YAZARLAR

“OTU çek, köküne bak.”

* * *

KIYAMET ALAMETLERİ!

Teröristbaşı Abdullah Öcalan’dan:

“15 Haziran son tarih. Sonra ya anlamlı bir müzakere dönemi başlar ya da büyük bir savaş başlar, kıyamet kopar. Her ikisi de çok büyük olur. Müzakere olursa büyük ve anlamlı bir müzakere olur, savaş olursa da büyük bir savaş olur. Her ikisi de büyüktür, anlamlıdır ve kutsaldır.

İkinci tehdidi: “Hedefimiz Ak Parti’dir.”

Doğrusu, bu sözlere yorum için ne denir?

Tek sorumuz: Akıl sağlığı yerinde midir?

* * *

TÖRER sadece ülkemizin değil dünyanın baş belası. Ancak; silah satma, toprak alma ve yer altı zenginlikleri nedeniyle terörü besleyen ülkeler de var. Kim olduklarını bilirsiniz. Ama terörle ilgili bazı fıkraları belki bilmezsiniz. O nedenle yazımızı, beğeneceğiniz umuduyla “terör fıkraları”na ayırıyoruz:

Diyarbakır’da yaşanan bir olaydan sonra…

Zafer işareti yapan bir göstericinin savunması komikti: “Zafer işareti yapmıyordum. Gazetecilere el sallıyor, ‘fotoğrafımı çekin’ diyordum.”

M.K. adlı göstericinin de savcılık ifadesi bizim Temel’i de geride bıraktı!. Güvenlik güçleri, M.K.‘yi polise taş atarken çekilmiş fotoğraflardan belirleyerek gözaltına aldı. 7 çocuk babası 44 yaşındaki gösterici, suçlamayı önce kabul etmedi ve “rahmetli anne ve babamın mezarlarını ziyaretten dönüyordum. Polise taş atan grupla tesadüfen karşılaştım” dedi. Bunun üzerine savcı, M.K.’nin yerden taş toplarken ve taşları polise atarken çekilmiş fotoğraflarını çekmecesinden çıkardı, “hani polise taş atmamıştın, bu fotoğraflardaki kişi sen değil misin?” diye sordu.

M.K. savcıyı güldüren savunmasını yaptı:

“Resimdeki kişi benim, fakat güvenlik güçlerine taş atmadım. O taşları, müsait olan yerlere, kimseye değmeyecek yerlere atıyordum.”

Sonra… Sonrası iki gösterici de tutuklandı.

*

POLİTİK…

Bir otobüs dolusu politikacı seçim kampanyası için Teksas’ta dolaşıyorlarmış. Otobüs büyük bir çiftliğin yanından geçerken otobüs şoförünün dalgınlığı yüzünden derin bir şarampole uçmuş.

Çiftçi koşarak gelmiş, “gece kurda kuşa yem olmasınlar” diye cesetleri gömmeye başlamış.

Ertesi sabah Şerif soruşturma için çiftliğe gelmiş, çiftçiye sormuş: “Otobüsteki bütün politikacıları gömdün demek. Hepsi de ölüydü, eminsin değil mi?”

Çiftçi bilgiç bir şekilde cevap vermiş:

“Bazıları yaşadıklarını iddia ettiler ama politikacıları bilirsiniz. Nasıl yalan söylerler!”

*

PADİŞAHIN aklına “köylü möylü”, “fakir makir” gibi konuşmaların neden yapıldığı gelir ve ferman çıkarır:

“Neden böyle konuşuluyor? Cevabı verene ağırlığı kadar altın.”

Nice alimler ulemalar gelir fakat padişaha bir türlü aradığı cevabı veremezler. Birgün yaşlı ve çok bilgin birisi padişahın huzuruna gelir ve başlar anlatmaya:

“Padişahım; köylü diye ektiğini yiyen, yarı aç yarı tok yaşayanlara denir. Möylü ise yanında adamları olan, adamları çalıştırıp kendisi yiyene denir.”

Padişah aldığı cevaptan memnun, “sana bir soru daha soracağım. Aynı şey ‘padişah madişah’ diyenler içinde geçerli mi?”

Adam hiç düşünmeden cevap verir:

“Olmaz olur mu padişahım? Rahmetli babanız padişahtı siz madişahsınız!”

*

ASKERİYEYE ihbar gelir, “dağda terörist var” diye.

Asker dağa çıkar, pusuya yatar.

Bir gün olur terörist yok, bir hafta geçer terörist yok, 15 gün sonra yine terörist yok…

Laz askerimizin biri artık dayanamaz ve komutana, “Komtanım, bu teröristlerin başına bi iş gelmiş olmasun” der.


> Yeni Meram >Yazarlar > Temel’lik ifadeler
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.