YAZARLAR

■ Selam verdim, rüşvet değildir diye almadılar.
Hüküm gösterdim, faydasızdır diye iltifat etmediler.

***

Çokça tartışılan bir konu vardır;

Tarih Tekerrür eder mi, etmez mi?

Osmanlı Sultanlarından Abdülhamit, ne kadar “Tarih değil, hatalar tekerrür eder.” öngörüsünde bulunsa da, tarihin tekerrür ettiği de bir gerçektir.

Tarih muazzam bir erken uyarı sistemidir.

Ünlü şair Jacques Prevert’in 60 yıl önce yazdığı “Bildirim” şiirinin tüm dizeleri bugünün gerçeklerini yansıtmaktadır.

Hortumlama, görevi kötüye kullanma, zimmet rüşvet, eskiden vardı, şimdi de var.

Sadrazam Koca Ragıp Paşa akşam konağına topladığı dostlarına sormuş;

– Hiç rüşvet almadığınıza dair yemin edebilir misiniz?

Orada olanlar yemin billah etmişler;

– Elbette almadık!

Konuklar arasında yakın dostu şair Haşmet de bulunuyormuş. Sadrazam Koca Ragıp Paşa, ona dönüp serzenişte bulunmuş;

– Rumeli’de önemli görevler yaptın, sessiz durup yemin etmediğine bakılırsa hayli rüşvet almışa benziyorsun.

Şairin verdiği yanıt, kıssadan hissedir;

– Müslümanlar olarak yalan yere yemin edenin çarpılacağına inanırız. Şimdi ben arkadaşlara bakıyorum, şayet onlara bir şey olmazsa ben de yemin edeceğim!

■ Yapılan hesaplamalara göre, Türkiye son 20 yılda rüşvet ve yolsuzluktan dolayı 300 Milyar dolar kayba uğradı.

Bağdat yakınlarında yaşayan ve yoksul bir şair olan Fuzûlî Kanunî’ye yazdığı mektupta durumunu belirtmiş, devlet hazinesinden maaş bağlanmasını istemişti. Bunun üzerine Padişah, Bağdat’taki vakfın zevaidinden, masraflar çıktıktan sonra, kalan fazlasından Fuzûlî’ye maaş bağlanmasını öngören bir berat göndermiştir. Fuzûlî beratını alır almaz vakıf idaresine gitmiş ve gereğinin yerine getirilmesini istemiş, şu yanıtı almıştır;

“Sen git, biz gereğini yaparız!”

Aradan aylar geçmiş, ne arayan vardır ne de soran. Yeniden vakıf idaresinin yolunu tutmuş. İkinci gidişte karşılaştığı muameleyi Nişancı Paşa Celalzâde’ye “Şikayetnâme” olarak yazmak zorunda kalmıştır. ” Selam verdim, rüşvet değil deyü almadılar” ifadesi şikayetnâmenin baş tarafında yer almıştır,

Fuzûlî, kişisel mücadelesinin sonuç vermediğini ve ümitsizliğini dile getirir;

“Baktım ki sorduklarıma cevaptan başka bir karşılık vermiyorlar, berat ile ihtiyacımı karşılamıyorlar, tartışmayı bırakıp yalnızlık köşeme çekildim.”

Koçi Bey, IV. Murad’a memuriyetlerin parayla ehliyetsiz kişilere satıldığından yakınırken, Katip Çelebi, Mizanü’l-Hakk adlı eserinde rüşvetin haram olmasına karşın, alınıp verildiğine vurgu yapar;

Zararı ve cezası görülmediği herkes tereddüt göstermeyip kabul eder.

Rüşvet, Tanzimat döneminde yönetimi tehdit eder düzeye ulaşmış, Abdülmecit 1839’da yayınladığı Tanzimat Fermanında Sadrazam Reşit Paşa’ya yasaklanması için yasal düzenleme yapılmasını istemiştir;

Dinen rededildiği halde ülkenin alt üst olmasının en büyük nedeni olan rüşvettir. Alınıp verilmesi kanunla yasaklansın.

Sultan Aziz’in Baş Mabeyincisi Mustafa Nuri Paşa yazıya döker;

■ Rüşvet kaldırılamaz; ancak insaflı olunmalıdır ki, verene de yıkım olmasın.
Kanuni’nin damadı sadrazamı Rüstem Paşa, rüşvet almadan hiç kimseyi bir yere tayin etmezmiş. Erzurum beylerbeyi, 5 bin altın verince itirazda bulunmuş;

■ Erzurum’un bu miktara tahammülü yoktur, 3 bin altın yeter!

Bir Damla:

■ Geçmişten adam hisse kaparmış. Ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi?

“Tarih”i “tekerrür” diye tarif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

Mehmet Akif Ersoy

> Yeni Meram >Yazarlar > TARİH, TEKERRÜR VE RÜŞVET!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.