onlar bizim tesellimiz ve güç kaynağımız oluyorlar.

> Yeni Meram >Yazarlar > UTANIRLAR MI?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.