YAZARLAR

■ Siyaset mahkeme salonuna girerse adalet oradan çıkar.

***

Hey yineler dururuz;

Adalet herkes için gereklidir!

Üç erkten yargı bir devletin aynı zamanda çağdaşlık ve demokrasinin de ölçütüdür.

Toplumsal yaşamda “hukukun üstünlüğünün “ egemen olması bireyler için en önemli güvencelerden birini oluşturur.

Son dönemde “yargı” bağımsızlığı üzerine tartışmalar sür git devam edip gidiyor. Kimi söylemlerde yargıyı dolayısıyla adaleti zedeleyici ve yıpratıcı unsurlar çokça yer alıyor. Oysa bu konuda ciddi ve özenli, makul olmamız, adalet kurumları için duyarlı bir tutum içinde bulunmamız önde gelen yurttaşlık görevlerimizden biridir. Toplumun tüm katmanlarında “çürük elmalar” bulunabilir, bu öngörü adalet mekanizması için de geçerlidir. Bu, denizde damla örneğidir genelleme yapmak yanlıştır;

“Bârgâh-ı adli vîrân eyleyenler âlemin

Başına zindan eder dünyayı âbâd etse de.”

-Adalet yapısını viran edenler, dünyayı da mamur etseler, âlemi herkesin başına zindan ederler.-

Toplumu oluşturan halk, adalet kavramının geçerli olduğuna dair inancını kaybederse, öyle bir toplum kolay kolay iflah olmaz. Doğulu ve Ortadoğulu toplumlarda, adalet özlemi çok daha köklüdür nedeni; onsuz yaşadıkları inancı çok daha eskidir. Onun için II. Meşrutiyet ilan edildiğinde, sokaklara dökülen ahali, Fransız Devrimi’nden öğrenilen üç ilkeye bir de dördüncüsünü eklemişti;

Adalet.

Adalet, hürriyet, müsavat, uhuvvet.

***

Yalnız Berlin’de değil Türkiye’de de hâkimler var:

Prusya Kralı Büyük Frederik, Postdam ormanında dolaşırken bir tepenin üzerindeki değirmeni görür, araziyi beğenir, kendisine saray yaptıracaktır. Değirmenci satmaz, kral değirmenin arazisine değerinden çok daha fazla para vermek ister, değirmenci onu da almaz, değirmenin arazisi satılık değildir.

Kralla Değirmen sahibi arasında şöyle bir diyalog geçer:
“Sen benim Prusya Kralı olduğumu

biliyor musun?”
“Sen de benim bu değirmenin tapu sahibi olduğumu biliyor musun?”
Kral’ın tepesi atar;
“Değirmenini zorla alırım, bakalım o zaman ne yapacaksın?”
Değirmenci alaylı bir tutum içinde dudak bükler ve Büyük Frederik’e der ki;
“Berlin’de hâkimler var!”
Sorun mahkemeye yansır, hâkim son kararı verir;

“Değirmen tapulu mülkü olan değirmencinindir.“

Prusya Kralı Büyük Frederik, hâkimin kararını saygıyla karşılar ve böylece değirmen sahibinde kalır.

Hâkimler sadece Berlin’de değil, bizde de var. Bu güvenimizi ayakta tuttuğumuz sürece rejim de demokrasi de tam rayına oturur, başka seçeneğimiz de zaten yoktur.

Kılı kırk yaran, adalet terazisini hakça tartan hâkimlerimiz çoğunlukta oldukça sırtımız yere gelmez. Unutmayalım ki;

Terazi var, tartı var.
Her bir işin vakti var!
■ Kılıcın yapamadığını adalet yapar.

■ Hukukun kuvvetinin azaldığı yerde, kuvvetlinin hukuku geçerli olmaya başlar.

■ Adalet olmadan düzen olmaz.

BİR DAMLA:

Ben ölünce bir elimi tabutumun dışına atın. İnsanlar görsünler ki, padişah olan Kanuni bile bu dünyadan eli boş gitmiştir.

> Yeni Meram >Yazarlar > TÜRKİYE’DE DE HÂKİMLER VAR!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.