YAZARLAR

1970’li yılların başlarıydı. Özden Teknik Tarım Okulu’ndan bir mümtaz hocam Bekir SUBAŞI, Konya Tarım İl Müdürü idi, hoca-talebe münasebetlerimiz sırdaş olma derecesinde olurken, inancı kavi imanı tam muhterem hocam İsrail’den nefretle bahsederken, bu ırk ve soyun insanlığın tarihine kara bir leke olarak oturduğunu hep tekrarlardı.

Sevgili Hocam SUBAŞI Tarım İl Müdürlerinin İsrail’e yaptığı bir mesleki araştırma gezisine katıldı. Görev icabı İsrail milletini ve ülkesini yakından görmüştü ki, dönüşünde ziyaretine gittiğimde, “gel evladım gel, sana neler, neler anlatacağım bir gerçeği de öğren” diyerek İsrail anılarını dile getirmeye başladı.

Bizim nefret ettiğimiz o İsrail bizim dinimiz kadar sağlam çalışmalar sergilerken çölün kum yığınları arasına taşıma toprakla bahçeler kurup çeşit, çeşit meyveler yetiştirerek yarattıkları VAHA gözleri kamaştırır. İsrail’de yetiştirilen o nefis meyvelerin sularını ilkokullarda okuyan çocukları yaş ve kilo ölçütleri ile gereksinim duyulan kaloriyi sağlayarak akıllı ve sağlıklı nesiller yetiştiriyorlar.

Sonrasında fakri zaruret içinde yetişen Filistin çocukları geleceğin İsrail’i ile savaşta barışta yarışacak. Buna kargalar güler derken içindeki İsrail kinini adeta bir tarafa bırakıp yüce İslam dininin icaplarında Yüce RABBİMİZ’in meleklere bile vermediği o aklı kullanmasını bilmeyenlerin yarattığı toplum sürünmeye layık oluyorsa, bunun vebali o toplumu çağın icapları ile donanımlı kılıp, dosta güven ve düşmana korku verebilmesi mümkün mü?

Hocam SUBAŞI incelemeleri içinde patates tarlası diye götürüldükleri yerin domates tarlası olarak karşılarına çıkması üzerine; “bizde buna domates derler dediğimiz de bir kökü açınız bakalım ne göreceksiniz?” yanıtı sonunda gördüğümüz manzaradan şaşırıp kaldıklarını zira patates saplarına domates aşılanıp bir tarladan iki ürün alınmasının mucizevi bir çalışmanın örneği olduğuna tanık olduklarını anlatırken Müslümanların çalışıp yaratmadan hangi hak ve hukukla çalışanı kötülemenin, günahı içinde ezildikleri gerçeği ortadadır.

İSRAİL’İN başarısında müspet ilim fen, plan, proje ve fizibilite vardır. İsrail’in kırk yıl önce çocuklarına meyve suları takviyesi ile lüzumlu kaloriyi verip sağlam bir nesil yetiştirirken bizim bir ilkokul öğrencilerine SÜT İÇİRME planımız daha ilk günde başımıza vurdu. Binlerce çocuk zehirlenme ve alerjik hassasiyetle hastane kapılarına düştü. Tıp biliminde sevilerek yenilip içilmeyen her şey insan sağlığı için zararlıdır ilkesi vardır.

Bizim çocukların sütten ağzı yandı bundan böyle yoğurdu üfleyerek yiyecekler. Zira yudumladıkları sütten zehirlenme ihtimalleri akıllardan çıkmadı ve çıkmayacak. Şimdi yetkililer, projelerini alıp başlarına çalsınlar. Hijyen ve laboratuvar teknolojisinin dijital teknoloji ile bütünleştiği çağımız dünyasında bu gaflet ve ihmal affedilecek türden değildir. Korkumuz odur ki bu vebal ve günahın faturası değerli öğretmenlerimize kesilmesin… .

> Yeni Meram >Yazarlar > SÜTTEN AĞZI YAKTILAR YOĞURDU ÜFLEYEREK YEDİRECEKLER !
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.