YAZARLAR

Hz Muhammed’e sormuşlar;

“İnsanların şerlileri kimlerdir?”

Peygamberimiz yanıt vermiş;

“Yoldan çıkmış, kötü din adamlarıdır!”

■ Eğer ilim sahipleri, ilimlerinin gereğini yaşamadıkları zaman insanlara: ‘Bizden lüzumlu bilgileri alınız. Fakat, iyi amelleri terk etme hususunda bize uymayınız’ demiş olsalardı, hem kendileri hem de halk için hayırlı olurdu. Fakat onlar işi karıştırıyorlar. Aynı zamanda iyi amel sahibi olduklarını ileri sürdükleri için, iyi olmayan işlerinde de halkın kendilerini taklit etmesine sebep oluyorlar. Kötü örnek oluyorlar.


Süleyman bin Mihra der ki;

“Ben, bu kadar senedir dikkat ederim. İlminde ihlâs sahibi bir âlime rastlamadım. Şimdi ilim, sadece dünyalık kazanmak için bir sanat olmuştur.”
■ Zamanımızdaki âlimler ameli bırakıp sadece söz ile iktifa ettiler. Önceki âlimler amelde bulunurlar; fakat söze iltifat etmezlerdi. Onları takip edenler hem amel ettiler, hem de söze iltifat ettiler. Bunlardan sonrakiler ise, sadece söze iltifat edip, ameli terk ettiler.
***

Hz. Muhammed der ki;

■ Üç şey vardır ki hepsi de haktır. Kim ki bir haksızlığa, bir zulme uğrar da, onu yapanı sırf Allah rızası için affederse, Allah onun şerefini artırır. Kim malını çoğaltmak amacıyla kendisine dilenme kapısı edinirse, Allah onun malını azaltır. Kim, bir ihsanda bulunursa, Allah onun malını artırır.

■ Üç şey vardır ki, kim onlara kavuşursa dünyada ve ahirette en hayırlı şeye ermiş olur. Bunlar;

Allahü Teâlâ’nın hükmüne razı olmak, Belâlara sabretmek, bolluk ve rahatlık anlarında Allahı unutmamaktır.
■ Üç şey, Cennet ehlinin ahlâkındandır.

Bunlar yalnız şerefli kişilerde bulunur:

1- Kendisine kötülük edene iyilik etmek,
2- Kendisine zulmedeni affetmek,
3- Kendini yoksun bırakana bolca vermek
Hz. Osman, bir çocuğu doğduğu zaman, onu yedinci günü kucağına alırdı. Kendisine nedeni sorulduğunda yanıt verirdi;
“Kalbime onun sevgisinin düşmesini istiyorum. Eğer ölürse göstereceğim sabır ve metanetten dolayı alacağım sevap daha büyük olur.”
Hz. Lokman oğluna öğütler:

Ey oğulcuğum, üç şey vardır ki ancak üç şeyle bilinir;

Kişinin yumuşak huylu olup olmadığı, ancak öfkelendiği zaman belli olur.

Cesûr insan ancak savaşta, tehlike anında belli olur.

İyi arkadaş da, ancak ihtiyâç ânında belli olur.
Îmân edip ibâdetleri yapmakla, üç şey meydana çıkar;
Birincisi; insan, şehvetine uymaktan kurtulur. Kalbi, ruhu temizlenir. Şehvet ve kötülükler yaratanı hatırlamaya mâni olurlar.
İkincisi; insanda, maddeler üzerinde yapılan tecrübeler ile ve his organları ile hâsıl olan bilgilerle ilgisi olmayan başka bilgiler, zevkler hâsıl olur. Her zaman huzur içinde olur.
Üçüncüsü; iyilere nimetler, kötülük yapanlara azap yapılacağına inanan insanlar arasında adalet oluşur. Kimse kimsenin hakkına tecavüz etmez.

BİR DAMLA:
■ Kıyamette bir din adamı getirilip Cehennem’e atılır. Cehennem’deki tanıdıkları ona, ‘Sen dünyada dinin emirlerini bildirirdin. Niçin bu azaba düştün?’ derler. O da, ‘İnsanlara, günahtır, yapmayın der, kendim yapardım. Yapın dediklerimi de yapmazdım. Bunun cezasını çekiyorum

> Yeni Meram >Yazarlar > ÜÇ ŞEY VARDIR Kİ…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.