YAZARLAR

■ Siyaset mahkeme salonuna girerse adalet oradan çıkar.

***

AK Partisi Kongresi de geçti gitti, ancak yansımaları ve tartışmaları sür-git devam edip gidiyor. Partinin rakipsiz lideri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşması siyasal aktörler -bilim adamlarınca masaya yatırılıyor, analizler yapılıyor; görüşler öne sürülüyor.

Demokrasinin merkezlerinden İngiltere’de siyasal partiler her yıl Eylül, ekim aylarında yıllık olağan kongrelerini yapıyor Dört-beş gün süren kongrelerde delegeler her konuda görüşlerini belirtip öneriler getiriyor, hata yapan parti sorumlularını sorguya çekiyorlar. Bu kongreler aynı zamanda politikada iddia sahibi kişiler için önemli bir platformu da oluşturuyor.
Zamanında delege olarak kürsüye çıkıp daha sonra bakanlığa, hatta başbakanlığa yükselmiş çok siyasetçi var. İngiltere’de bir şey daha var, demokrasi var. Demokrasi tabandan başlayıp tavana doğru yürüyor.

Hukuk yorumsal olarak aynı zamanda bir anlayış olgusudur. Örneğin demokrasisini tam rayına oturtan İngiltere’nin yazılı Anayasası yoktur ancak anlayışı vardır. Devlet düzeni, yasalar kadar güçlü gelenekleriyle bir saat düzeniyle işlemektedir.

Anayasa, bir devletin temel kurumlarının nasıl işleyeceğini belirleyen, kimi ülkelerde yazılı, bazılarında ise yazısız genel kabul görmüş kurallar bütünüdür. Hans Kelsen’in Normlar Hiyerarşisine göre diğer bütün hukuki doğmalardan üstündür ve hiçbir yasa anayasaya aykırı olamaz. Genel hükümler yasama, yürütme, yargı ve temel hak ve özgürlükler bölümlerine sahiptir. Anayasa ile ayrıca kişilerin temel hak ve özgürlükleri güvence altına almıştır. Anayasa, bir devletin yönetim biçimini belirtir. Devletin temel yasasıdır. Vatandaşların temel hak ve görevlerini bildirir. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu çoğu ülkede anayasa, yazılı ve bütünsel bir belgedir. Bu tip ülkeler “şekli” anlamda anayasaya sahiplerdir. Yazılı bir Anayasa yoksa buna da “teamüli anayasa” denmektedir. İngiltere’de temel kurumların işleyişi yüzlerce yıllık geleneklere, yasalara ve belgelere göre düzenlenir.

Hukuk kavramında “güven unsurunu” öne çıkarırken, uygulayıcılar olan yargıçlara da güvenmek ve inanmak zorundayız. Bu konuda yine bir İngiltere örneği vermek istiyorum.
İngiltere’de yargıçların maaşı yoktur; Onun yerine ihtiyaçları oldukça kullandıkları kredisi sınırsız çek defterleri vardır. İngiliz devleti yargıçlarına o denli güvenir ki;

Bir yargıç bankaya gidip 1.000.000 poundluk bir çek bozdurmak istediğini söylemiş. Banka yöneticileri üst makamdan onay almadan parayı veremeyeceklerini söyleyip hemen İçişleri Bakanlığı’na, Adalet Bakanlığı’na ve Başbakanlığa telefon etmişler. Ancak aradıkları her yerden gelen yanıt aynı olmuş;

– Ödeyin!
Bankada o kadar nakit bulunmadığından ertesi gün gelmesi rica edilmiş. Nitekim, ertesi gün para bir bavul içinde hazırmış.
Aradan iki gün geçince Yargıç, parayı geri vermek için yeniden Bankaya gelmiş. Banka yönetimi bunun üzerine hemen Adalet Bakanlığı’nı aramış. Bakanlık da olayı kovuşturmak için müfettişler görevlendirmiş. Müfettişler, yargıca bu hareketinin nedenini sormuşlar ve şu yanıtı almışlar;

“Kraliçenin hükümeti, bize gerçekten bu kadar güveniyor mu? Onu sınadım.”
Raporlar Bakanlığa iletilmiş ve aynı gün yargıcın görevine son verilmiş. Azil’in gerekçesi gönderilen yazıda açıklanmış;

“Kraliçe hükümetinin saygın bir yargıcı devletine güvenmiyor ve onu sınıyorsa, devlet de ona asla güvenmez.”


BİR DAMLA:

■ Kılıcın yapamadığını adalet yapar.

■ Sevginin kurduğu devleti adalet devam ettirir

■ Adaletsizliğin en büyüğü, adil olmayıp adil gibi görülmektir.

> Yeni Meram >Yazarlar > TABANDAN TAVANA DEMOKRASI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.