YAZARLAR

Dağda çok iyilerdi.

Ekmekleri, eroin esrar kaçakçılığından, silahları ABD’ den…

Kirli, kanlı paraları, o çok ağlama ayağına yatan analarına da kendilerine de yetiyordu.

Yıllarca hepimiz uyutulduk.

Üç yüz terörist sınırdan girmiş de…

Beş yüz terörist sınırdan girmiş de…

Bunlar gerçekten hayalet uçaklar gibi görünmeden roket atarlarını, havan toplarını beraberlerinde görünmeden Hakkari’ye, Şırnak’a, Mardin’e sokup, mayınlarını yollara döşeyip sonra da devletin müdürlüklerinden polis lojmanlarına, askeri lojmanlara hatta koskoca alay’ a ateş ederlerdi.

Sonra da hem bazukaları, hem havan topları, hem de roket atarları hayalet olur, buhar olur uçardı, hiç kimse de bunları görmezdi.

Şimdi de buhar olup, hayalet olup, uçacaklar.

Genelkurmay, Kolordu Komutanlıkları, asker, sivil herkes gözünü, kulağını kapatacak. Görmeyecek, duymayacak ve söylemeyecek.

Giderken de; sözde dışarıdan getirdikleri, şehrin içine dek soktukları silahlarını gömecekler ya da götüreceklermiş!

Ama kıyamam! Bu çocuklar kınalı kuzularımın cesetlerine basa basa gurbete gidiyorlar… Oldu mu? Şimdi analarını nasıl görecekler? Oysa Türkiye’ de hem terör estirip, hem analarının elini öpüp, hasret giderip, dağlara dönüyorlardı!

Ben, 2004 – 2005 yıllarında Diyarbakır’ın Yiğityolu Köyü’nde gönüllü öğretmen olarak çalışırken, sabahleyin sınıfa girdiğimde;

̶Örtmen, örtmen akşam PKK’lı ağabeyler gelmiştir. Oturmuştur, yemiştir, içmiştir. Onlarda bizim gibidir; derlerdi.

Konuyu değiştirir, ders işler, ama köyün 3 km aşağısında ki Jandarma Karakoluna rağmen nasıl gelip gittiklerine şaşardım!

Sonradan anladım ki hepsi gece silahlı, gündüz külahlı idiler. Özgürce dolaşıp, operasyona katılacaklarında, dağa çıkıp, Mehmetçiğimi, kınalı kuzularımı öldürüp yine şehre dönüyorlardı.

Şimdi bunlar mı sınır dışına gidecekler?

Hepsinin gittiğine nasıl inanırsınız? Söyler misiniz neden gitsinler?

Federasyon olmadan, cani, eli kanlı, katil Apo serbest bırakılmadan, Bayrakları ve Kürt devletleri oluşmadan gitmezler!

Onlar gidiyor gibi yaparken,

̶Başkanlık sistemi hayata geçmeden

̶Kürt – İslam Cumhuriyeti kurulmadan

̶Anayasa’ dan Türk milleti, Türk dili kavramları yok edilmeden,

̶APO’ ya özgürlük verilmeden, çekilmezler!

PKK; ABD’nin Ortadoğu petrolleri’nin Kürt ayağı bekçisidir. Kurulacak Kürt Federasyonu’nun silahlı gücüdür. Uzantısı Avrupa’ da olan, kara parasını, büyük para trafiğini neden terk etsinler?

Akil, Can Akbel buyuruyor;

̶Keşke Apo da özgür olsaydı sizinle konuşurken, diyor.

Akil, Baskın Oran konuşuyor;

̶Eğer çözüm süreci sekteye uğrarsa alışveriş merkezlerine, otogarlara, kalabalık yerlere giremezsiniz. Eylemlerle her yeri kana bulayacaklar!

Bu kişi; bu kadar nefret ettiği Türkiye Cumhuriyeti’ nin kimliğini hâlâ neden taşıyor? İstemediği, tehdit ettiği bir devletin neden hâlâ vatandaşı anlamıyorum?

AKİL; Yılmaz Erdoğan;

Bir kez bile kınalı kuzularımın cenazelerini uğurlayıp, dua etmezken; Güneydoğu Anadolu’ da şov yapıyor. Mezarlıkları dolaşıyor, kaçakçılara rahmet okuyor.

İşte bu cici çocuklar, sınır dışına gönderilirse anaları bu sefer de hasretlikten ağlayacaklar.

O zaman da “geri dön” açılımı başlatırız.

Biz teröriste çok acırız, hiç üzmeyiz. Yeter ki terörist yetiştiren analar ağlamasın!

Sayın Atilla Kart;

Konya’ ya gelen Yunus Emre, Mevlana’ nın yanına gider, ünlü eseri Mesnevi’ yi görür ve şöyle der:

̶Ben olsaydım bu kadar uzun yazmaz, ete kemiğe büründüm, yunus diye göründüm der.

Ben de keşke değerli zamanınızı bu kadar harcayıp, yorulmasaydınız diyorum.

Sadece;

̶Ana dilde eğitime,

̶Ana dilde savunmaya,

̶Türk milleti sözlerinin Anayasa’ dan kalkmasına,

̶T.C ibarelerinin silinmesine

̶Bülent Arınç’ ın “Kürt vatandaşlarımız Türk milleti sözünden rahatsız, onun için yeni bir şeyler bulacağız” demesine,

̶Sezgin Tanrıkulu ve Gülseren Onanç’ ın söylemlerine

̶Hüseyin Aygün’ ün yersiz çıkışlarına

karşı koymanız yeterliydi.

Sayın Kart;

Sizin adaylığınız da Meclis’ girmeniz için gayret eden ve destekleyen kişilerden biriyim.

Hiçbir partiye kaydım yok. Partili değilim.

Ben sizi CHP’ li olduğunuz için değil, Atilla Kart olduğunuz için destekledim.

Duruşuyla, nezaketiyle, sadeliğiyle, herkese örnek olan; düzgün aile yaşantısıyla, eşiyle çocuklarıyla, meslekte ki başarısıyla Konya’ mızı temsil edecek kişiliğiniz için destekledim. Çağdaş yüzünüz için destekledim, Konya’ mızın gururuydunuz.

Ama son dönemde ki; devletime, bayrağıma, Cumhuriyeti kuran kadrolara, Atatürkümüz’ e, öz dilimize yapılan hakaretlere ve Türk milleti yerine “ Türkiye ahalisi” söylemlerine sessiz kalmanız tabanınızı rahatsız etti.

Başıboş hayvanlar için 1994 yılında yola çıktığımda en yakınlarım “it anası”, Belediye çalışanları “Köpekçi kadın” dediler.

Bunların hiçbiri beni yıldırmadı, yoluma devam ettim. Tanrıya şükür ki şimdi Belediye Başkanlarımız, tüm Türkiye’ ye örnek olacak şekilde bu davayı sahiplendiler.

Şimdi ise söz konusu olan vatanım.

Benim Türkiye’ den başka yaşayacağım, yaşamak istediğim yer yok!

Al Bayrağımın altında 23 Nisan 1920’ de ilk TBMM ile temeli atılan, 24 Temmuz 1923’ te Lozan Antlaşması ile sınırları çizilen, 29 Ekim 1923’ te de kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ nin, Atatürk’ ün emaneti bu toprakların ve bu yüce Türk Milleti’ nin bölünmesine asla izin vermeyecek bir yurttaşım.

Benim için söz konusu Vatanımsa gerisi teferruattır.

Hele hele Kınalı Kuzularımızın katillerinin salıverilmelerini içime sindiremem.

Türk Bayrağı yerine kimsenin paçavrasını da dalgalandırtmam.

Türk Milleti tarih boyunca özgür yaşadı. Türkiye Cumhuriyeti’ de bunca iç haine ve dış düşmana rağmen ilelebet laik, üniter, sosyal bir hukuk devleti olarak yaşayacaktır.

Ne akiller ne de Mehmetçiğimin katilleri emellerine ulaşamayacaklar. Çünkü;

Türkiye Türklerindir.

Saygılarımla.

> Yeni Meram >Yazarlar > ŞİMDİ ANALARI DAHA ÇOK AĞLAR
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.