YAZARLAR

Tebrikler, 94 yılın kazanımlarını bitirtiniz-Ümit Sürmeli-Yeni Meram Gazetesi

Torunlarınıza, çocuklarınıza, kınalı kuzularımıza; Afyon Ovası’nda, Dumlupınar’da, Sakarya ‘da 1. İnönü’de, 2. İnönü’de Kıbrıs’da şehit olanlara ve vatan toprağı değilken, bizi hiç ilgilendirmezken sırf ABD diretti, tehdit etti NATO’ya, gerçek adı ‘İşgal ordusu, kan emici, şer gücü’ olan bu emperyalist ordularına katılamazsınız dedi diye Kore’de, şimdi de ABD’nin CONİLERİ ölmesin gerekçesiyle, bizim KINALI KUZULARIMIZ her gün birer ikişer El-Bab denen, vatan toprağı olmayan bataklıklarda yok olurken ne cevap vereceksiniz?
Korkak, bedavacı, beleşçi Suriyeli erkekler ellerini kollarını sallayarak, benim insanımın rızkını yiyerek, işini elinden alıp, sınırsızca üreyerek, çoğalıp bu topraklarda hak iddia etmeye başladıklarında, çok merak ediyorum ne cevap vereceksiniz?
Kurtuluş Savaşı’nda Araplar, Türk askerini sırtından hançerlediler. İngilizlerle işbirliği yaparak, Osmanlı ordusunu yok ettiler. Anadolu evlatları o çok bayıldığınız Araplar tarafından İngilizlere hançerletildi.
Anadolum işgal edilirken bizler, Suriyeliler gibi vatanımızı bırakıp kaçmadık!
Kanımızın son damlasına kadar savaştık ve kimsenin de bedava lokması boğazımızdan geçmedi.
Oslo görüşmeleri seçmen kardeş size uyarıydı, anlamadınız!
İmralı görüşmeleri, Sayın APO hitapları, Dolmabahçe Mutabakatı, Habur rezaleti, açılım kepazeliği, çözüm süreci masalı, size davulla zurnayla duyuruldu ve siz alkışladınız.
TÜRK MİLLETİ yok denildi,
ANDIMIZ, kaldırıldı,
Önce çocuk bayramına çevrildi, sonra nasıl rast getirildiyse her türlü dini günlerin tarihi sürekli değişirken, ’kutlu doğum haftası’ hiç değişmeden, ulusal egemenlik yani Türk Milleti’nin tek adamdan alınıp yönetim hakkının ele geçirdiği günle eşleştirildi, gölgelendi. Çocuk bayramı da meclisin açıldığı egemenliğin kazanıldığı bayram da iptal edildi.
Siyasilerin hiç suçu yok!
Destek sizden, icraat onlardan.
Artık torunlarınıza, çocuklarınıza anlatırsınız.
‘Çok sıkıldık meclisten dersiniz. Atatürk saltanatı kaldırmakla hata etmiş. Biz sultanlığı özledik bu nedenle de ‘23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın’ iptaline karşı çıkmadık dersiniz.
TEK DİLDEN ÖDÜN VERİLDİ.
Ey seçmen kardeşler! Hiç mi rahatsız olmadınız bunca Fransızca, İngilizce, Almanca, Farsca, Arapça tabeladan?
Hiç mi rahatsız olmadınız yemek listelerindeki yabancı dillerdeki isimlerden?
Neredeyse ‘yabancı dil bilen müşteri aranıyor!’ diye yazacak kadar işin ucu kaçarken kimliğinizden, öz dilinizden vazgeçtiğinizi hiç mi düşünmediniz?
Bunun adı sömürge ruhudur.
Bunun adı, emperyalistlere ödün vermektir.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki köy, mezra, sokak, kasaba, ilçe isimleri Kürtçeleştirilip o bölgede Kürdistan hazırlığı yapılırken nasıl uyudun?
Eğer bu ülkede Cumhuriyet’in nasıl emekle, oya gibi işlenerek kurulduğunun farkına varsaydınız,
eğer bu ülkede dışarıdan gelen malların Türkçe isimleri konmadan satışına neden izin verilmediğini anlayabilseydiniz, belediyelere baskı yapar ve Türkçe dışında ne yemek listesi, ne tabela astırmaz ve ‘Türk kimliğine’ sahip çıkardınız!
Seçmen kardeşim; Özal ile başlayıp, günümüze dek süren, senin yani Türk Milleti’nin alın teri ile yapılmış tüm fabrikalarının, madenlerinin, yer altı ve yer üstü zenginlik kaynaklarının ,18 adanın, topraklarının, akarsularının kimlere satılıp hiçbir şeyinin kalmadığını ne zaman anlayacaksın?
Derelerin kurutuldu,
Irmakların, akarsuların yok edildi,
Ormanların, geçmediğin, asgari ücretle de asla geçemeyeceğin duble yollara kurban edildi.
Vatan topraklarına sahip yurttaşların yaşadığı topraklarda; viyadükle ormanlar korunur, ormanlık alanlarda asla çift yol yapılmaz!

Seçmen kardeş, senin en kıymetli hazinen 29 Ekim 1923 tarihinde ilan edilen Cumhuriyet iken bu özel günü kutlaman bile elinden alındı ve sen hala alkışlıyor ve kaybettiğinin farkına varmıyorsun.

550 vekili, danışmanlarını, sülalelerini, şoförlerini beslediğin, bedava yurt dışı gezilerini, sağlık giderlerini karşılamak için didinen asgari ücretli seçmen kardeş, hepinizin azmini takdir ediyorum ve birileri de sizden çok memnun ki bu sayıyı 600’e çıkardılar.
Bence 600 vekil az, ben 1000 vekil olsun derim çünkü 3 milyon Suriyeli 5 yıl sonra 10 milyon olacak bizim vekillere daha çok iş düşecek.
İşçi, memur seçmen kardeşlerim; size değil siyasi iradeye çalışan sendikalara verdiğiniz destek ise eşi benzeri görülmedik bir vefa örneği.
Bankaların tümü, THY, BOTAŞ ellerinizden öperek gittiler
Etibank, Sümerbank, Denizbank, Emlak ve Eytam bankası, Türkiye Sanayi ve Kredi Bankası, PTT, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, DİE, Atatürk Orman Çiftliği, Türkiye Şeker Fabrikaları, MTA, EİEİ, TİGEM hangisi elinizde? Bütün bunları size 15 yıl gibi kısa bir sürede kazandıran Mustafa Kemal Atatürk’e sırtınızı dönerseniz işte hepsi böyle elinizden püf! diye uçar gider.
Atatürk döneminde; yıllarca yabancıların elinde olan; madenler, demiryolları, denizyolları, limanlar, geri alındı.
Fransızların elinde olan OSMANLI BANKASI merkez bankası görevini yaparken ATATÜRK MERKEZ BANKASINI kurdu.
YIL 1925. Devlet sermayesi ile SANAYİ VE MAADİN bankasını kurdu. Bu bankanın amacı fabrika yapmak ve yönetmekti.
Ey seçmen, şimdi sana bu fabrikaları yazıyorum. Yukarıda en son elden çıkanlarla birlikte topla ve kaybettiklerini gör!
Kayseri Bünyan İplik Fab., Isparta İplik Fab., Kütahya Çini İşleri Fab., Ankara Fişek Fab. (1924), Gölcük Tersanesi (1924), Şakir Zümre Fab.(1925), Eskişehir Hava Tamirhanesi (1925), Alpulu, Uşak, Turhal, Eskişehir şeker fabrikaları (1926-1934), Kayseri-Nuri Demirağ uçak fabrikaları (1926-1936),
Konya Ereğli, Kayseri, Bakırköy bez, Malatya bez Fab. Bünyan dokuma, Nazilli basma, Bursa Merinos fabrikaları(1927-1934-1935), Eskişehir kiremit(1927), Kırıkkale Elektrik Santrali ve Çelik Fab.(1928), Ankara ve Sivas Çimento Fab.(1928-1938), Ankara Havagazı (1929), İstanbul Otomobil(Ford) Montaj Fab.(1929), Kayaş Kapsül Fab.(1930), Nuri Killigil Tabanca Havan ve Mühimmat Üretim Tesisleri (1930), Kırıkkale Elektrik santrali ve Çelik Fab. (1931), Bursa Süt Fab. (1934), İzmit Paşabahçe Şişe ve Cam Fab.(1934-1935), Zonguldak Antrasit, Kömür Yıkama, Taş Kömürü Fabrikaları(1934-1936), Keçiborlu kükürt (1935), Isparta Gül Yağı Fab.(1934), Ankara, Konya, Sivas, Eskişehir buğday siloları (1934), Barut, Tüfek, Top, Nuri Demirağ uçak Fab.(1936), Malatya, Bitlis sigara Fab.(1936), İzmit kağıt ve Karton (1934), İzmir klor Fab.(1938 temel atıldı)
Karabük Demir Çelik Fab.(1937 temel atıldı)
Ey Seçmen! Açılan fabrikanla, bu fabrikalarda yaptığın üretimle övünebilmek yerine geçemediğin köprüyle, oturamadığın doğayı katledip İstanbul gibi çok özel bir şehri oturulamaz, yaşanamaz hale getiren göklere yükselen rezidanslarla, ismi bile artık Türkçe olmayan yapılarla, hiç göremeyeceğin tünellerle, uçmak için yakınına bile gidemeyeceğin tümü yabancı sermaye olan hava limanlarıyla ve onlardan geçmediğin halde maaşından kesilen paralarla kendini avutmaya ve gurur duymaya devam et.
Düşün!
O, tabut başında kimler ağlıyor, kimin için ağlıyor, neden ağlıyor ve neden Anadolumun garibanları ağlıyor?
Size Atatürk sesleniyor;
EY MİLLETİM,
Ben Mustafa Kemalim
Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim
Hala en hakiki mürşit değilse ilim
Kurusun damağım dilim.
UNUTUN TÜM DEDİKLERİMİ
YIKIN DİKTİĞİNİZ HEYKELLERİMİ
Özgürlük hala
En yüce değer
Değilse eğer
Prangalı kalsın diyorsanız köleler

UNUTUN TÜM DEDİKLERİMİ
YIKIN DİKTİĞİNİZ HEYKELLERİMİ
Yoksa çağdaş medeniyetin anlamı
Ortaçağ’a taşımak istiyorsanız zamanı
Baş tacı ediyorsanız sanatın içine tüküren adamı
UNUTUN TÜM DEDİKLERİMİ
YIKIN DİKTİĞİNİZ HEYKELLERİMİ
Yetmediyse acısı şiddetin savaşın
Anlamı kalmadıysa
Yurtta sulh dünyada barışın
Eğer varsa ödülü silahlanmayla yarışın
UNUTUN TÜM DEDİKLERİMİ
YIKIN DİKTİĞİNİZ HEYKELLERİMİ
Özlediyseniz fesi peçeyi
Aydınlığa yeğliyorsanız kara peçeyi
Hala medet umuyorsanız
Şıhtan, şeyhten, dervişten
Şifa buluyorsanız
Muskadan üfürükçüden
UNUTUN TÜM DEDİKLERİMİ
YIKIN DİKTİĞİNİZ HEYKELLERİMİ
Eşit olmasın diyorsanız kadınla erkek
Kara çarşafa girsin diyorsanız
Yobazın gazabından ürkerek
Diyorsanız ki okumasın
Kadınımız, kızımız
UNUTUN TÜM DEDİKLERİMİ
YIKIN DİKTİĞİNİZ HEYKELLERİMİ
Fazla geldiyse size
Hürriyet, Cumhuriyet
Özlemini çekiyorsanız
SALTANATIN SULTANIN
Hala önemini anlamadıysanız
MİLLET OLMANIN!
KUL OLUN.
Fetvasını bekleyin şeyhülislamın
UNUTUN TÜM SÖYLEDİKLERİMİ
YIKIN DİKTİĞİNİZ HEYKELLERİMİ
Süleyman Apaydın

> Yeni Meram >Yazarlar > Tebrikler, 94 yılın kazanımlarını bitirtiniz
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.