• Konya8 °C

Rıdvan BÜLBÜL

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıdvan BÜLBÜL

ŞEB-İ YELDA!

04 Ocak 2012 17:39

Şeb-i yeldâda uzar fecre kadar kıssa-i aşk
Ta ki mecnun bitirir nutkunu Leyla söyler. (Fuzuli) 

***

    Şeb-i yelda en uzun gece demek ve takvim yapraklarında bu 21 Aralık gecesi olarak geçer. Ancak en uzun gece takvimde yazıldığı gibi değil, sevgiliden yoksun geçen her gece bir Şeb-i yeldadır.

    Takvimdeki Şeb-i yelda’yı 21 Aralık’ı 22 Aralık sabahına bağlayan gece yaşadık;

    Tam 14.30 saat gece.

   Buna karşında en kısa gündüzü solukladık;

   Gündüz; 9.30 saat...

   Şeb-i Yelda deyince yüreğimizin ortasına gelip bağdaş kuran içli ve anlamlı Osmanlı dizelerini anımsamamak mümkün müdür?

 

   Şeb-i yeldayı muvakkıtla müneccim ne bilir
   Mültelâ-i gama sor kim geceler kaç saat


(Şeb-i yeldayı müneccim muvakkit ne bilir? Müptelâyı gâma sor geceler kaç saat)
   (Gecenin uzunluğunu takvim yapanlar ve yıldız ilmi ile uğraşanlar ne bilsin, gam çekene sor gecenin kaç saat olduğunu.)
   Şiirse, şiir, işte bir şiir ve iki dize;

   Aceb bi bağ kenârında dursa lâle hacil
   Ki lâlezâr-ı cemâlinde hûr u zârındır
 
(Lale bağ kenarında utangaç dursa

şaşılır mı? Çünkü o lale bahçesine benzeyen yüzünün güzelliği yanında senin bir düşkünündür. Yani şair, sevgiliye, “senin yanakların o kadar kırmızı ki, lale bile onun yanında utanır kızarır)

    Şeb-i yelda biraz da şiir demek, şiirimsi demek. Sonra dizeler, Şeb-i yelda havasında birbirini izlemeye başlıyor;
   “Gün doğmadan meşime-i şebten neler doğar.” (Rahmi)
(Gün dogmadan Rabbinin rahmetinden neler doğar.)
   “Görmemek yeğdir görüp divâne olmaktan seni.” (Bursalı Cenanî)
(Seni görüp divane olmaktan, seni görmemek daha iyidir.)
   “Sitem hep âşinâlardan gelür bîgâneden gelmez.” (Nabî)
   (Sitem hep tanıdıktan gelir, yabancıdan gelmez.)
   “Cihanda ”âşık-ı mehcur” sanma rahat olur
  Neler çeker gönül söylesem şikâyet olur”
(Şeyhülislam Yahya)
  
(Dünyada ”aşktan uzak kalan” sanma rahat olur, neler çeker bu gönül söylesem şikâyet olur)
“Arz-ı hâl etmeye cana seni tenha bulamam
Seni tenha bulacak kendimi asla bulamam”
   (Gülün çevresini saran dikenler gibi yâre giden  yolları kesildi. Bir defasında yâri tenha buldun, o seferde kendini kaybettin.)
   “Gönülde bir gamım var ki pinhan eylemek olmaz
   Bu hem bir gam ki el ta‘nından efgan eylemek olmaz” ( Fuzuli)
(Gönülde bir derdim var ki gizlemek olmaz, bu öyle bir dert ki en şiddetlisinden figan etmek olmaz.)

   “Ne beyan-i hale cu’ret, ne figana takatim var.

   Ne reca yi vasla gayret, ne firaha kudretim var.”
  
(Ne halimi anlatmaya, ne de bağırmaya takatim var. Ne kavuşma isteğine gayret, ne ayrılığına gücüm var.)

   Şeb-i yelda  Divan Edebiyatı’na damgasını vurmuş değil. Yahya Kemal’den dizeler;
 Şeb-i yelda’da uzar fecre kadar kıss-i aşk
Ta ki mecnun bitirir nutkunu leyla söyler

   Bu ne uhrevi aşk ki, hiç susmaz; geceden fecre dek, sürer kıss-i aşk.

   ■ Gecenin ne kadar uzun olduğunu ancak hastalar bilir. (Sadi)

 

   BİR DAMLA:

 

Ne hasta bekler sabahı
Ne taze ölüyü mezar
Ne de şeytan bir günahı
Seni beklediğim kadar

Geçti istemem gelmeni
Yokluğunda buldum seni
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme artık neye yarar.

(Necip Fazıl)

Bu yazı toplam 17313 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
KONYA HABERLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Yeni Meram | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 332 345 24 24 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA