YAZARLAR

“Orda bir köy var uzakta / O köy bizim köyümüzdür / Gitmesek de, gelmesek de / O köy bizim köyümüzdür” dörtlüğünü okuyup okuyup uzaktan el sallamışız cümle köylere.

Uzaktan uzağa elmalı dağlar demişiz.

Elmalı dağların gölgesindeki köylerden elmalar gelmiş önümüze, falanca köyden demişler, amma o köyü hiç merak etmemişiz.

Bilmediğimiz, görmediğimiz, gitmediğimiz köyler üzerine şiirler, ağıtlar, hikayeler, senaryolar yazmışız.

Köy değil mi hepsi bir diyenlerimiz çıkmış.

Köyde ne yapılır?

Nasıl yaşanır?

En yakın köye hangi yoldan gidilir, merak dahi etmemişiz.

Altımızdaki arabalar köy yoluna vurulur mu diye kıyamamışız.

Köyde bir gün geçirme fikrine dayanamamışız.

Ne işimiz var köyde demişiz.

Ava meraklı olanlarımız, içinden geçmiş bazı köylerin.

Bir kaç kişi ile selamlaşıp, iki satır konuşmuş. Sigarası biten köy bakkalından bir iki paket sigara almış, yada yiyecek bir şeyler.

Siyasete meraklı olanlarımız dışında, aslı-nesli köyden gelenlerin köklerini, akrabalarını merak etme düşünceleri dışında, asfalt üstü köylerin yanından son sürat geçip-gitmişiz.

Kadıköy varken, Bakırköy varken, Çengelköy varken ne yapalım adı sanı duyulmayan, yolu-izi bilinmeyen, gide-gide varılmayan, yazın tozdan, kışın çamurdan geçilmeyen köyleri demişiz…

Kadıköy gibi, Bakırköy gibi köyler Anadolu’daki nice adı şehir olan, vilayet olan yerden daha ışıltılı, daha pırıltılıyken, başka köy aramak aklımızın ucundan geçmemiş.

Köyden gelene köyden gelme demişiz.

Dağdan gelip, bağdakini kovmaya niyetleniyor demişiz.

Evli evine, köylü köyüne demişiz.

Ancak, köy peyniri, köy yumurtası, köy tereyağı olmadan sofralara oturmamışız!…

Köy domatesi, köy salatalığı, köy biberi, köy salçası, köy ekmeği denildiğinde akan sular durmuş!…

Kabaran iştahımız ile masada ne var-ne yok silip süpürmüşüz!…

Bizdeki nasıl bir köy sevgisi ise, akıllara ziyan bir şey olmuş çıkmış.

Köy denilince, sanatçılarımızın ilgisini çeken, kendilerine birer ev satın aldıkları, içerisinde yaşadıkları bir köyden bahsedelim.

Bu köyü tanıyorsunuz, biliyorsunuz, artık bütün Türkiye biliyor.

Sonsuz Şükran Köyü.

Anadolu’nun tam ortasında, bizim köyümüz diye sahiplenilmiş, gidilip-gelinir olmuş, bir köy.

Hüyük-Çavuş kasabasının hemen yanına kurulan kerpiçten evlerin süslediği, Çavuş Kasabasının komşu olduğu, kendisine komşu edindiği bir köy.

Sanatçılar artık Çavuş kasabalı olmuşlar.

Burada ne mi var?

Köy hayatını özlemişlerin, köy hayatını merak edenlerin, huzur ve dinginlik arayanların, kafasını dinlemek isteyenlerin, Anadolu’yu Anadolu’nun tam ortasında, Anadolu medeniyetlerinin beşiğinde, en tatlı rüzgarların esişinde en tabi haliyle, kabullendiği bir köy hayatı.

Sonsuz Şükran Köyü, Büyükşehrin gürültüsünden kaçanların, sakinliği ve sükuneti arayanların köyü.

Köyün içinde araba dolaşması yasak.

Araçlarınızı köyün girişindeki park alanına park ediyorsunuz.

Ve iki katlı kerpiç evlerden oluşan köyü sokak sokak dolaşıyorsunuz.

Evlerinin önünde oturan artık köyün sakinleri olan sanatçılarla selamlaşıyorsunuz.

Çavuş Kasabası ile komşu olan Sonsuz Şükran köyünde kimlerin oturduğunu, kasaba halkı ezbere biliyor.

Sanatçılar köye bir şey vermek için değil o köyden bir şeyler almak için geldikleri söylüyorlar. Aradıkları sadelik. Aradıkları samimiyet. Aradıkları içtenlik. Aradıkları dostluk ve büyük şehirlerde tamamen bitmiş olan o güzel komşuluk duygusu.

Köylerimizin yeni komşularına sunduğu güleryüz, samimiyet, misafirperverlik, komşuluk, yardım etme duygusu, bölüşme ve paylaşma adetleri öylesine çekmiş ki sanatçıları.

Yaşadıkları dünyada hiç olmayan yakınlığı ve içtenliği bulmuşlar burada. Genç Belediye Başkanı Mehmet Çiğdem on yıldır Belediye Başkanı. Sonsuz Şükran Köyünün mimarlarından birisi. Çavuş Kasabasının tanıtımında, Sonsuz Şükran Köyünün kurulmasında oldukça etkin bir isim. Bir hayali gerçekleştirmişler. Sanatseverler, severek, isteyerek, özleyerek Çavuş’taki etkinliklere katılmaya ve Sonsuz Şükran Köyünde kalmaya geliyorlar. Misafir olarak değil, komşu olarak, ev sahipleri olarak

9-13 Ağustos arasında tertip ettikleri etkinlikler Çavuş kasabasını dünyaya tanıtan belgesellerin çekilmesine vesile olmuş. Sanatçıların eserlerine sergilemesine imkan sağlamış. Geceleri ise Türkiye’nin ünlü sanatçıları sahne alarak, Çavuş Kasabası meydanında kurulan sahneden hem Çavuşa, hem tüm Türkiye’ye sesleniyorlar.

Çavuş küçük bir kasaba sevgili okurlar. 2014 yılının 24 Mart’ından sonra Hüyük İlçesine bağlı bir mahalle konumuna gelecek. Sonsuz Şükran Köyü’de muhtemelen mahalle modasına ayak uydurup, Sonsuz Şükran Mahallesi olarak isim değişikliğine gidecek.

Çavuş Belediyesinin, Belediye olarak son defa tertiplediği şenliğin son gününde oradaydım. Bundan sonra böyle bir organizasyonu mahalle olarak yapamayacaklarına göre, ya dernekleri marifetiyle, yada Hüyük Belediyesinin imkanlarıyla hayata geçirebilecekler.

2014 yılı Nisan ayı başından itibaren Konya ili mücavir sınırları içerisinde var olan 584 köyün ve yüz küsur beldenin yerinde yeller esecek.

Ve o meşhur şiirimizi, istemesek de ” Orda bir mahalle var uzakta…” diye değiştirip söyleyeceğiz. Konya’da bizim köy söylemleri, zorlama ile de olsa bizim mahalleye dönüşecek.

> Yeni Meram >Yazarlar > Sonsuz Şükran Köyü, bizim köyümüz!…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.