YAZARLAR

***

■ “YENİLGİ, bir umutsuzluk kaynağı değil, taze bir başlangıç olmalıdır.”

***

SİVAS HAKKIYLA KAZANDI

Konyaspor teknik patronu Uğur Tütüneker doğru söylüyor:

“Sivas bizden üstün oynadı.”

Maç başladı Konyaspor 4-2-3-1. Sivas çok sert, biz yumuşak…

İlk dakikalarda Konyaspor defansı ilerde kurunca Sivas uzun paslarla gol aradı. Pekii, Sivas 90 dakika bizden iyi oynadı da, ya Sivas’ın çizgiden çıkardığı ve Ömerali’nin direkten topu gol olsaydı?

Sonuç değişir miydi, evet.

Tütüneker’e katılmıyoruz.

Çünkü, biz kötü oynamadık.

Topun yüzde 52’si bizdeydi.

Fakat, Sivasspor bizden iyiydi.

Fenerbahçe maçının 2. yarısında gerçekten inançlı oynamıştık.

Ayaklarımız yere basmamış ki, 2-0 yenildik.

Futbolda bunlar var. Ve olmaya devam edecek.

Sivas maçı için oyuncu isimlerine girmek yersiz…

Savunma hataları var da….

Özellikle 2’nci yarıda deparlı oyun var mı, yok. İsabetli pas var mı, yok. Şut atma var mı, yok. Birliktelik ruhu var mı, yok. Güven duygumuz var mı, yok. Geniş alanda oynamak var mı, yok. Rakip sahada boş alan yaratmak var mı, yok. Ofansa orta alandan yeterli destek var mı, yok. Boş alan yaratıp boş alan kapatmak var mı, yok. Tempo var mı, yok. Kanatlardan ortalar var mı, yok.

Bu yoklar varsa puan da yok.

Özellikle 2’nci yarının başlamasından sonra oyundan düştük mü, düştük.

Bunları şunun için yazdık. Güzel futbol oynasaydık da skor yine 2-0 olsaydı, futbol değil skora ve fotoğrafa bakarak yorumlar yapacaktık.

Girişimizde de yazdık: “Yenilgi, bir umutsuzluk değil taze bir başlangıç olmalıdır.” Ve hemen ekleyelim: Bu takıma iki kanat bir bitirici santrfor acilen alınmalıdır.

Geçelim hakemlerimize:

Evlere şenlik… Kimi taç ve faul atışlarını 10-15 hatta 20 metre ileriden kullandırıyor, kimileri penaltılarda topa vurulmadan 5-6 futbolcunun 18’e girmesine göz yumuyor.

Sivas’a kadar giden taraftarlarımızı kutlayalım ve artık Sivas maçını unutup Kasımpaşa maçına odaklanalım.

Çünkü “Biz, Cehennem buz olana kadar Konyasporlu’yuz.”

***

YANLIŞTAN DÖNMEK

Geçen haftaydı Beşiktaş-Trabzonspor maçı… İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynandı. Beşiktaş kalecisi Tolga Zengin maç sonrasında erkekçe açıklamıştı: “Olimpiyat Stadı’nda güzel olan tek şey isminin Atatürk olması.”
Şükürler olsun ki, Tolga’yı kutlayan % 50’nin içinde yer alıyoruz. O’nun gibi daha niceleri var.
Doğrudur: Bir yanda Emre Belözoğlu gibi, Hakan Şükür gibi, Arif Erdem gibi, Hakan Ünsal gibi Fethullahçılar vesaireler, öbür yanda Tolga gibi inadına yürekliler… Ve Saffet Sancaklı gibi ülkücüler…
Hiç ama hiç istemiyoruz fakat spor sahalarında ve özellikle futbolda bu sezon sıcak saatler yaşanacağa benziyor.

Çok maçta dinledik, “Her yer Taksim… Her yer direniş” diye… Polisiye önlemlerle bu tür toplumsal olayların önünde duramazsınız. Bir yanda “spora siyaset sokmak yasak” diyen, diğer yanda siyaseti yandaşlarına sokturan iktidardakiler, kendi “yasaklarının” altında belki de ezilecekler.

Merak ediyoruz, yanlışlardan ne zaman dönecekler?

> Yeni Meram >Yazarlar > Sonuç normal
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.