YAZARLAR

Geçmişinden ders almayan milletler geleceğini mutlu ve müreffeh yapamaz. Türklüğün tarihi hep acı tatlı olaylarla doludur. Yaşanmış olayların def edilmesi akılcı ve onurlu olmuşsa söz konusu olayları yaşayan milletlerin tarihin derinliğindeki başı dik yüreği pektir.

623 yıllık Osmanlı’nın tarihinde Türk’ün başı eğilmemiş, ne var ki çöküş ve parçalanma süreçleri yaşamış bir millet olma talihsizliğimizi dahi, ulusumuz ve insanımız, vatan toprakları dışına sığınarak çözüm aramamış, dünyada tek ülkeyiz.

Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da ve daha nice cephelerde oluk, oluk şehit kanı döküp vatan toprağını ne harici düşmana teslim ettik ve ne de dahili düşmana fırsat verdik. Ben bilgisayarımın klavyelerini tıklarken Suriye-Türkiye sınırından ülkemize sığınmak için geçen Suriye vatandaşının sayıları 10 binleri zorluyordu, Suriye için utanılacak acı gerçekti bunlar.

Yedi düvel, Osmanlı’nın son parçası Anadolu ve Trakya’mızı kuşatmış Türk Milleti nefes almakta zorlana zorlana Ulu Önder ATATÜRK’ün izinde Samsun’dan yaktığı Kurtuluş meşalesinin aydınlığında yoktan var edilen bir ORDU İLE işgalin her cephesinden açtığı savaşla ülkeyi kurtarırken sadece harici düşmanı değil, dahili düşmanı da dize getirdi.

Öylesine bir zaferdi ki, işgal edilen topraklarımızdan kaçırdığımız mühimmat, silah ve sair askeri teçhizatları yer yer yurt köşesindeki camilerde depolayıp o silah ve teçhizatlarla düşmana göğüs gerdiğimiz gerçeği ortadadır. Tabi ki %100 ekonomisi tarıma bağlı bir ülkede peş peşe yaşanan kuraklıklar ekonomik dar boğazların ötesinde ülke nüfusunun beslenme sorunu olarak da ortada idi. Bu nedenledir ki gerek İstiklal Savaşı’nda ve gerekse sonrasında yaşanan İkinci Dünya Savaşı’nda harpten yaralı çıkmış ülkemiz sınırları dış dünyaya kapalı, kendi kendine yetme mücadelesi içinde karneli hayatları da yaşamak mecburiyetinde kalırken asil, necip Türk Milleti’nin hiçbir ferdi sınırlarımız dışındaki hiçbir ülkeye sığınmamış başı dik, yüreği pek onurunu korumuştur.

Komşularımız İslam ülkelerinden sadece Suriye değil, Ortadoğu ve Afrika’daki, Doğu’nun Pakistan’ı, Afganistan’ının ne hallere düştüğü de ortadadır. Milletlerin tarihinde sadece harici düşmanların işgal güçleri değil, iç kargaşalar ve isyanlar da söz konusu ülkelerin bütünlüğünü tehlikelere sokmaktadır.

İhtilaller ve askeri müdahaleler asla istenmez. Ne var ki; bizim ülkemizin yakın tarihi 1960 ve 1980 askeri darbeleri de yaratılan iç kargaşayı ve yıkımları önlemek için yapıldı. Ama bu müdahaleyi yapanlar bu ülkenin Kahraman Ordusu ve askeri idi, Afganistan, Pakistan ve Irak’taki gibi yabancı güçler ve de düşman askerleri değildi ve hele Libya’daki gibi, Nato güçleri de değildi. Dünya insanlık alemi kurtarıcı gibi gelen bu yabancı askerlerin, kurtarıcı olmak yerine on binleri, yüz binleri katledip, bir de genç kızların ve kadınların namuslarını kirlettikleri gerçeğinin daha acısını ifadeye sözcükler yetmez.

O zaman şu Suriye sınırındaki drama baktığımızda bu sığınmacıların Türklüğün namus ve iffet cennetine iltica ettikleri gerçeği sevindirici olmanın ta kendisidir.

Milli Gurur ve kimliğimizin altın sayfaları içindeki yaşanmış sefaletlerin hiçbir şekilde, eksi siyaset malzemesi yapılmamasına özen gösterilmeli, eğer günümüz dünyasında iç ve dış düşmanların tehdit ve tecavüzü ile dara düşmüş ülkeler her türlü kutsal mekan ve imkanları ile kendi ordularının gücü ile düşmanlarını yenip kurtuluşa ermeleri gerçeğini onlara da nasip etsin. YÜCE RABBİMİZ’den Suriye’den ülkemize sığınan bu insanların da kendi ülke ve imkanları ile tekrar VATANLARINA DÖNÜP YUVALARINA KAVUŞMALARINI yürekten dileriz.

> Yeni Meram >Yazarlar > TÜRKİYE SURİYE SINIRINDAKİ ULUSAL DRAMIN VERDİĞİ DERS !!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.