YAZARLAR

Ülkemizin siyasi eforları ve enerjilerinin %.80 i hep yurt dışı konulara odaklanmakta olup Ülkemiz ve insanlarının sorunları çığ gibi büyüyüp Ahtapot gibi mutluluğumuzu huzur ve güvenimizi sarmalayıp mutsuzluğumuz kartopu misali büyüyerek Türk İnsanını mutsuz kılmakta, Düşmanlarımıza fırsatlar vermektir.

Sayın Başbakanımız ülkenin sorunlarından adeta kaçar gibi hep dünyayı dolaşıyor. Bir ölçüde bilhassa gelişmemiş ülke insanlarının sempatisini kazanıyor. Düşünmüyorlar ki devletlerin ve hükümetlerin koltuğuna oturmuş nice Devlet adamları kendilerini baş tacı eden ülkesi insanları tarafından adeta yaka paça koltuklarından alındıklarına, Tarih sayfaları sayısız kereler şahit olmaktadır.

Bir örnek verelim çok partili hayata girdiğimizden bu yana Rahmetli Adnan Menderes bir darbe ile koltuğundan ve canından edilirken 27 Mayıs sonrası yapılan referandum ve oylamalarda Menderes hükümetleri aleyhine tecelli eden halk oylamalarında %.90 lar Menderes ve arkadaşlarını hep yenik göstermiştir

12-Eylül 1980 Askeri harekatı sonrasında Darbeyi yapan Komutanları Türk seçmeni aklamış ve Anayasa’ya %. 90 ların üzerinde olur evet vermiştir. Milletin oyları ile hayata geçen söz konusu Anayasa ya darbe Anayasası demek ne hak.

Türk eğitim sistemimiz bir türlü istikrar bulmadı. Tarım sektörümüzün ve Hayvancılık sektörümüz 2008 de yükselen ateşinden kurtulamadı. Anguslar, at eti it eti domuz eti tezgahlara çıktı, hibe ve teşvikler dahi söz konusu ateşi düşüremedi.

Adaletimiz öylesi bir çıkmazda ki, Ülkenin seçkin evlatları dört, beş yıldan bu yana suçları bilinmeden kodeslerde tutulmakta, uydurma suçlar isnadının üzerine gerçekler gelip bunlar özgürlüklerine kavuştuklarında hangi yüzlerin ne kadar utanacağı da bir gerçek olarak görülmektedir.

Memur, işçi, dar gelirli, feryat figan hak ararken Bir Gezi Parkı gösterileri sorunu Emniyeti, Jandarmayı Belediyeyi, Kaymakamı, Valiyi aşıp Başbakan ve Cumhurbaşkanı kapılarına dayanırken bir aya yaklaşan zaman sürecinde ülke gündemine odaklandı.

Yapılmak istenilen yeni Anayasamız 400 günde dört yüz saat çalışmayla bile bitirilemeyip havanda su dövme misali konu utandıran boyutlara varmaktadır.

O zaman Hükümetin ve Devletin başını kaşıyacak zamanı yokken, Irak’ın,Suriye’nin Mısır’ın,Filistin’in ve daha nice Okyanus ötesi ve had da Güney Kuzey kutup ülkeleri sorunlarına bile nerede ise ayrılan zaman mutat olacak zamanın israfın ötesine gidilmesi kendi açken başkasının karnını doyurmak olmuyor mu?

Malum hinterlandın dışından bakılarak meselenin içi görülmez. İktidar ve Muhalefeti sadede gelip gerçekleri görme zamanı kapıya dayanmıştır. İktidarımıza da muhalefetimize de idaremize de adaletimize de yüce Rabbimiz bu aziz mübarek Ramazanı şerif hak ve hürmetine gerçekleri görme nasip etsin dileğimizdir.

PRF.DR.ÖMER KARAHAN HOCA ÇEYREK ASIRDIR

BÖLGE HALKINA ŞİFA DAĞATIYOR

Bir bilim adamı, bir hekim, bir cerrah umutlar tükendiğinde onun uğurlu elleri cana Can katıp, hastalarına şifa verir. Gülen yüzü, sonsuz sabrı, hoş görüşü bir ayrı şifadır hastalarına. Ömer Karahan Hoca mesleki hayatı içinde yaşadığı kötülüklerin üzerine ezici azmi ile yeni bir gün ve başarı kazanma azmi, ettiği Hipokrat yeminine sadakati ışık, ışık dağıtırken, 6 kardeşimden sadece birisi olarak hayatta kalan Badi-Fatma Özata’ya da neşterini vurup kapalı sistem cerrahi müdahale ile onu sağlığına kavuşturmuştur.

Karahan Hoca’nın mesleki ahlakından henüz çiçeği burnunda hekim torunum M.Hanefi Aytekin’ e de meslek ahlakı ihsan etmesini yüce Rabbimden diler kendisine teşekkür ve sevgiler sunarım.

> Yeni Meram >Yazarlar > ULUSAL EFORLARIMIZ NEDEN SINIR DIŞINDA?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.