YAZARLAR

Acılarımı alıp uzaklaştırmak isteyen biri olabilir mi? Mümkün mü birisinin beni sabırsızlık ve merak içinde beklemesi, pırıl pırıl gözlerle uzaktan beni izlemesi, yaklaşan adımlarımı nefesini tutarak dinlemesi?
En sıradan sözlerimin hatırlanması, küçük bir bakışımın mutluluk vermesi mümkün mü?
Bunun, bir anlığına da olsa, gerçek olabileceğine inanıyor musun?
Neden böyle imkânsız bir şey benim için gerçek olsun? Yaşamın armağanını kazanma hakkı için doğru ne yaptım?
Cimri bir kadının mücevherlerini saklaması gibi ıstıraplarını saklayan utangaç bir şairden başka neyim ki ben?
Paltosundan başka gurur duyacak bir şeyi olmayan, evini ve yatağını tekrar bulmaktan bile aciz, acılı bir gezginden başka neyim ki?
Bir şey başardım mı? İnsanlara küçük bir endişelerini dahi unutturdum mu?
Şu hâlde, bende sevecek ne olabilir ki?
Senin ruhuna acı çektirme hakkını bana verecek rezil, tatminsiz ruhumda ne bulabilirsin ki? Bana öyle bakma, bu kadar sıkı tutma elimi. Biliyorsun seni seviyorum ve seni sevmek istemiyorum.

Temelce;
Nasrettin Hoca’yı Akşehir Gölü’ne maya çalarken gören Temel sormuş;
-Hocam ne yapıyorsun?

– Göle maya çalıyorum…

Temel şaşırmış;

-İyi de Hoca, o kadar yoğurdu, göl kadar yoğurdu ne yapacaksın be mübarek?

Haftanın fıkrası;
Adam, sabah işine gecikmişti. Arkadaşları yüzüne bakınca, kahkahalarla gülmeye başladılar.
“Yahu, yüzündeki bu is is lekeler ne?”
“Kaynanam üç aydır bizde misafirdi. Bu sabah trenle yolcu ettim de…”
“Canım, insan kaynanasını yolcu edince böyle mi olur?”
“Olur ya… Kaynanam trene binince, lokomotifi defalarca öptüm.”

Bankaya kadın gece bekçisi;
Bir bankaya gece bekçisi alınacaktı…
Odaya ilk giren, ufak tefek bir adamdı… Banka müdürü, gece bekçiliğinin ne kadar önemli bir görev olduğunu anlatmak istedi:
“-Bak oğlum… Bizim gece bekçiliği başka işlere benzemez… Şartları çok ağırdır… Bizde gece bekçiliği yapacak kişi hiç uyumayacaktır.
Herkesten, her şeyden kuşkulanacaktır… Bu yüzden bir dakikasını bile huzur içinde geçirmeyecek, her duyduğu sözü araştıracaktır…
Aşırı bir duyma ve görme yeteneğine sahip olacak, uzağında, yakınında ne olup biterse hepsini duyacak, görecektir. Gerektiğinde kavgacı, gürültücü, etrafını ürkütücü olacak, hatta gerektiğinde göze göz dişe diş kavga etmekten bile çekinmeyecektir.”
Bunları dinleyen adam, sonra konuştu;

– Başvurumu geri alıyorum. Ama sizin tanıma tıpatıp uygun birini getirebilirim.
Konuşmasının hemen ardından çıkıp gitti.. Yarım saat sonra döndüğünde, yanında karısını getirmişti..

***

Laf Salatası;

* Taşı sıksan suyunu çıkartırsın; ama öncelikle kemerleri sık !…
* Hor görme gribi, kaç gündür nezleyim yahu…
* Üçgen vücut yapmışsın yapmasına da, üçgenlerin açılarını bilmiyorsun hala çocuk !..
* Her şeyin “altın”dan kalktı, sonunda bir kuyumcu dükkanı açtı !..
* Ressamdı, polis oldu, bol bol robot resim çiziyor
***

Haftanın Sözü

■ Erkek cesaretini emretmekle, kadın itaat etmekle gösterir.

BİR DAMLA:

Temel, Dursun’a sorar;
“Bugün ayın kaçı?”
Dursun yanıtlar;
“Bilmiyorum, elindeki gazeteye baksana…”
“Bakacaktım; ama bu dünkü gazete…”

> Yeni Meram >Yazarlar > SEVMEK, SEVMEK İSTEMEMEK
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.