YAZARLAR

Demokratik ilklerin ışığında sansür uygulaması istenir mi? Kuşkusuz istenmez! Sansür çağ dışılıktır; özgür düşünceye pranga vurmak demektir. Bir ülkenin özgürlük ölçütlerinden biri de “sansür var mı yok mu?” sorusuna verilecek yanıttır. Aziz Nesin Markopaşa dergisinde Başbakan’a hitaben “Sansür istiyoruz” diye yazı yayımlanmış;
“17 sayı çıkabilen Markopaşa’nın yedi sayısı toplatılmış bulunuyor. Ayrıca bir de Azizname isimli kitabımız toplatıldı. Öyle görüyoruz ki Türkiye ’de ‘var’ diye iddia edilen basın hürriyeti bir tuzaktan ibarettir. Biz devri saltanatın sansürüne çoktan razı olduk Biz sansür istiyoruz, sansür. Anladınız mı efendim? Mahkemelerde sürünmek, sorgu suallerle üzülmek, hapislerde çürümek istemiyoruz. Türkiye’de demokrasi olduğunu dünyaya ispat için göstermelik bir basın hürriyeti değil, sansür istiyoruz.”

Ülkemizde 24 Temmuz 1908’de sansür uygulaması kaldırılmış; 1876 Anayasasına göre, seçimlerin yapılacağı duyurulmuştur.

“Reval Mülakatı ” ile Rumeli topraklarının taksim edilmesine karar verilince , hürriyet taraftarları “hürriyeti” ilan etmişler, bunun üzerine de 2. Abdülhamit “ Kanuni Esasi ” yi yürürlüğe koymak zorunda kalmıştır..

Sansür uygulaması 104 yıl önce resmen kaldırılmasına karşın örtülü de olsa devam etmektedir. En katısı Abdülhamit döneminde gözlenmiştir. Ahmet Rasim sansür görevlisi Hıfzı Bey’le arasındaki konuşmayı aktarır;

– Yazılarınızda sizin çizeceğini bildiğimiz kelimeleri kullanmıyoruz. Vatan, millet hürriyet, ihtilal, cinnet, mecnun, yıldız, intihar, zehir vs. gibi kelimeler yazılmaz.

Ahmet Rasim sansürün mantığını öğrenmek ister. Sansür memuru yanıt verir;
Ben de bilmem. Yalnız size şu kadarını söyleyeyim ki, anlayınız. Siz hangi yazınızı en çok beğenerek yazarsanız, oh, ne güzel oldu, derseniz, benim onu çizeceğimi biliniz…

Osmanlı ‘da 36 Padişahtan 14’ünün neden devrildiği de, sansüre uğratılmış; 1453’ten, 1841’e kadar 368 yılda 44 Başvezir nasıl boğdurulduğuna da aynı işlem uygulanmıştır.

Sansür, ülkelerin tarihinde sürekli gündem oluşturmuş ve tartışılmıştır. Özgürlüğün en önde gelen savunucularından Sokrat, devletin “sansür hakkı olduğunu öne sürerken, Eflatun “politika” adlı devle­tin temel hakları arasında geniş kapsamlı sansüre yer vermiştir.

Konfüçyüs, halkı devletin otoritesine baş eğdirmek için sansür uygula­masını önerirken Hıristiyan dünyası nelerin okunacağının bir listesini tut­muş, bunun dışında kalanları yasaklamış, Katolikler, sansürü kanlı biçimde uygularken, Eski İsrail’de, sansür ibadetin, bir unsuru haline getirilmiştir. Osmanlı’da sansür değişik biçimlerde uygulanmış, matbaanın faaliyete geçmesiyle bugünkü anlamda “yasak yayınlar” konusu gündeme gelmiştir. Abdülhamit, ağabeyi Murat’ın yerine geçmiş, Murat adının kullanılmasını yasaklamıştır. Daha ilginci, üç kişiyi hunharca öldüren Hamit adlı katilin habe­rini, adıyla verdiği için bir gazeteci Sultana Katil diyor savıyla, tutuklanmış, Fizan’a sürülmüştür. Namık Kemal Rodos Mutassarrıfı iken “Osmanlı Ta­rihi” adlı kitap yazmış, kullandığı “hürriyet” sözcüğü tepki alınca yasaklanmıştır. Namık Kemal daha sonra Sakız Adası’na sürülmüş ve cezası daha da ağırlaştırılmıştır. Ahmet Rasim, İsmail Sefa’nın Bahar gelmeyecek mi?” adlı şiirini yayınladığı için elleri kelepçelenmiştir.

Kimi sansür modelleri kendi kendine denetim yöntemleri arasında yer almaktadır. Otosansür, dış baskılara karşı koymak için uygulanır. Demokratik ülkelerde çizilen sınırlar içinde kalmak koşuluyla selbskontrol de iyi niyete dayalı bir sansür uygulamasıdır.

BİR DAMLA:

SANSÜR NEDİR?

Özgün bir iletimin tamamını ya da bir bölümünü bloke etmeyi, düzenlemeyi ve manipulasyonunu içeren uygulamaya sansür denil­mek­tedir. Başka bir anlatımla sansür, haber ya da diğer yazınsal türlerin görüntü ve fotoğrafların devletin bir kurumu özellikle de kolluk kuvvetleri tarafından yayınlanmasını engellemektir.

* İletişim ve Etik, A.Rıdvan Bülbül, Nobel yayınları, Ankara.

> Yeni Meram >Yazarlar > SANSÜR İSTEMEK İSTEMEMEKTİR!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.