YAZARLAR

Demokrasilerde hakim umde adalettir. Adaletin olmadığı yerde demokrasinin olması asla olası değildir. İnsanlığın tarihinde Yüce İslam dininin temel öğelerinin adalet olduğunu görmekteyiz. Onun içindir ki tüm ilahi dinlerin ortak adalet, sömel ve temelinde HAZRETİ ÖMER ADALETİ örnek alınmaktadır.

Demokrasi kavramının da adaletsiz olamayacağı, demokrasi arayışı içinde olan her ülkenin yegane hedefi ve olmazsa olmazıdır.

Ülkemiz çok partili hayata girdiğinden bu yana adil demokrasi düzeninin arayış içinde ise de, ne yazık ki bu müstesna değere sahip olamamıştır

Ulu önder ATATÜRK; Osmanlı’nın enkazı üzerine adeta yoktan var ederek kurduğu Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu aşamasında ihdas ettiği adalet içeriği 19-Mayıs -1919’un ilk adımı, ile Erzurum ve Sivas kongreleri bir enkazdan bir devletin bile yaratılmasında demokrasi ve adalet kavramlarının hakim kılındığını göstermiyor mu?

Demokrasimiz çok partili hayatın akışı içinde geçen 66 yılda, askeri müdahalelerle kesinti yaparken bu müdahalelerin bir gün öncesi ülkede müdahaleleri gerekli kılan sebeplerin kaynağına inilerek çözüm aranması en akılcı bir davranış olacakken sadece askeri müdahalelerin sorgulanıp yargılanması yoluna gidilmesinin neresinde adalet olduğunu düşünmemek ne hak?

O halde milletvekili sayısal çoğunluğu ile her istediğini yaparak adalet ve fırsat eşitliğini yıkıp demokrasiyi tahrip edenlerin ve askeri darbelere zemin hazırlayanların sonrasında, yapılan seçimlerle alaşağı edilen siyasi partilerin yönetici ve önderlerinin tıpkı bugünkü Balyoz ve Ergenekon davalarında sorgulanıp yargılananların akibeti ile iç içe getirilmeleri gerekmez mi?

Birileri bozsun dağıtsın, bir başkaları ise bu bozup dağıtmaları görüyor olmanın cezasını çeksin.O zaman bu ülkede adalet ve demokrasinin varlığının nasıl kabullenileceği üniter bir ülkenin sorunu olmuyor mu?

O halde iktidar, muhalefet ve yargı üçgeninin kuvvetler ayrılığı ilkesi ile bütünleşip görevinin hiç bir dış etkene dayandırmadan icabını yapması gerçek Demokrasinin tecellisi olmaktadır. İste ülkemiz bu gerçeği aramaktadır.

Geciken adaletin hiçbir zaman gerçek adalet olmayacağı varsayımı biline biline ülkenin seçkin evlatlarının henüz suçları sabit olmadan, beratla sonuçlanacak durumlar sonunda yara alacak adaleti göz göre göre 3-5 yıldan bu yana kodeslerde tutulmasının Adalet neresinde? sorusu bellekleri yıpratmaktadır.

Gerçek siyasetin gerçek demokrasi ile mutlaka örtüşüp işlevini sürdürmesi arayışı bu ülkenin gündeminden çıktığı gün, önce HAZRETİ ÖMER ADALETİ ve sonrasında Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş umdelerindeki ATATÜRK İLKE VE İNKILAPLARININ yaşanması, ana gayesindeki tüm dünyaya örnek bir üniter devlet olma şansımız mazlum ve dikta ile yönetilen ülkelere örnek teşkil edecektir.

Zararın neresinden dönersen kar odur kazanımını beklentimiz dilek ve temennimizdir.

> Yeni Meram >Yazarlar > SİYASET SİYASETİ SORGULAYAMAZ MI?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.