YAZARLAR

■ Sansür, bir topumun kendine güvenmediğinin kanıtıdır.

***

Sürekli tartışılan güncel konu şudur;

Genel anlamda basında sansür uygulaması

yoktur, ancak örtülü sansür uygulamaları ise sür-git devam edip gitmektedir.

II. Meşrutiyetle birlikte 24 Temmuz 1908’de sansür uygulaması resmen kaldırılmıştır. Aradan 103 yıl geçmesine karşın tartışmalar hep sıcak kalmaktadır.

Sansür, Fransızca kökenli bir sözcüktür;

Özgün bir iletimin tamamını ya da bir bölümünü bloke etmeyi, düzenlemeyi ve manipulasyonunu içeren uygulamaya sansür denil­mek­tedir.

Sansür, haber ya da diğer yazınsal türlerin görüntü ve fotoğrafların devletin bir kurumu tarafından yayınlanmasını engellemektir.

Sansür, toplumsal ve ruhbilimsel düzeylerde bilinçli ya da bi­linçsiz gündeme gelmektedir.

Sansür kitle iletişim araçları tarafından üretilip dağıtılan bil­giyi bastırma ve çarpıtma süreci olarak algılanmaktadır.

Sansür, ülkelerin tarihinde sürekli gündem oluşturmuş ve tartışılmıştır. Özgürlüğün en önde gelen savunucularından Sokrat, devletin “sansür hakkı” olduğu görüşünü ileri sürerken, Eflatun “politika adlı ünlü eserinde devle­tin temel hakları arasında geniş kapsamlı sansüre yer vermiştir. Konfüçyüs, halkı devletin otoritesine baş eğdirmek için sansür uygula­masını önerirken Hıristiyan dünyası ise, nelerin okunacağının bir listesini tut­muş, bunun dışında kalanları yasaklamıştır Katolikler, sansürü kanlı bir biçimde uygularken, Eski İsrail’de, sansür ibadetin, bir unsuru haline getirilmiş, dev­let sansürü, yaşamın temel düzenleyicisi sayılmıştır.

Osmanlı’da sansür değişik uygulanmış, matbaa ile birlikte “yasak yayınlar” konusu gündeme gelmiştir. Nelerin okuna­bileceğine ilişkin Şeyhülislamdan fetva istenmiştir.

Abdülhamit döneminde, sansür katı biçimde uygulanmıştır. Örneğin, Abdülhamit, ağabeyi Murat’ı tahttan indirerek yerine geçmiş, saltanatıyla birlikte de Murat adının kullanılmasını yasaklamıştır. Gazeteler, değil Murat sözcüğünü, harfini kul­lanmaktan çekinmişlerdir. Bursa’daki Muradiye Türbesi ona­rıl­mış, açılış töreni düzenlenmiş; Murat sözcüğünün kullanılması Abdül­ha­mit’i kızdıracağı için, gazeteler çok ince hesaplar yapmak zorunda kalmışlardır. Ka­pa­tılma tehlikesine kadar gidecek “Murat” sözcüğünün yerine ga­ze­te­ler haberi şöyle vermişlerdir:

“Fatih Sultan Mehmet’in cennet mekan pederlerinin Bursa’daki Tür­besi’nin yeniden ziyarete açılması merasimi.”

Daha ilginci, üç kişiyi hunharca öldüren Hamit isimli bir katilin habe­rini, adıyla verdiği için bir gazeteci Sultana Katil diyor savıyla, tutuklanmış, sonra da Fizan’a sürülmüştür. Namık Kemal, Rodos Mutassarrıfı görevinde iken “Osmanlı Ta­rihi” adlı bir kitap yazmış, kullandığı “hürriyet” sözcüğü Abdülhamit’ten tepki almış, kitap yasaklanmış, müsveddeleri zorla alınmıştır. Namık Kemal sonra Sakız Adası’na sürülmüş cezası ağırlaştırılmıştır.

Ahmet Rasim, Saadet Gazetesinde İsmail Sefa’nın “Bahar gelmeyecek mi?” şiirini yayınladığı için elleri kelepçelenerek Yıldız Sarayına götürülmüş, Abdülhamit’in başyaveri tarafından “Kafası ezilecek adam” diye de işkence görmüştür.

Kimi sansür modelleri de, kendi kendine denetim yöntemleri arasında yer almaktadır. Otosansür, gazetecilerin dış dayatmalara karşı koymak için uyguladıkları bir yöntemdir.

Mesleksel sorumluluğun en üst düzeyde olduğu demokratik ülkelerde basın çalışanları tarafından çizilen sınırlar içinde kalmak koşuluyla yaşama geçirilen selbskontrol, iyi niyete dayalı bir sansür uygulamasıdır.

BİR DAMLA:

■ Basın hürriyeti, öteki hürriyetlerin emniyet sübabıdır; diktatör hükümetlerden başka hiçbir kuvvet onu kısamaz.

■ Sansür, bir topumun kendine güvenmediğinin kanıtıdır.

■ Basın özgürlüğü herhangi bir yaşayan demokraside hayatın kaynağıdır.”

> Yeni Meram >Yazarlar > SANSÜR TARTIŞMASI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.