YAZARLAR

Hafta sonunu iyi geçirmeniz dileklerimle bugün izninizle biraz da yağışlardan bahsetmek istedim sevgili okurlar. Allah’a çok şükür ki sıkıştığımız anda rahmet geliyor bereketli yağışlar oluyor. Ancak hepimizin kabul edeceği gibi yeterli altyapımız olmadığından ya evlerimizi su basıyor, yada seller araçları sürükleyip bize çok faydalı olacak yağışlar büyük zararlara yol açıyor.

Asfaltların zaten trafiğe açılmış olan üstlerinde kaldırım taşı değiştiren, yolu raylı sisteme açarak çeşitlendirme yerine, iki tarafına yer altına kanalizasyonlar açıp asfaltı da balık sırtı yaparak bu suları rögarlarla bir havuza yönlendirip oradan da tarla sulama kanallarına sevk etsek daha faydalı olmaz mı?

Hollanda’da özellikle Roterdam’da bir caddeyi karşıdan karşıya geçerken iç çamaşırlarınıza kadar ıslanırsınız. Pabuçlarının asla tabanı hariç hiçbir yeri ıslanmaz. Yağmur lekesi su lekesi diye bir şey olmaz. Hiçbir araba istediği hızla da geçse asfaltlarda göllenme olmadığı için üzerinize su sıçramaz. Bunları yapmayıp üstelik geniş beton alanlarla toprağın üzerini kapatırsanız gelen yağmur emilemez. Yağışların çoğu yeşil alanlarda hızla emilir; ağaçlar toprağa karışan bu suyu kökleriyle emer ve ihtiyaç fazlasını da yaprak yüzeyinin genişliğine bağlı olarak yine rahmet olması için buharlaştırıp gökyüzüne gönderir. İnsanın sel felaketlerinde olduğu gibi, başlarına ne gelirse “İlahi düzeni” şuursuzca yok ettiğinden gelir.

Güneşin radyasyonundan korunun derken; nükleer denemeler, kullanılan nükleer bombalar ve denizlerde bunların denenmesi, nükleer santraller ile bunların tehlikeli atıkları hep felaketlere sebep olmuştur ve olacaktır da. Demek ki

Yağışların emilebileceği birçok araziyi betonlaştırmamakAğaçları kesmek yerine, daha çok ağaçlandırma yaparak hem erozyonu hem de selleri önlemekYolların iki tarafında kanallar açıp balık sırtı asfaltlar yapmak ve toplanan suyu tarımsal arazilere sevk etmek.

NETİCE OLARAK: Bu kadar bol yağışlarda, bugün ki teknolojide “Barajlarımızın su seviyesi tehlikeli boyutlarda azaldı”, “Susuzluk tehlikesi var” gibi beyanatlar sadece iş bilememe itiraflarıdır.

Ayrıca da tabi ki evleri de su basmamasını istiyorsan dere yataklarına inşaat yapmayacaksın, yaptırmayacaksın.

İçme suyu havzalarını “Yerleşim yerlerine aç”, sonrada su bulanık, mikroplu yada değil diye tartış dur. Her açılan yerleşim yerinin “Atık suları” ve “kanalizasyonları” nereye akıyor sanıyorsunuz?

Hepinize sevgi ve saygılarımla…

> Yeni Meram >Yazarlar > Su akar biz……
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.