YAZARLAR

Güzel Türkçemiz yerinde kullanıldığı zaman çiçeklerin kokusundan, rüzgarın uçuşuna, kuşların ötüşüne, pınarların şırıltısına, akla her ne gelirse gelsin onu ifade ederek tanımlamaya ve her şeye yetecek kadar müstesna güzellikler arz eden muhteşem bir dildir.

Türk ulusu ırkları, soyları, töre ve geleneklerinin icabına göre dil ve şivesini kullanır. Bunda kusur aramak abesle iştigaldir. Türk dilinde annenin ninnisiyle şekillenerek, bebeğin belleğine kökleşerek ANA DİL dediğimiz olgu meydana gelir.

Ne var ki: insanı insan yapan eğitim denen öğe, güzel Türkçemizin işlevini zenginleştirip hayatımızın vazgeçilmez bir parçası yapar. Güzel Türkçe’yi öncelikle ve özenle kamu hizmeti verenlerin hakkını vererek kullanması, aldıkları kültürün vazgeçilmez icaplarındandır.

Bir kamu görevlisi güzel Türkçemizi kullanma yeteneğine sahip değilse hiç bir zaman olumsuzlukların yaratıcısı olarak ve gülünç konuma düşerek kamu hizmetinde israr etmemelidir. Hele bu şekilde sakilleri ve Türkçe kültüründen yoksun olanları dayatarak hizmete zorlamak keza abesle iştigaldir.

Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nda spiker, sunucu, mülakat,yönetici ve benzeri görevlere getirilenler, Türkiye Radyoları döneminden başlayıp, bundan beş-altı yıl öncesine kadar Türkçe’yi özenle kullandılar. Bu kadrolar ne oldu da erozyona uğratıldı? Anlamak mümkün değil.

Televizyon yayınlarındaki fiziki görüntüler de Türkçe sözcükler kadar önemli sayılmalıdır ki, izleyen ve dinleyenlerin dikkatleri bozuk olmamalı, Türkçe ve görüntü kirliliğine maruz kalınmamalıdır.

TRT’nin haber kanalından saat 15.00-19.00 saatleri arasında saat başı haber okuyan spiker bir bayan kardeşimizdir. Ancak nekahat ortamdan çıkmış hasta görünümü ile görüntü kirliliği sergilerken, seyircinin neşesinin yıkıldığı görülmektedir. Bu gibilerin görüntüden uzak noktalarda istihdamı gerekir.

Yine gün arasında hava raporlarını sunan bay ve bayan sunucuların ve spikerlerin “olucak, ölücek, yiyicek, etcek, itcek” gibi Ege Bölgesi’nin şivelerini dayatmaları Türkçe eğitiminden yoksun görevlilerin hayatımızın her alanını istila ettiklerinin bir işareti olmaktadır.

Yetişmiş insan potansiyelimiz ve kültürlü halkımızın içindeki yüz binlerce gençlerimiz iş diye kıvranırken bu liyakatdan yoksunların söz konusu kadrolara hurra doldurulmaları ancak bir torpil mekanizmasının işletildiğinin kanıtı olmaktadır.

Şimdi bizler, Celasunları, Huşları, Tuğuşluları, Kıvançları ve daha nice saygın ve kültürlü sunucularımızı anar ve özlemle ararken bu kadrolara getirilenlerden ziyade seçim kültüründen yoksun sorumlulara seslenerek “Güzel Türkçemizi lütfen katletmeyiniz” demek geliyor yüreğimizden …

Bu ses; insanı insan yapan, insani değerin bir icabıdır. Çocuklarımız ve torunlarımızın konuşma kültürünün sömel ve temel taşlarıdır. Bu yapılanmanın sadece kültürel eğitimle değil hayatın akışı içinden alınan derslerle de şekillendiğini unutmamak gerektir…

> Yeni Meram >Yazarlar > TÜRKÇE’Yİ KATLEDEN TRT’YE BAKINIZ !!!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.