YAZARLAR

SİYASET NE DUVARI, NE ÖRENİ, NE ÖRDÜRTENİ SEVER! -Erol Sunat-Yeni Meram Gazetesi

Duvar örücü denince, hemen duvar ustaları aklınıza gelmesin. Duvar örücülük mecazen irdelendiğinde, insanlarla ulaşmak istedikleri arasına setler, engeller, kapılar koyan, duvarlar örenlerle ilgili bir konudur.
Duvar örücü, kime duvar örüyorsa, kontrolü elinde tutma derdinde olandır.
Zamanımızda az da olsa duvar örücülere ihtiyacı olmayan, duvar örücülere imkan ve fırsat vermeyen yöneticiler ve idareciler olmuştur.
Onların her birisinin birer şehir efsanesi olmaları asla tesadüf değildir.
Nefsine yenilenler,
Egolarına dur diyemeyenler,
Gurur ve kibrine düşkün olanlar,
İnsanlara tepeden bakma eğilimleri güçlü olanlar,
İnsanlarla kendi aralarına koydukları mesafe konusunu abartanlar,
Duvar örücülerin örümcek misali ördükleri ağlara yakalanmaları an meselesi olanlardır.
Saygıda, nezakette, övgüde, gurur okşamada emsali az olan duvar örücüler, güven kazanma konusunda mahirdirler.
Duvar örücüler için, ördükleri duvarla kendileri arasında kalmaya başlayan ve kalan insanlar
Ne yazık ki, bizler duvar örücülerin insafına kalmış bir zamanda yaşıyoruz.
Duvar örücüler, bulundukları konumu abarttıklarında, kendilerine de ulaşılamasın diye, birkaç duvar örücüyü de kendilerine ulaşılması zorlaşsın diye koyabilmiş insanlardır.
Duvar örücülerin kraldan fazla kralcı olma halleri, bugün siyaset dünyasından beklentisi olanlara oldukça zor anlar yaşatıyor.
Duvar örücülerde, gidenlerin yerine gelenler için başladılar duvarlarını örmeye.
Onca yıl halkla, vatandaşla, iş sahipleriyle varılmak istenen, görüşülmek istenen insanlar arasına duvar örenler…
Ne kazandınız?
İtibar mı?
İmtiyaz mı?
Ulaşılamaz olmak mı?
Sizlerin yüzünden o insanlar hakkında konuşulanlara her zaman olduğu gibi kulaklarınızı tıkadığınızı görüyoruz!
Sizin elinize düşen iflah olmuyor!
Kapalı kapıları açanlar!
Bırakın o kapılar açık kalsın!
Duvar örücülerin telkinlerine kendini kaptıranların halini, neden, niçin sorularının cevaplarını öğrenemediyseniz, üç gün sonra sizlerde kapatırsınız o kapıları, kapılara duvarlar ördürmeye başlarsınız!
Duvar örücülerin, kimin başına ne duvarlar, ne çoraplar ördüğünü şehrin sokaklarında ki yankılarını, duyamayanlara ve duymak istemeyenlere de selam olsun!
Duvar örücülerin şehre göstermediği, yanına yaklaştırmadığı o insanlar şimdi herkesin gözünün önündeler.
Sudan çıkmış balık misali halleri duvar örücülerin umurunda bile değil!
Çünkü onlar yeni gelenlerin etrafına örecekleri duvarın derdindeler!
Duvar örücülere olan merakımız, önce kapıları kapatmakla başladı. Kapattığımız kapıların ne denli iyi ve yerinde olduğu konusunda övgüler ve desteklerle mest olan arkadaşlarımız, arada bir aralık bıraktıkları kapıları dahi bir süre kapatmaktan mutlu olur hale geldiler.
Duvar örücü, Deli Dumrul misali istediğini içeri aldı, istemediğine şu kadar gün sonra gel deyip kestirip attı, talepleri.
Duvar örücünün telkinleriyle, bu telkinlere bayılan sorumluların, bu işten son derece memnun olması her isteyenle görüşmenin yanlış olduğu izlenimlerinin yaratılması, sonunda duvar örücünün bir isteğinin iki edilmediği bir ortamı hazırladı.
Duvar örücü, her dönem için, her karakter için ayrı ayrı yöntem geliştirerek, deneme sınama yoluyla da, işini dört dörtlük hale getirme yollarını çoktan keşfetmişler arasında bir numara oldu.
Duvar örücünün duvarlarından, taş kalkanların mahrum bir halde meydanlara çıkan arkadaşlar ne yapacaklar?
Kollarını açıyorlar, insanlar sırtını dönüyor, kaçıyor.
Ellerini uzatıyorlar, onlara uzanan eller isteksiz!
Gülümsüyorlar, karşılarında gülümseyen yok!
Duvar örücülerin bunca yıl, ne denli yaman duvarlar ördüğünü henüz anlayabilmiş görünmüyorlar!
Sonra da hiçbir anlam veremedikleri bu yaklaşımlar karşısında;
Biz şu kadar yıldır, şunu yapmıştık, bunu yapmıştık, yok mu bunların bir kıymeti harbiyesi der gibi bakıyorlar.
Siyasete soyunanların birçoğunun şaşırdığı konu bu olsa gerek.
Kapattıkları kapılar,
Kaldırmadıkları duvarlar,
Açmadıkları ve arayanlara çıkmadıkları yok dedirttikleri telefonlar,
Sıkmaktan imtina ettikleri eller,
Mazeretlere sığınıp gitmedikleri düğün-dernekler, davetler!
Aralarında dolaşmadıkları insanlar!
Şimdi hepsiyle karşı karşıyalar!
İsterseniz şöyle bir soru soralım;
Kendilerini siyaset kulvarında favori olarak görenler, acaba toplum bizim hakkımızda ne düşünüyor diye merak ediyorlar mı?

> Yeni Meram >Yazarlar > SİYASET NE DUVARI, NE ÖRENİ, NE ÖRDÜRTENİ SEVER!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.