YAZARLAR

“SEN VERDİKÇE DOST GÖRÜNEN ÇOK OLUR. İSTE DE GÖR, HEPSİ YOK OLUR!” -Erol Sunat-Yeni Meram Gazetesi

Bir insanın bir diğer insanla dost olması insanın elinde olan bir hadise değildir. Bir anda karşılaştık, nasıl dost olduğumuzu anlayamadık sözleri boşuna değildir.
Bir çoğumuzun tesadüf deyip geçtiği…
Ancak hiçbir zaman tesadüf olmayan karşılaşmalar…
Dostlukların ve arkadaşlıkların başlangıcıdır.
Buluşturan, tanıştıran, karşılaştıran…
Gönülleri ısındıran…
Arada görünmeyen, bilinmeyen gönül köprüleri kuran…
Bir insanı bir diğer bir insana dost etmişse, o dost gerçek ve hakiki bir dosttur.
Gerçek dostlarınızı seçmenin elinizde olmadığını söyleyenleri ve anlatanları dinlemişsinizdir.
Gerçek dost, acı söyleyen değil, acıyı tatlılaştırarak söyleyendir.
Onun içindir ki, dost, yanınızda olmasa da anılandır…
Görüşemediğinizde özlenendir…
Sevincinize, hüznünüze, üzüntünüze ortak olandır.
Sizi, iyi ve kötü günde hatırlayandır…
Başınız sıkıştığında ilk koşandır.
Yere düştüğünüzde ilk elini uzatan…
Darda kaldığınızda ilk kapınızı çalandır.
Yüzünüze baktığınızda ne durumda olduğunuza çözen, anlayandır.
Kimseyle paylaşamadıklarınıza sırdaştır.
Halinizi, ahvalinizi anlayan haldaştır.
Gerçek dostlarınızla aranızda menfaat ilişkisi dikkate alınmayacak bir husustur.
Dostluk, sevgi üzerine kuruludur.
İnsanların kurmuş oldukları dostlukları çekemeyen, kıskanan, bu dostluğu yıkmaya kalkan birçok insan ve sayısız olaya şahitlik etmişizdir.
Benim dostum, benim arkadaşım benim hakkımda asla böyle bir şey düşünmez, demez, yapmaz diyebilenlerin dostlukları daima baki kalmıştır.
Peygamberimiz Hz.Muhammed (sav), “ Dostunu severken ölçülü sev. Belki bir gün düşmanın olabilir. Dargın olduğun zaman da ölçülü ol ki bir gün dost olursun. Sonra da yaptığına pişman olursun.” buyuruyor.
İnsanı en fazla üzen, kahreden şey, hiç de hak etmediği halde, dostundan gelen ve beklemediği tepkilerdir.
Bu tepkiye dayanamayan bir çok kalp ya teklemiş, yada bir daha çalışmamak üzere durmuştur.
İşte onun içindir ki; Dost insana ne zaman lazım diye soranların sorusunda kolay kolay anlatılamayan, dile getirilemeyen garip bir hüzün vardır.
Kinaye vardır…
Pişmanlık vardır…
Küsen gönüller…
Kırılan kalpler vardır…
Güvenilen dağlara yağan karların buz kesmesi, ayaza dönüşmesi vardır.
Dost, iyi günde aramadığın kadar çok diyenlerin söyleyemediklerini tahmin etmek zor olmasa gerek.
Dost diye sarıldıklarınız, iyi gün dostuysa.
İşinizin bozulduğu…
Zorda kaldığınız…
Düşmek üzere olduğunuz şayiaları ortalığa yayılmaya başlamışsa…
İyi gün dostlarının…
Yediğiniz-içtiğiniz ayrı gitmeyenlerin arandıklarında bulunmadığını…
Telefonlara dahi çıkmadıklarını…
Çıkanların sesinin tonunun bile değiştiğini hayretler içerisinde görürsünüz.
Aman benden bir şey istemesin diyenlerin geçmişte ofisinizden, işletmenizden çıkmadığını, her gün uğramadan geçmediğini, şimdi ise neden yok olduklarını, kapınızı neden açmadıklarını düşünebildiyseniz yorumlayabildiyseniz iyi gün dostlarıyla olan meselenizi çözmüşsünüz demektir.
İyi gün dostlarınızın, sizi bıraktıkları aynı günün içinde size benzer birini hemen bulduklarına adınız gibi emin olun.
Sizin desteğinizle bir yere gelenler, maddi ve manevi yanlarında durduklarınız, kendilerinden bir şey istediğinizde birde bakmışsınız yoklar.
Pir Sultan Abdal, “ Hiç ellerin taşı bana değmez, ille dostun gülü yaralar beni.” demiş bir şiirinde. Dostun gülü insanı can evinden vurur.
O gül, tavırdır, duruştur, karşınıza çıkmamaktır, paramparça olduğunuzu uzaklardan seyretmektir. Adına artık dostluk denmesi mümkün olmayan, dostluk harici tarife sığmayan ucube bir şeydir ki, ne anlatılabilir, ne yazılabilir.
Aşık Veysel, “Dost dost diye nicesine sarıldım/ Benim sadık yarim kara topraktır” derken dosttan yana yüzü gülmeyenlerin hislerine tercüman oluyor.
Dost olmak başkadır.
Dost görünmek, dostluk kavramına ne soğuk nede sıcak bakmak olarak adlandırılır.
Dost kalmak, dostluğun pamuk ipliğine bağlı halidir.
Dostça davranmak, centilmenlik anlaşması yapmışların tabiridir. Aradaki anlaşma maddeleri bozulduğunda, herkes kendi yoluna denmiş bir haldir.
Dost eli uzatmak ise daha başka bir duygudur anlayana…
Hz. Mevlana, “ Sen verdikçe dost görünen çok olur. İste de gör, hepsi yok olur.” derken, iyi gün dostlarına dikkat edilmesi gerektiğini o kadar açık ve sade bir şekilde anlatıyor ki…

> Yeni Meram >Yazarlar > “SEN VERDİKÇE DOST GÖRÜNEN ÇOK OLUR. İSTE DE GÖR, HEPSİ YOK OLUR!”
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.