YAZARLAR

İnsan faktörünün olmazsa olmazlarının başında sağlık sektörü ve Doktorlarımız gelmektedir. Ülkelerin sağlık sektörlerinin yüceliği iktisadi ve kültürel boyutları ile orantılıdır. Bizim ülkemizde sağlık sektörü genç Cumhuriyetin kuruluş umdeleri ile kademe, kademe büyüyerek bu günlerdeki konumuna gelmiştir.

Yüce önder Atatürk’ün sağlığa verdiği önem “Beni Türk Hekimlerine Emanet Ediniz” vecizesi ile tescillenip tarihin derinliklerinde yerini almıştır. Ne var ki çok partili hayata girdiğimizden bu yana akıp giden 67 yılda yaratılan siyasi erozyonlardan sağlık sektörümüz de nasibini almış, beklenen teknolojik gelişmeler olmamış, sağlık sektörümüz de dışa bağımlılıktan kurtarılamamıştır.

Şurası bir gerçektir ki imkansızlıklar içinde mesleki gelişimlerini doruğa çıkaran pek çok Türk Hekimi yurt dışında mesleki kariyer arayışında olurken Türk Hekimlerinin üstün meziyetlerini dünyaya tanıtıp takdir görmektedirler.

Hekimlik mesleği tüm meslekler içinde 1. olurken ailelerin ve gençlerin de tercihlerinin Tıp Dr. olma tutkuları asla değişmemektedir. Hele şu Cumhuriyetin 2. jenerasyonu bizim kuşağın torunları ve çocuklarından çok sayıda hekimler çıkıp insanlığa şifa dağıtmaları gururumuz ve övüncümüz olurken, Cumhuriyetin son yıllarının eğitim sisteminde açtığı yaralar kırsaldan ve varoşlardan hiç mi hiç Tıp Doktorlarının çıkmadığı görülmektedir.

Bizim kuşak derken kendimize bir övünç payı çıkarmak istemiyorum. Alın size bizim Köy 50 haneli Akören’e bağlı Çatören köyünden bizim jenerasyondan tamı tamına 8 adet Tıp Dr. bu ülkenin sağlık sektörüne girmiş ve girmek üzeredir.

Bu sayıdan 2’si benim torunlarım, 3’ü değerli din adamı yakınım can dostum Abdurrahman Öksüz Hoca’nın torunları, 1’i amcamın torunu, bir diğeri de halamın torunu olmak üzere tam 8 adet Tıp Dr..

Yaşadığımız son yirmi yılda değil bizim köyden, Akören ilçemizden hiçbir aile çocuğu bırakınız tıp fakültesini, İlçe lisesini birincilikle bitiren bir gencimiz iki yıllık bir yüksek okula girme şansını bile ender yakalamaktadır. İşte buna eğitimde fırsat eşitsizliğinin ta kendisi denilmektedir.

Mübala’a değil, gerçeğin ta kendisi, Cumhuriyetimizin yirminci yılları birinci kuşağından bizim Akören’den Yargıtay Başkan’ı, Hava Generali, Üniversite Rektörü, en büyük maliyeci ve daha niceleri bu ilçenin toprağı çocukları içinden çıkmıştır.

Eğitimde fırsat eşitliğinin siyaseten ayaklar altına alınmasının acı sonları elbette sağlık sektörüne olumsuz etkileşim yaptığı içindir ki yazımın başlığına acı gerçekler tanımlamasını yaptım.

Tıp da Tam Gün yasası olarak yapılan uygulamanın yetersizlikleri ve yaptığı tahribat yetişmiş Tıp Uzmanlarını mağdur ve muzdarip ederken Türk insanını da sağlık hizmeti almakta yetersiz kılmıştır. Şimdilerde bir geri dönüş yoluna gidilmek istendiği ve fakat gerçeklerden yine sapılarak uygulanacak icraatın bir kez daha kadük olmasından korkulmaktadır.

Temennimiz odur ki yetişmiş Türk Hekimlerine mesleki rekabetin açılacağı bir ortam dargınlıkları örtüp Türk insanına sağlık ve şifa dağıtsın.

Ülkemizin Sağlık Bakanlığı’na bağlı 834, Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı 450, Üniversite hastaneleri olarak 59, özel ve vakıf hastaneleri olarak 460 civarındaki sağlık tesislerimizin etkin ve özgün sağlık hizmeti vermeleri, Sağlık Bakanlığımızın 125 bin, Milli Savunma Bakanlığımızın 15 bin 900, Üniversite hastanelerimizin 30 bin, Vakıf Belediye Hastanelerimizin 27 binden fazla yatak sayılarına daha on binlerin-yüz binlerin eklenerek bu ülke ve insanına keza fırsat eşitliği içinde hizmet vermeleri temennimizle.

> Yeni Meram >Yazarlar > TIP BAYRAMI’NDA SAĞLIK SEKTÖRÜNDE Kİ ACI GERÇEKLER !
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.