YAZARLAR

■ Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız. Bizim mezarımız ariflerin gönlündedir.

***

Hz. Mevlana’nın “Lala”sı olan Seyyid Burhaneddin aslen Maveraünnehir’deki Tirmiz kentindendir. Bilim öğrenmek için memleketler gezdi. Sonunda Hz. Behaeddin Veled’in halifesi oldu. Bir ara Tebriz’e gitti. Hocasının vefat edeceği ilham olundu. Hocası ona rüyada, oğlu Celaleddin’in terbiyesini kendisine verdiğini söyleyince Konya’ya geri döndü ve Hz. Mevlana’nın hocası oldu.
Hz. Seyyid Burhaneddin, Mevlana’ya dedi ki:
“Baban manevi makam sahibiydi, sen de onu ara, sözden geç. Onun sözlerini iki elinle kavramışsın; fakat benim gibi onun haliyle de sarhoş ol. Böylece de ona tam mirasçı kesil; cihana ışık saçmada güneşe benze. Sen zahiren babanın mirasçısısın; ama özü ben almışım; bu dosta bak, bana uy!”

Hz. Mevlana babasının halifesinden bu sözleri duyunca içtenlikle onun terbiyesine teslim oldu… Konya’da bir süre kalan Seyyid Burhaneddin, daha sonra Kayseri’ye gitmeye karar verdi. Hz. Mevlana Konya’da kalması için ısrar etti, ancak o, bir haber verdi;

“Öyle anlıyorum ki, buraya Şems-i Tebrizi gelecek. Senin yükselmen onun aracılığıyla gerçekleşecek!”

Hz. Seyyid Burhaneddin vefat edeceği gün gusül abdesti aldı. Hizmetçisine seslendi;

“Ecel şerbeti bardağa konulmuş, bana verilmek üzeredir. Beni yıkamaları için sıcak su hazırla. Dışarı çık ve ‘Seyyid Burhaneddin vefat etti’ diye seslen ki, cenazemde hazır bulunsunlar”

Allahü Teâlâ’ya yalvarmaya başladı:

“Ey hâzır ve nâzır olan Allahım! Bana bir emanet verdin. Nihayet o emaneti geri alacaksın!”

Sâffat Suresi 102. ayet-i okuduktan sonra dudaklarından son sözleri döküldü;

“Yâ Rabbi! Seni ve resulünü çok seviyorum, sana kavuşma arzum son haddine ulaştı. Sevgi ve arzuma bağışla!”

***

Hz. Seyyid Burhaneddin, Hz. Hüseyin’in soyundan olup gerçekleri araştırıp kavradığı için “Muhakkık” gizli sırları bilmesinden dolayı “Seyyid’i Sırdan” olarak ünlenmiştir.

Hz. Seyyid Miladi 1165 yılında Tirmiz’de doğmuş ve ilk öğrenimini babasından aldıktan sonra Belh’e giderek Sultanü’l Ulema Bahaeddin Veled Hz.’den 12 yıl manevi ilimleri tahsil etmiştir. Bu öğrenim sırasında Mevlana Celaleddin-i Rümi’nin mürebbilik ve atabekliğini de yapmıştır. Sultanü’l Ulema’dan icazet alarak Tirmiz’e dönmüş ve halkı irşada başlamıştır.

1220 yılında Belh’ten hicret eden Sultanü’l Ulema Bahaeddin Veled Bağdat ve Hicazı dolaştıktan sonra Konya’ya gelmiş ve 1230 yılında burada vefat etmiştir. Hocasının ölümünü keramet yoluyla öğrenen Seyyid Burhaneddin, gördüğü bir rüya üzerine Mevlana Celaleddin’i Rumi’yi yetiştirmek üzere 1231 yılında Konya’ya gitmiştir. Bir yıl Hz. Mevlana ile kaldıktan sonra zahiri bilimlerde ilerlemek için Hz. Mevlana Halep ve Şam’a gitmiş, Hz.Seyyid Burhaneddin de Kayseri’ye gelmiştir. Halep ve Şam dönüşü Hz. Mevlana Kayseri’ye gelmiş, bir süre kaldıktan sonra, Hz. Seyyid Burhaneddin ile tekrar Konya’ya gelmişlerdir. İlk gelişinden itibaren tam 9 yıl Hz. Mevlana’yı irşad edip sonra 1240’de Kayseri’ye dönmüş ve 1244 yılı bir güz mevsiminde yaşama veda etmiştir.

BİR DAMLA:

■ Ölüm günümde tabutum yürüyüp gitmeye başladı mı, bende bu cihanın gamı var,
dünyadan ayrılığıma tasalanıyorum sanma; bu çeşit şüpheye düşme. Bana ağlama, yazık yazık deme. Şeytanın tuzağına düşersem
iste hayıflanmanın sırası o zamandır.
Cenazemi görünce ayrılık deme; o vakit benim buluşma ve görüşme zamanımdır.

■ Hak Teala beni ask şarabından yaratmıştır.
Ölsem, çürüsem bile, benim yine o aşkım.

> Yeni Meram >Yazarlar > SEYYİD BURHANEDİN VE MEVLANA
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.