YAZARLAR

Bir Şeb-i Arus töreni daha yaklaşırken, yine soralım; Bu Şeb-i Arus’taKonyalı sanatçılara yer vermeyi, onların yer alacağı programlara imkan ve fırsat tanımayı düşünüyor musunuz?

Böyle bir projeye, ne kadar isteklisiniz?

Size sunulan projelere olumlu-olumsuz cevap verdiğiniz oldu mu?

Bu sorular da nereden çıktı demeyin hemen!

Bu ve benzeri sorular hemen her Mevlana’yı Anma günleri öncesinde sorulur!

Birçok konuda en kıytırık ayrıntıları dahi atlamayan kamuoyumuz her defasında, ne hikmetse böyle sorular sorulduğunu unutuverir!

Daha önce böyle sorular sorulmuyordu, nereden çıktı bu sorular, saflığına bürünür!

Ne de olsa “ Hafızayı beşer nisyan ile maluldür” demişler

Bazı sorular sorduk diye, siz şimdi bizim cevap aldığımızı yadaalacağımızı filan sanıyorsanız, inanın yanılıyorsunuz!

Bu soruları acizane bizim gibi birçok arkadaşımız yıllardan beri sorar durur!..

Ne mi olur?

Duvardan ses gelir de, cevap vermesini beklediklerinizden çıt çıkmaz!

Son yılların meşhur susma edebiyatı çerçevesinde, hep susulur!

Üstüne üstlük, bu sorunun muhatapları her defasında ısrarla hayır anlamına gelecek bir şekilde, bildik, tanıdık, neredeyse akraba olunanithal sanatçıları getirmeye devam ederler!

Bu şu demek!

Biz her ne kadar sizleri dinleyeceğimizi, dediklerinizi değerlendireceğimizi, dikkate alacağımızı söylesek de, bildiğimizi okumaya devam edeceğiz!

Bazı isimlerden gına gelseniz de, sevmeseniz de, istemeseniz de, çok önemli değil!

Önemli olan bizim istememiz!

Mantık bu!..

Bu mantık, Sema törenlerinin düğün-dernek, içkili ortamlar dahiluluorta yapılmasına mani olamıyor!

Bu mantık, gözünüzün içine baka baka alternatif Şeb-i Arus törenlerini İstanbul başta olmak üzere birçok şehirde düzenleyenleri engelleyemediği gibi, alternatif programların en gösterişlilerini yapanlara gelin, size pek alıştık, sizsiz olmuyor diye 17 Aralık gecesine davet etmekten de kendini alamıyor!

Aynı mantık, yılın en soğuk aylarından biri olan Aralık ayının on yedisini, kendini ispat etmeye, göstermeye, adeta görücüye çıkar gibi davranmaya ayırdığı için, hazır gelmişken Şeb-i Arus’u da yadedip geçiverelim şekline dönüştürdüğünü, alternatif Şeb-i Arus’lara zemin hazırladığını hala göremiyor!

Bu mantık, iyi niyetle ve samimiyetle o günlere hazırlanan kurumların ve insanların çalışmalarına da yazık ediyor.

Bu mantık, adeta kadrolu sanatçı haline getirdiği bazı isimleri temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp şehrin önüne, yersen mukabili koymaktan ne bıktı, ne usandı!

Bu şehirde sanatçı yok mu, bu şehirden sanatçı yetişmiyor mu, diye soranlara ne cevap verildiğini merak etmiyor musunuz?

Etmiyorsunuz, etseydiniz tepki gösterirdiniz!

Garibim Konya, güya Tasavvuf Müziği sanatçıların var!Ses konusunda, getirmekte ısrar edilenlerden daha iyi seslere sahip olan çocukların var! Hünerli, kabiliyetli sanatçıların var!Ressamların ve güzel sanatlarda ülke çapında isim yapmış evlatların var!

Konyalı sanatçıları iftarlarda, etli ekmek davetlerinde bir araya getirmekle insanları hatırlamış olmuyorsunuz! Gönüllerini almış sayılmıyorsunuz!.

Konyalı sanatçıların, en tabi hakkı olan sanatlarını icra hakkını, kendi yetiştikleri şehirde ortaya koymalarına daha ne kadar engel olacaksınız?

O halde, getirmelere, çağırmalara ve davet etmelere doyamadığınız, ithal sanatçıların kaprislerini, nazlarını, edalarını, kibirlerini, kendini beğenmişliklerini ve dayatmalarını çekmeye, konuşulanlara ve yazılanlara kulaklarınızı tıkamaya devam edin!

İsterseniz bunun adına da kader deyin, geçinde kargalar bile gülsün!

> Yeni Meram >Yazarlar > Şeb-i Arus’a kaldı bir ay!..
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.