YAZARLAR

Ülkemiz tarihte görünen en çetin örtülü bir mücadelenin içinde. Hem dünyanın genelinde büyük bir baskı içindeyiz hem de içimizdeki hain odakların saldırıları altındayız. Bizim kaderimiz yüzyıllardır hiç değişmedi. Bu gidişatın değişeceğine de ihtimal vermiyorum. Değişmesin de zaten. Bizim haklı davamız, mazlumun yanında olmak, zalimin karşısında olmaktan geçer. Ulusal güvenliğimizi sağlamak, bölgedeki zulmü ve adaletsizliği önlemek için asırlardır, “İlayi Kelimetullah” davasından hiç vazgeçmedik. Barış Pınarı Operasyonuyla beraber dünya kamuoyunda, işgalci Türk Devleti, Kürt soykırımı gibi zırvaları yüksek sesle duymaya başladık. Hakkımız olan güvenliği sağlama çabalarımız bütün olumsuzluklara rağmen başarılı şekilde devam etmekte. İnsanı hayrete düşüren ise bizim davamızda olduklarını düşündüğümüz sözde Müslüman ülkeler oldu. Katar, Azerbaycan ve Pakistan haricindeki diğer Müslüman devletlerin bizlere sırt çevirmesi, Arap Birliğinin, Emperyalist köpeklerin kucağında dans etmesi aslında İslam Dünyası için onur kırıcı olsa gerek. Tüm dünyanın adeta sağır ve gözleri kör olmuş şekilde davranmasına şaşırmamak gerek. Acziyet içerisinde her türlü tehditi içeren mesajları, kınamalarıyla bir kez daha bizlerin karşısında yer aldılar.

Fransızların, Kuzey Afrika’da insanları katlettiği görülmedi, İngilizlerin, dünyanın her noktasında sömürgecilik faaliyetleri söylenemedi, Amerikalıların, Vietnam’da, Irak’ta, Somali’de ve Afganistan’da yediği pisliklere hiç ses edilmedi. Bu örnekleri uzatmak mümkün. Benim en zoruma giden ise, şüphesiz “yavru vatan” olarak kabul edilen KKTC’nin sözde Cumhurbaşkanı olan zevatın yaptığı açıklamalardı. Neymiş beyefendi, bu operasyonda kan akacağını daha öncesinde 1974 Barış Harekatında da kan aktığını, kan yerine diyalog ve müzakere ile olayların çözümlenmesi gerektiğini ifade etmiş. Kıbrısta askerlik yapan bir Türk insanı olarak şunu kesin bir dille söylemeliyim ki sen o oturduğun İngiliz kucağından acilen kalkmalı, İngiliz Valiliğini acilen bırakmalısın. Bu devlet, kendisine yapılan iyiliği bir ömür boyu unutmaz ama yapılan hainliğin bedelini ağır ödetir. Gün gelir, devran döner, oturacak kucağın kalmaz. Aynı şekilde kendilerini İsrail ve Amerikalıların koynuna koyan Arap ülkeleri de bunu çok iyi bilmeli. Filistin meselesinde her daim yüksek sesle konuşan ülkemizin de bu konularda ders çıkartması elzem olsa gerek. Almanya, Fransa ve diğer Avrupalı ülkelerin saldırgan tutumları, ambargo ile gözlerimizi korkutma çabalarının karşılığında diplomatik dilden cevap vermek yetmez. Yıllardır ülkemizde misafir ettiğimiz mültecilerin, biraz da Avrupa topraklarını görmesi onlarında hakkı. Bu bölgenin gerçek sahipleri olarak şunun izahını yapmakla gurur duyuyorum. Mehmetçiğin namlusundan çıkan her mermi, küffar ordusunu yok edecek kadar güçlüdür. Ordumuzun her daim muzaffer olmasını yüce Allah’tan niyaz ederim. Konyalı Şehidimiz başta olmak üzere tüm şehitlerimize Allahtan rahmet geride kalan yüce Türk Milletine çelik gibi sabır ve güç vermesi ümidiyle…

> Yeni Meram >Yazarlar > Sefer Bizim, Zafer Allah’ın
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.