YAZARLAR

Ne zaman silah konusu gündeme gelse, Köroğlu’nun ünlü koçaklamasını anımsarım;

“Tüfek icat oldu mertlik bozuldu.”

Halk ozanı Köroğlu o günlerden bugünleri görmüş ve gerçeği dile getirmiş.

Teknoloji hem iyi, hem de kötü dost!

Teknoloji sayesinde çeşitli kolaylıklara ulaştık, dünya avucumuzun içine geldi.

Uçak, vapur, tren otobüs vb. teknoloji değil mi? Radyo, Televizyon, cep telefonu…

Ala, güzel Ülkemizde, onlarca kişinin dinlendiği basına yansıyor, can sıkıcı tartışmalar sürüp gidiyor. Daha niceleri..

Teknoloji, hem iyi hem kötü dost!

Tüfek de teknoloji ürünüdür. Tüfeğin kırk türlüsü, insanlığın üstüne bir korku kabusu gibi çökmüş durumdadır. Nükleer, santral, nükleer silah, atom ve hidrojen bombalarını teknoloji geliştirmedi mi?

Ya, gençlerin korkulu rüyası biber gazına ne dersiniz?

***

TBMM Meclisinde komisyona indirilen tüfek tasarısındaki sert tartışmalar belki de “korkulandan” kaynaklanıyor. Gizli kaçak, zaten silahlanmış durumdayız. Çoğunun evinde, belinde işyerinde silah var. Kimi ruhsatlı kimi değil. Silahlar işyeri- evlerde, düğünlerde, okullarda, meydanlarda, gazinolarda, patlamıyor mu? Ortalık kan gölüne dönüyor, ocaklar sönüyor.

Komisyondaki tasarının özünü “Silah bulundurma yaşı 21’den 18’e indirilmesi
isteyene beş silah için ruhsat verilmesi oluşturmaktadır.

Tepkilerden tasarı şimdilik buzdolabına kaldırıldı, her zaman gündeme gelebilir.

■ Silahların gürültüsü, yasaların sesini boğar.

DP Dönemi Bakanlarından Feyzi Lütfi Karaosmanoğlu’ydu Muhterem demişti ki;

“Silah Türk milletinin süsüdür!”

Bakanın bu sözü, o dönemde kızılca kıyamet koparmış sert tartışmalara neden olmuştu. Tarihten ders almamış olacağız ki,

Silah almayı kolaylaştırıcı, hatta bir bakıma da özenleştiren yasa taslağını gündeme getirdik. Artık 18 yaşındaki gencin belinde de iki silah bulunacak; biri ateş almazsa, öbürü devreye girecek.

Dünya değişti. Artık silah kahramanlık ölçütü değil, suç aracıdır. Kalkınmamış ve

kalkınmakta olan ülkeler için daha tehlikelidir, yanlış bir düzenlemedir.

Bizim soylu geleneğimizde kutsallık değerinde üç ana kavram vardır;

At, avrat ve silah!

İlk olarak Orta Asya’da söylenmiş ve kavimler göçüyle geçtiği yerlerde adeta bir yasa gibi onaylanmış görüş, geçerliliğini bugünde korumaktadır. At olgusu, Orta Asya’ndan Anadolu’ya koşa gelmiştir. Bir dönem “kırat “ da olmuştur. Avrat, kadınımız, her zaman başımızın tacıdır. Silahımız, namusumuzdur.

Bunlar her zaman ilkelerimiz olmayı sürdürecektir. Ancak değişen ve gelişen dünyada, silah yerinde gereklidir. Her zaman değil, bir kişiye beş silah da yok!

BİR DAMLA:

İki Müslüman vuruşmaya kalkışırsa ölen de öldüren de cehennemdedir!

– Öldüren katil cehennemdedir, ama ölen neden cehennemlik olsun?

Buyurur ki:

– O da öldürmek için vuruşmaya girişmişse öyledir!

> Yeni Meram >Yazarlar > TÜFEK İCAD OLDU
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.