YAZARLAR

“İNSANLAR dürüst olduğunda, yasalar gereksizdir. İnsanlar yozlaşmış olduğunda ise yasalar çiğnenir.”

***

YAN GELİP YATMAK…

Zaman bu… Sular seller gibi akıp gidiyor.

Biz farkında olmadan ömür tükeniyor.

Ne derler; “ağaç rüzgarı affetse bile çoktan kırılmıştır. Benim amacım çalışan kesimi taciz etmek değil, efkar-ı umumiye ile yani sizlerle muhabbet kurmaktır.”

Yalnız Konya’da, yalnız ülkemde değil tüm dünyada insanlar, ‘durumum daha iyi olacak’ diye kırmızı güllerin peşinden koşarken, ayakları altında kalan papatyaların farkına bile varmazlar.

Ya da “öyle bir geçer zaman ki” dizisinde olduğu gibi…

Yaş günlerinde bile bir yılı eskittiğimizi, ömrümüzden bir yılı yediğimizi boşveririz.

“Nice uzun yıllara” diyerek kestiririz.

Ancak, hep ileriye bakarız.

Zorun en zor olduğunu bilerek, acılara sabredip hayata gülebilmek isteriz.

Görebildiğimiz yere kadar gideriz, oraya varınca da “daha ilerisi varmış” deriz.

Zaman bileği taşı gibidir.

Bunu bildiğimiz halde bilmeyiz!

Dün dememişmiydik “Ramazana 6 ay var” diye?

Dün dememişmiydik “üç ay kaldı” diye?

Dün dememişmiydik “haftaya bu gün” diye?

Geldi ve geçti gitti.

“Sayılı gün sayalı para çabuk biter”miş.

Ve daha dün gibi… Bir bayram daha gitti.

Sırada Kurban Bayramı var.

“Bayram”dedik de aklıma geldi.

3 günlük Ramazan Bayramı’nda 9 gün tatil…

Büyük olasıdır Kurban’da da öyle olacak.

Düşündüm kendi kendime yılda kaç gün tatiliz?

Kafadan 52 haftada 104 gün.

Ekleyelim: Yılbaşı 1 gün, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 1 gün, Emek ve Dayanışma Günü 1 gün, Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı 1 gün, 30 Ağustos Zafer Bayramı 1 Gün, Ramazan Bayramı arifesi ½ gün, Ramazan Bayramı toplam 9 gün!, Cumnhuriyet Bayramı ½ gün ve Kurban Bayramı yukarıda da belirtiğimiz gibi çok büyük ihtimalle 9 gün.

Topluyoruz: 129 gün.

Bunun 4’ünü cumartesi pazara denk geldiği için ayıralım.

Kalan 125 gün.

365 günün 125’i tatil.

Biz işte böyle bir ülkeyiz.

Bırakın dakikanın önemini, saat ve günü bilmeyiz.

Ohh, ne ala memleket.

Ve Avrupa Birliği’ne böyle gireceğiz!

Hah, hah, hah, haa…..

Tam gülerken aklıma bir anı düştü.

İki Japon turist bir fotoğrafçıya uğramıştı.

Fotoğrafçı arkadaş iki ıhlamur söyledi.

İçtiler ıhlamurlarını, sağ ellerinin parmaklarını kule gibi birleştirerek, “guud, guud” diye teşekkür edince bizimkisi yine sağ elinin işaret parmağıyla “bi daha içer misiniz?” gibilerinden birer daha ikram etmek istemişti.

Japon, “noo.. noo.. teşküür” dedi, saatini gösterdi.

Sonra iki ellerinin parmaklarından birini büküp göstererek “var biz Kapadokya’ya…” diye ekledi.

Adam gezisinde bile dakikaları hesap ediyor.

Eğer aynı durum bizde olsaydı, “iç bi çay daha” denir ve o da içilirdi.

İşte aramızdaki fark bu idi.

Biz böyle kalkınacağız değil mi?!

Yılın 125 günü tatil yaparak…

Açıkçası, yan gelip yatarak…

Yani şimdi… Olacak iş mi?

*

TATİL DEDİKTE…

Temel ile Adanalı Birol birlikte tatile çıkarlar. Fethiye Kelebekler Vadisi’nde kamp kurarlar. Akşam güzel bir yemekten sonra uykuya dalarlar. 3 saat sonra Birol uyanır ve Temel’i de dürtükleyip uyandırır. Temel uyku sersemidir: “Ne oldu? Ne istisun?”
“Temelciğim. Yukarıya bak, gördüğünü söyle.”
Temel gökyüzüne bakıp cevap verir: “Ha punun icun mu uyandirdun benu? Paktum işte. Milyonlarca yilduz cörirum…İşil işil parliyan milyonlarca yilduz…”
Birol tekrar sorar: “Bu sana neyi gösteriyor?”
İyice uykusu kaçan Temel sinirle cevaplar: “Teolojik olarak Allah’in kudretinu ve kendu acizligimuzu cörirum. Felsefi olarak, evrenun sonsuzluğunu cörirum. Astronomik olarak galaksilerun, yildizlarun, gezegenlerun varliğini corirum. Meteorolojik olarak pucün havanun çok güzel olacağinu cörirum. Yilduzlarun konumuna bakarak da gecenun körü ve saatin 3 olduğunu, penu luzumsuz yere uyandirduğunu cörüyurum… Ha sana neyi cösterur?”
Birol cevaplar: “Salak uşağum çadırımızı çalmışlar.”

————————————————————————————————————————————————–

> Yeni Meram >Yazarlar > Tatil cenneti ülkem
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.