YAZARLAR

■ Ölümden sonra, hayata giden bir yol bulunur.

***

Ölümden sonra yaşama giden yolunu bulanlardan biri kuşkusuz Hz. Mevlana’dır.

Hakka yürüyüşünden bu yana koca bir

738 yıl geçmesine karşın, o, hala, şiirleriyle, öyküleri, özdeyişleri, mesajları, yaşam biçimi ve dünya görüşüyle yaşamaktadır.

Mevlana’yı anlatmaya ne kalem, ne kağıt ne de diller yeter. Ney inler, tambur çalar, duygular ayaklanır ve şaha kalkar. Yeşil Kubbe’nin gizeminden Ferit Kam seslenir.

Yegâna Şemsi Hüda’dır Cenab-ı Mevlana

Hulusu kalp ile kıl intisabı Mevlana

Tariki ışkı hakikiye rehberin olsun

Kitabı pencüm-ü Haktır Kitabı Mevlana.”

Şiirler şiir, ırmaklar nehir ve denizler umman olur. Mevlana düşüncesinde geceler gündüzdür, gündüzler daha gündüz.

Ahmet Kutsi Tecer seslenir, inceden ince;

“Görünmez bir depdebede

Gönüllerden bir türbede

Yeşil üsküflü kubbede

Uyur Mevlana uyanık.”

Bu gece Şeb’i Arus, vuslat, düğün gecesi.

Hz. Mevlana, ölümü en büyük sevgili tanrıya kavuşma” olarak niteliyor;

Ölünce yas tutmayın, düğün dernek yapın; sevgilime kavuşmuş oluyorum.

Bu söylem, bu öz deyiş aynı zaman da

Hz. Mevlana’nın dünya görüşünün özetidir.

Onu sevenler, inanlar, Mevlana dostları 738 yıldan beri, 17 Aralık’larda yas tutma, yerine” Şeb-i Arus” içtenliğini yaşıyor;

7 asırdır batmayan güneş: Mevlana.

Mevlana bugün batmadı, yarın da batmayacak. Dünya durdukça insanlığa ışık, umut, barış, kardeşlik, hoşgörü dağıtacak.

Nitekim bu doğruyu Dr. Hulki Amil Keymen de dile getiriyor;

“Yalnız şark ve İslam aleminin değil, bütün bir kültür dünyasının, insanlığın iftihar kaynağı Cenabı Mevlana 684 yıldan beri olduğu gibi, bundan binlerce yıl sonra yine irfan nurunu saçan güneş olarak parlamaya devam edecektir.”

Dr. Sırrı Alıçlı,” Anlayabildiğime göre Mevlana’da Üniversellik başlıklı yazısının ilk paragrafında konuya açıklık getiriyor;

“Üniverselleşmeyi, yaşadığımız toprak üzerindeki insanı ve onun ömrünü değil, var olmadan evvel ve sonra, ebediyet meşrikine ve alemine kavuşma konusu olarak da ele alıyorum.”

Mahmut Nedim Güntel’in adını bugünkü kuşaklar belki edebiyat kitaplarından bilmektedirler. Bu satırların yazarı ise, kendisiyle sıkça görüşenlerden biridir. Merhum Güntel, Konya Askeri Orta Okulu’nda Edebiyat Öğretmenliği görevini yürüttüğü dönemlerde Tacettin Öney ve Edip Yılmaz ile özellikle akşam saatlerinde sıkça Yeni Meram’da bir araya gelir, şiir ve edebiyat üzerine söyleşide bulunurdu. Bu şiir yüklü meclislere liseli şapkamızla katıldığımız olmuştur. Mahmut Nedim’in çoğu şiirleri bestelenmiş, Türk Musikisi’nin ölmez eserleri arasında yerlerini almıştır.

“Mevlana” şiirinden bir kıt’a;

■ Erişilmez bir aczin hudutlarına kadar,

yükselen bir hudutsuz kudret kanat vuruyor.

Üzerinde ne dünden, ne bugünden gölge var,

sesinde yedi asır bir gün gibi duruyor.

Bugün gece Şebi Arus; 738’inci Şeb’i Arus.

Vuslat, düğün, gerdek gecesi kutlu olsun!

■ Körler çarşısında ayna satma, sağırlar çarşısında gazel atma.

■ Her an, kendini görüp, gözet!

■ Ölüm, yaradılmışın yaradan’a kavuşması, Şebi Arus ’dur.

BİR DAMLA:

MEVLANA RUH VE HAMLE ADAMI

“Mevlana, bin yıllık kültür tarihimizin en büyük simalarından biridir. Yalnız büyük bir şair, bir tarikat kurucusu, derin bir sûfi, etraflı bir âlim değil, aynı zamanda Anadolu’daki kültürümüzün unsurları arasında büyük bir kaynaşma ve birleşme temin eden derin bir ruh ve hamle adamıdır.”

> Yeni Meram >Yazarlar > ŞEB’İ –ARUS
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.