YAZARLAR

Türk, öğün, çalış, güven.
***

Öğreniciliğimizde, her sabah çoşku içinde sınıfça içtiğimiz bir öğrenici andı vardı;
“Türk’üm, doğruyum, çalışkanım, İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.

Ey Büyük Atatürk!
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Ne mutlu Türk’üm diyene!”

Bu ant, bizim için doping olur, dersleri daha tez ve iyi anlardık.

Milli duygular ve Atatürk sevgisi, henüz ilkokul sıralarında, bu antla belleklerimize yerleşir, zaman içinde boy atıp gelişirdi.

Toplumsal duyarlılık ve bilinçlenme bu denli yaklaşımlarla küçük yaşlarda yüreğimize dek işler, çalışmanın, iyi ve ahlaklı insan olmanın kapılarını aralardık.

Bilmiyorum, günümüzde derslere aynı antla başlanıyor mu?

Bildiğim şey ise çok acıdır;

Kendini bilmez birileri bu andın zorlama bir içerik taşıdığını öne sürerek “Türk’üm.. Türk varlığı ve Ne Mutlu Türk’üm diyene!” söylemlerine karşı çıkıyor. Öyle ki, bu andın uygulamadan kaldırılması istemiş, buna ilişkin haberler basında sıkça yer almıştır.

Dağda, taşta “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözlerinin kaldırılmasını istemek kadar ileri gidenler şunu bilsinler ki,

Türk’üz, doğruyuz ve çalışkanız!

Son nefesimize dek de haykıracağız;

“Ne mutlu Türk’üm diyene!”

Ben Türk’üm!

Annem de Türk, babam da, eşim de, kızım da, damadım, torunlarım ve atalarım da Türk!

Yedi ceddim, sülalem, Türkoğlu Türk!

En büyük onur kaynağım da Türk olmak.

Atatürk Milliyetçisiyiz;

“Biz, Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyet’in dayanağı, Türk topluluğudur. Bu topluluğun bireyleri ne kadar Türk kültürü ile dolu olursa, dayandığı cumhuriyet o denli güçlü olur.

Sonra Büyük Atatürk’ün dediği gibiyiz;

“ Ne mutlu Türk’üm diyene! ”

***

“Açılım modası” bizi ne hale getirmiş; açılıp saçılmışız. Türk sözcüğünü telaffuz etmek istemeyen “Türkiyeli” olmaya karşı çıkanlara söylenecek bir söz var;

—İşte kapı!

Liberal olmasına liberal, demokrat, uygar ABD ’de öğrenciler, lise son sınıfa kadar, her sabah bir andı çoşku içinde söylerler:
“I pledge allegiance to the flag of the United States of America, and to the Republic for which it stands: one Nation under God, indivisible, with Liberty and Justice for all.”
Türkçesi şöyle;
“Amerika Birleşik Devletleri’nin bayrağına ve o bayrağın simgelediği Cumhuriyete bağlılık için and içiyorum.
Herkes için özgürlük, adaletle, Allah’ın gözetiminde bölünmez tek vatan için.”

***

Benim yaratılışımda fevkalâde olan bir şey varsa, Türk olarak dünyaya gelmemdir.

Türkler her şeyini feda eder ama istiklalini asla.

BİR DAMLA:

Türk’ün güzel yüzünü, kuvvetli endâmını, parıltılı kostümünü, zarif tavırlarını, kibar gülüşünü, aslanca kükreyişini fırçayla göstermek mümkündür. Bütün bunlar canlı surette tasvir ve tespit olunabilir. Müşkül ve pek müşkül olan, Türk’ün özünü göstermek meseledir. Bu öz, ay ışığı gibi gösterilemez. Hangi fırça, mehtabın o ince haşmetini, gökten yere indirebilmiştir?

> Yeni Meram >Yazarlar > “TÜRKÜM DOĞRUYUM?”
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.