YAZARLAR

***

“KÖTÜ bir barış, savaştan çok daha berbattır.”

***

BUGÜN Cuma. Yarın “3 aylar”a başlıyoruz. Gerçek Müslümanlara mübarek olsun.

***

ÖCALAN’IN DEĞİL…

Bebek katili Abdullah Öcalan’ın 12 Mayıs 2012’de Amerikan istihbaratıyla görüştürüldüğü ve onlardan “açılım dersi” aldığı ortaya çıktı. Görüşme; MİT yetkilileri, Cezaevi Müdürü ve Garnizon Komutanı’nın bilgisi dahilinde gerçekleşti.ABD’li istihbaratçılar, Türkler ve Kürtler arasında uzmanlaşma sağlanamazsa ‘Türklerin yenileceğini’ iddia etti. Müttefikimiz ABD’nin uzmanlarının dersi 4 saat sürdü. Aydınlık Gazetesi’ne göre, Amerikalı istihbarat uzmanı Jake Hess ve CİA’nın iki ajanı İmralı Cezaevi’ne götürüldü. Gündem maddeleri Kürt sorunu, Öcalan ve AKP’nin durumuydu.

Şu sözlere dikkat: Amerikalılar Apo’ya, “Kürtler 1900’lü yılların başındaki Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanmasına neden olan durumunu canlandırmak zorundadır. Uzlaşma olmazsa Türkler yenilir” dediler ve Öcalan’ın isteklerini kendileri yazdılar!

İstihbaratçılar ve CIA ajanları; Türkiye’nin acizlik içerisinde olduğunu, AKP’nin demokrasiye hizmet etmeyeceğini ve Kürtlerin Türklere karşı sert olmaları gerektiğini de anlattılar.

Çok çok daha önemlidir:

“Türkiye’nin Kürtlerle uzlaşmaktan başka yolu yok. Farklı bir yol denenmesi Türkiye’nin sonunun geleceği olabileceğidir.”

Amerikancılara sesleniyorum:

Nasılmış?. Amerika, dost mu?

Biliniz ki oynanan oyun, uzun yıllar önceki Amerikan senaryosudur. Yineliyorum; Ertuğrul Özkök’ün belirttiği gibi Güneydoğu’da “Federe bir Kürt Devleti” kurulmuştur. Bazılarına da hatırlatıyorum: Siz dininizi mi, vatanınızı mı, bayrağınızı mı, toprağınızı mı, çocuğunuzu mu… Parayı mı seviyorsunuz?

Ne hesabı yapıyorsunuz?

***

ASALET ve TERBİYE: Firavunun kahinleri, saltanatı yıkacak çocuğun dünyaya geldiğini haber verdiler. Firavun, ölmemek için öldürmek sevdasına kapıldı. O yıl dünyaya gelen erkek çocuklarını kılıçtan geçirtmeye başladı. Cellatlar sokak sokak, ev ev ölüm saçıyorlardı.
Kadının biri doğum sancıları başlayınca mağaraya koştu ve çocuğunu orada dünyaya getirdi. Çocuğunun öldürülmesinden korktuğu için orada bırakarak evine döndü. Mukadderatı ile başbaşa kalan çocuğu, Allah’ın emriyle Hz. Cebrail besleyip büyüttü.
İlk fırsatta mağaraya giden kadın, çocuğunu hayatta bulunca sevindi, emzirip doyurdu ve evine döndü. Aylar geçti, küçük büyüdü ve sonunda Hz. Musa’nın kavmini, “altından yaptırdığı buzağıya taptıran kimse” bu çocuk oldu. Adı Musa’ydı ve asalet olmayınca Cebrail’in verdiği gıdaya ihanet etti.
Diğer bir Musa da, Allah’ın Kelimi ve Peygamberi helakinin zahir planda sebebi oldu. Cenab-ı Hakk, onu Firavunun sarayında büyüttürdü. Hz. Musa’nın annesi, gelen bir ilhamla oğlunu bir sandık içine koyarak Nil nehrinin akıntısına bıraktı. Nil’in kıyısında yapılmış sarayının balkonunda karısı Asiye ile birlikte oturmakta olan Firavun, sandığı yakalatıp açtırdı.

İçindeki küçük Hz. Musa’yı öldürtmek için emir verdiyse de Asiye engel olarak, “benim için de, senin için de bir göz bebeği! Onu öldürmeyin. Olur ki bize faidesi dokunur yahut onu evlat ediniriz” dedi. Sonuçta, Firavun’un büyüttüğü Musa Peygamber oldu ve Firavun’un saltanatını yıktı.

***

İKİ SÖZ: *Bütün kötülüklerin anahtarı, hiddettir.

*Kesilmiş koyuna derisinin yüzülmesi elem vermez. .

> Yeni Meram >Yazarlar > “Türkiye yenilir!”
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.