YAZARLAR

Bazıları ilkokullara talihsiz diyorlar. Talihini kendi ellerimizle bile bile değiştirdiğimiz bu okullara talihsiz demenin esprisi altında ne yatıyor acaba?

Kim talihsiz yaptı bu ilkokulları?

İlkokulların hali düz liselere döndü. Düz değil dümdüz edilen liselerdi onlar. Geri kalan liselerin hepsini Anadolu Lisesi yapıp işin cılkını çıkarmıştık da, kimsenin gıkı bile çıkmamıştı.

Şimdi de, ilkokul çocuklarının okullarını ellerinden alıp, onları nakle zorluyor, binası ayrı dert, tuvaletleri ayrı dert, gelmesi-gitmesi ayrı dert okullara alın size okul, okuyun diyoruz.

Eskiden ilk mektep denirdi ilkokullara. İlk mektepten şahadetname yani diploma almak önemli bir hadiseydi.

İlkokul diploması olanlar askerde çavuş olurlardı. Yazıcı olurlardı. Okur-yazar o kadar azdı ki.

Askerliklerini bitiren ilkokul mezunları için devlet kapısında iş bulmak zor değildi, 1950’lili yılların başında.

İlkokul mezunu olmak da öyle kolay değildi

7-8 yılda ilkokulu bitirenler vardı.

İlçelerin en önemli okullarıydı ilkokullar.

Bursa Merkez Altıparmak İlkokulu ile başladığım ilkokul yıllarım, Kayseri Merkez Alpaslan İlkokulu’ndan mezun olarak noktalanmıştı.

O devrin ilkokul öğretmenleri oldukça saygın insanlardı.

Birçok ilçede ortaokul yoktu. Çok sonradan açıldı.

60’lı yılların ortalarına kadar, ilçelerin en önemli okulu ortaokullardı.

Ancak ilkokullar önemlerini korumaya devam ettiler. Hem öyle bir devam ettiler ki, yeterli ortaokul öğretmeni olmadığı için, öğretmenlerimizin yüzde yetmişi ilkokullardan gelip derslerimize girerlerdi.

60’lı yılların ortalarına doğru iki yıllık Eğitim Enstitüleri’nden mezun olan genç öğretmenler ortaokullara atanmaya başladılar.

Robert Kolej Mezunu İngilizce Öğretmeni ve Müdür Yardımcımız Vedat Bey, Bünyan Ortaokulu’nda, branşı Fen Bilgisi olan Müdürümüz Metin İçtem’den sonra gördüğümüz ikinci branş öğretmeniydi.

Branş öğretmenlerinin ilkleriydi onlar. İdealisttiler.

Seksenli yıllardan, doksanlı yıllara doğru giderken, bazı ilkokullarda ilköğretim okulu pilot uygulamaları yapılmaya başlandı.

Bir süre sonra 5+3 denen bir proje ile bütün ilkokullar İlköğretim okuluna dönüşmeye başladı.

Beş sınıflı olmaktan 5+3’e, sonra sekiz yıla çıkarılıp ilköğretim okullarına dönüştürülen ilkokullar, 4+4+4 sistemiyle yeniden ilkokula yani başladıkları yere geri döndüler.

Ancak bu dönüşte, beşinci sınıflarını kaybederek, dört sınıflı hale gelmişlerdi.

Böyle olunca da, sadece beşinci sınıflarını değil, mevcut okul binalarını da yenilenme adına, yeni binalara kavuşma adına kaybetme talihsizliği yaşamaya başladılar.

İlkokulların kimyası bozuldu.

Bulundukları mahalle ve semtlerde var olan ilkokul binaları, hem yıkılarak yenilendi, hem isimleri değişti, hem de nitelikleri.

İlkokulların yerine dikilen binalar, o semte damga vuran okulun ismini elinden kopartırcasına almakla kalmadı, ilkokula gidecek öğrencilere de okul aratmaya başladı.

İlkokul çağındaki çocuklar yükselen ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu binalarının arasında okullarını aramaya başladılar.

Bulamadılar.

Eğitimin temelini oluşturan İlkokullar, eski, yetersiz ve sağlıksız binalara yerleştirilirken, bazı okul öğrencileri de, kaybettiği okulunu arıyor, Valilik kapısında.

Milli Eğitim, 2013-2014 Eğitim yılının başında bu darmadağınıklığı nakillerle çözme peşinde.

Nakillerle öğrencilerin mağduriyetlerini hallettiğini düşünüyor.

60-66 ay arasındaki çocuklar isteğe bağlı birinci sınıfa ya da ana sınıfına, 66 aylık çocuklar zorunlu olarak sistem üzerinden birinci sınıfa kaydoldular.

İsmet Paşa İlkokulu’na gönderilen eski 19 Mayıs İlköğretim Okulu’nun öğrencileri 600-650 metrelik yol ve tuvalet problemleriyle karşı karşıya…

Okulumuzu istiyoruz demişler.

Onlar size yeni okul yapıyoruz vaadiyle okulları ellerinden alınan bir mahallenin öğrencileri.

Tıpkı İhsaniye Mahallesi’nin öğrencileri gibi…

İşte bu 66 aylık çocuklar pazartesi gününden beri düştüler yollara…

Geçecekleri kalabalık caddelerden, hareketli trafikten, karşıdan karşıya geçmeleri gereken trafik ışıklarının kaç tane olduğundan bu kararı verenlerin ne kadar haberi var?

Aynı sıkıntılar yeni İhsaniye İlköğretim Okulu içinde vardı. Onların okulu da tadilat görüntüleri, harç yığınları ve kalıntıları arasında açıldı.

Onları dinleyen olmadı.

Eski İnkılap İlkokulu’nun binasında, tamiratlar, tadilatlar, sıva-boya karışık bir atmosferde yeni binalarında eğitim yılına girdiler.

İhsaniye İlkokulu’nun tabelası uçtu uçtu, bu binaya kondu. Mareşal Ortaokulu ile aralarına bir duvar çekildi.

İki yeni kapıları, boyanan ve sıvanan bir yapıları oldu.

Minik öğrencilere fiziki şartları uygun olmayan okulları layık gören ve nakil kararı alan yöneticiler, kendilerine biz ne yapıyoruz diye galiba hiç sormadılar.

Eğitimin temellerini hangi binalarda, hangi sığıntı binalarda atıyoruz görün artık.

İlkokula gidecek öğrencilerin kaç yaşlarında olduğunu unuttuğunuzu, bilmediğinizi de söyleyin de bu iş tamam olsun.

İlkokul öğrencilerinin mağduriyetini bu şekilde önlediğimizi içine sindirebilen bir şehir olduk, çıktık.

Velilerin, Valilik kapısına gelmesine anlam veremeyenler, işlerine gelmeyenler, kim kışkırtıyor bunları diyenler, çaresizlerin hak aramasına seyirci kalanlar, dışarıda mı kalmışlar, dünya kadar okul yapıldı nasıl olur diyenler, gidecek okul bulmuşlar bu ne şikayeti diyenler, bu işin sebeplerini neden hiç sormazlar, neden hiç merak etmezler, anlayan var mı?

> Yeni Meram >Yazarlar > Talihsiz İlkokullar!…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.