YAZARLAR

Bir zamanlar biz oldukça anlayışlı insanlardık. Sabırlıydık. Dinlemesini bilirdik. Kimsenin sözünü kesmez, aralara girmez, saygısızlık etmezdik.

Hepimize bir haller oldu.

Tüfek icat oldu mertlik bozuldu derler ya..

İnternet icat oldu, kantarın topuzunu kaçırdık!

Şirazeden çıktık…

Ne sabrımız kaldı, ne nezaketimiz nede o dillere destan zarafetimiz.

Kaba-saba,

Anlayışsız,

Kazı koz anlamaya hazır,

Sabır sınırı neredeyse hiç olmayan,

Çekilmez,

İkna olmaz,

Kin tutmaya meyilli,

İnatçı mı inatçı insanlara dönüştük!

Aramızda ne dostluk kaldı ne arkadaşlık!

Hayatımıza birdenbire giren akıllı telefonlar neredeyse aklımızı başımızdan aldı.

Birçoğumuzu yalnızlaştırdı, benden başka kimseyle konuşma, ilgilenme, ben sana yeterim dercesine hemen hepimize el koydu!

Telefonum benim hayatım!

Onsuz yapamıyorum!

O olmadan bugüne kadar nasıl yaşamışım diyenlerle dolup-taştı etrafımız!

Telefona bakmaktan, oyun oynamaktan, birileriyle mesajlaşmaktan ne konuşulanı duyuyoruz, nede anlatılanı dinliyoruz!

Biz ne mi yapıyoruz?

Kapıldık gidiyoruz, internet rüzgarına…

Tutabilene, erişebilene aşk olsun!

Sohbetler bitti!

Sosyal Medya’nın dayanılmaz cazibesi,

Kendimizi gösterme,

İspat etme,

Olduğumuzdan fazla görünme gibi duyguların tavan yapması karşısında şaşırdık kaldık!

Yazılarımız kısaltma denen kelimelerin budanmasına yol açarken, derdini birkaç kelimeyle anlatma modasına kaptırmış gidiyoruz!

 

*****

Güzel dilimiz Türkçe, internetin, argo tabirlerin, yabancı kelimelere en olmadık eklemeler yaparak, yeni kelimeler ve kavramlar oluşturma hevesleri, Türkçenin canına okudu.

Görünmez bir el, dilimizi öylesine sinsi bir şekilde karıştırıyor ki,  ne bir şey umurumuzda, nede yaşanan tehlikelerin farkındayız!

Kendimize gelebilir miyiz?

Bu halden kurtulabilir miyiz?

Yeniden toparlanabilir miyiz?

Biz bu gidişata neden dur diyemiyoruz?

Gibi soruların henüz cevapları yok!

 

*****

Sosyal medyayı iyi kullandığımızı söylüyoruz. Hatta birçoğumuz için olmazsa olmazımız. Yaşama biçimimiz.

Çok mütevazi sayfalarda var…

Oldukça abartılı olanlarda…

Beğeni ve yorumlarla coşanlarımız, beğeni sayılarından kriter oluşturanlarımız, bunu kendince haddinden fazla ciddiye alanlarımız var.

Ancak, paylaşımlarda kullandığımız üsluplar tartışma götürür!

Hele konu siyasetle yada yaptığımız işle ilgili bir sataşma ise…

Kelimeleri kılıç, cümleleri kalkan eyleyip başlıyoruz savaşa…

Amma ne savaş…

Ne oluyoruz?

Ne yapıyoruz?

İki satır sonrasında, kullandığımız ifadeler oldukça sert, çığırından çıkmış, ölçüsüz, hakaret ve küfür ağırlıklı..

Hırsımızı alıncaya kadar sürüp gidiyor!

Klavye başında ya da akıllı telefonların tuşlarıyla laftan yazıya dökülen oklar, mermiler, gülleler yağdırıyoruz karşı tarafa!

Görünürde kafası gözü yarılan olmasa da, hakaretlere ve küfürlere anında vardırılan yazılı hücumlarla kazanıldığı zannedilen sanal zaferlerden son derece haz duyan insanlar var!

Sanal alemin uçsuz bucaksız savaş meydanlarında, bir-iki satır tahrik edici kelime, meydan savaşı çıkarmanın sebebi oluveriyor!

Kavgalarımızı,

Hırslarımızı,

Düşmanlıklarımızı,

Hakaretlerimizi,

Saldırganlıklarımızı,

Fütursuzca laf çarpmalarımızı,

Sanal aleme taşımayı başaranlar olarak,

Nedendir bilinmez tahminlerin ötesinde mutluyuz!

 

*****

Yazı bazında, nezaketimizi kaybedeli ne kadar oldu bilenimiz yok!

Zarafet, uzatıldıkça uzatılan uzak bir tatile gönderilmiş gibi.

İstese dahi dönüp gelemiyor.

Sanal alemden başımızı kaldırıp, gerçek aleme, gerçeklerle yeniden yüzleşmeye hazır olduğumuz gün, bir çok konunun çözüme kavuşacağını biliyor olsak da…

Derin bir hayranı olduğumuz sanal dünyadan ayrılmaya ne hazırız, nede böyle bir isteğin içerisindeyiz!

 

> Yeni Meram >Yazarlar > SOSYAL MEDYA, NEZAKET VE ZARAFET!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.