YAZARLAR

Nüfusu 11.567’si erkek, 11.460’ı bayan olmak üzere toplam 23 milyon 27 bine ulaşan Suriye son günlerde gündemimizin en başında yer almaktadır. Sınır uzunluğumuz 877 km olup kara sınırımızın en uzunudur. Dicle çayı kavşağından doğu-batı yönünde Hatay il sınırına ulaşır. Daha sonra Hatay; ilinin doğu güney sınırını oluşturduktan sonra Akdeniz’e ulaşır. Türkiye’nin en güney noktası bu sınır üzerindedir.
Türkiye-Suriye sınırının bugünkü statüsü, Türkiye-Fransa arasında imzalanan 20 Ekim 1921, 5 Haziran 1926 ve 23 Haziran 1939 Ankara Anlaşmaları ile saptanmıştır.

Suriye’nin bağımsızlığını kazanmasından bu yana tam 66 yıl geçti. Suriye henüz yeni ve genç bir ülke olmasına karşın tarihsel açıdan zengin bir varlığa sahiptir. Kini uygarlıkların merkezi olarak nitelenen

Suriye toprakları doğu- batı uygarlıklarının bütünleşme noktasıdır Anadolu’nun doğal uzantısı durumundaki Suriye toprakları, Sümer, Asur gibi doğu, Makedon, Roma gibi batı uygarlıklarına ek olarak, Türk ve İslam uygarlıklarını birlikte yaşamıştır. Suriye, önce Perslerin daha sonra İskender’in istilası ile Makedonlara geçmiş, M.Ö. 60 yıllarında Romalıların bölgedeki egemenliğiyle Suriye Prensliği kurulmuş, İslamiyet’in doğuşuyla birlikte ilk Halife Hz. Ebubekir döneminde Halid bin Velid komutasındaki İslam ordusu 635’te Suriye topraklarına girmiş ve 636da Şam’ı fethetmiştir. Halife Hz. Ömer Kudüs’e kadar gelerek, Suriye’nin teşkilatlanmasını bizzat yönetmiştir. Emeviler döneminde çok gelişmiş ticaret merkezi haline gelmiştir.

Emevi ve Abbasilerin zayıflaması ile bütünlüğü bozulan Suriye’yi X.Yüzyılın sonunda Şii Fadimi’ler işgal etmiş düzeni, 1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra Türkler sağlanmış, XI’inci asırda başlayan Orta Asya göçleriyle Türkmen boyları Suriye’nin kuzeyinde yerleşmişlerdir. Selçukluların 1040 Dandanakan Zaferi’nden sonra Oğuz boylarından Türkmen boy ve oymakları, 1063’ten itibaren Suriye’ye girerek yaşam koşullarına uygunyerleri vatan edinmişlerdir. Suriye’deki ilk Türkmen yerleşme bölgeleri Halep ve Lazkiye ile bu kentlerin kuzeyinde kalan bölgeler olduğu anlaşılmaktadır.

Anadolu Selçuklu Sultanı Kutalmış oğlu Süleyman , Çukurova, K.Maraş, Gaziantep, Antakya bölgeleri ile birlikte Halep-Lazkiye hattının kuzeyinde kalan bölgeleri Ermeni ve Bizanslılardan fethederken, Suriye, Selçuklu Sultanı Tutuş , Sina Yarımadası’na kadar uzanan Suriye, Lübnan, Ürdün ve Filistin’i Fatimilerden almıştır. 1096 yılında başlayan Haçlı Seferleri sırasında; Selahaddin Eyyubi komutasındaki İslâm orduları Türklerle ittifak ederek, Suriye’yi savunmuşlardır.

Bu gelişmelerden sonra, Atabey Devleti’ne Selahaddin Eyyubi’nin kurduğu Eyyubiler devleti , ona da Türk Memluk sultanlığı halef olmuştur.
Yavuz Selim Mercidabık’ta Memlukları yenmesi ile Suriye Toprakları Osmanlı Devleti’ne bağlanmıştır. I Dünya Savaşı sonuna kadar Osmanlı egemenliğinde Şam, Trablus ve Halep eyaletleri şeklinde yönetilen Suriye; her yönden kalkınarak en huzurlu ve en müreffeh devrini yaşamıştır. Savaş sonrasında, İngilizler ve müttefikleri, 2 Ekim 1918 tarihinde Şam’a 27 Ekim 1918’de de Halep’e girmişler, daha sonra Suriye Fransa’ya devredilmiştir. Fransa’nın Suriye egemenliği II. Dünya Savaşı sonuna kadar sürmüştür. Savaş sonrası Amerika ve Rusya Suriye’yi bağımsız bir ülke kabul ettiği halde; Fransa, ekonomik, kültürel ve stratejik bir takım imtiyazları garanti altına alacak “özel anlaşmayı” resmen kabul ettirinceye kadar çekilmemiştir. Fransızların 5 Nisan 1946’da resmen çekilmesi üzerine Suriye üzerindeki egemenlik için, Amerika ve İngiltere arasında rekabet başlamış, daha sonra bu rekabete Rusya da katılmıştır.
Serbest seçimlerinden sonra 30 Mart 1949’da ilk askeri darbeyi, CIA’nın desteği ile General Hüsnü Zaim yapmıştır. Zaim’in darbesinden, Esad’ın darbesine kadar Suriye’de 10 başarılı, bir o kadar da başarısız askeri darbe yaşanmıştır. Suriye tarihinde, bundan sonrası Esad dönemi başlamıştır.

> Yeni Meram >Yazarlar > SURİYE NEREDEN NEREYE?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.