YAZARLAR

Bu fırsat kaçmamalıydı.

Yüzüp yüzüp kuyruğuna getirmişken ve tüm oklar bizi gösterirken, Rize yenilgisi yakışmadı.

Maç öncesi her şey lehimize.

Elazığ yenilmiş, Bakan Davutoğlu tesislere gelerek takımı stadyuma uğurlamış, stat dolmuş.

Kazanmak için tüm ortam hazır, ama sonuç hüsran.

En çokta iyi oynayıp kazanamamak gücümüze gidiyor.

Sahada, harikalar yaratan Gökhan Emreciksin ve hiçbir maçta bu kadar istekli gözükmeyen bir Robak var.

Bir çok maçı 2-3 pozisyonla kapatan Konyaspor, bu kez gol olup yağmak istiyor sanki Ç. Rize ağlarına.

Erken de geliyor gol aslında.

Robak’ın penaltıdan fileleri havalandırdığında kronometreler 15’i gösteriyor.

Artık ipin ucu bize geçti diye düşünüyoruz.

Kontrataktan gol üreten bir takıma karşı öne geçip, en iyi yaptığımız kapanmayı gerçekleştirirsek, zafere ulaşacağız.

Ama Ali Dere golün hemen ardından öyle bir pozisyon kaçırıyor ki.

İşte maçın kırılma anı.

16’da kaleciyle karşı karşıya olan Ali Dere’nin direkte patlayan topu.

Ali kaçırıyor, dönen top filemizde.

Şaka gibi bir maç.

Aklıma 2 sezon öncesi geliyor.

Ligde kalma mücadelesi veren Rize’ye 90+2’de atıp, 90+3’te yediğimiz golü düşünüyorum.

Yok bu sefer böyle olmayacak.

Geliyoruz da geliyoruz.

Robak, Gökhan Emreciksin, Recep, Ali Dere.

Yüzde yüzlük pozisyonlar.

Ya boş kaleye atamıyoruz, ya direkte patlıyor, ya da becerisizlik sonucu ahlar vahlar çekiyoruz

Hakemsiz olur mu hiç?

Ali Dere’nin ilk yarıda düşürülmesine çalamıyor penaltıyı.

Ben mi yanlış gördüm acaba diyerek, maçı yayınlayan TRT ekibine soruyorum, ‘net penaltı’ ifadesiyle deliye dönüyorum.

Yeter artık be kardeşim.

Bir takımın kaderiyle bu kadar oynanmaz.

10 penaltı olsa da 10’unu da çalacaksın.

Gaspçılık değil, hakemlik yapın artık.

O kadar kaçırıyoruz ki, tam bunları aramasak dediğimiz anda yıkılıyoruz.

Hep iyi oynamadan kazandığı için eleştirilen Konyaspor, bu kez iyi oynadığı bir maçı 3-1 yenik tamamlıyor.

Osman Özdemir’in artık maçların ikinci bölümlerine müdahale etmesi gerekli.

Sahada yürüyen futbolculara nasıl sabredebiliyor?

Özellikle Ali Dere birkaç maç dışında tüm sezon boyu takımı 10 kişi bırakıyor.

Formsuz ve isteksiz görüntüsüyle bu yıldız adayının ısrarla sahada tutulması, hem futbolcuyu, hem de takımı bitirecek.

Aynı şekilde Recep’te Rize maçında dökülen isimler arasındaydı.

Alternatif sıkıntısı olduğunu biliyorum.

Ancak bir şey yapılmalı.

Ali’nin kanadı işlemiyor. İster sağa çek, ister sola olmuyor.

Tüm yük Gökhan’a yıkılıyor.

Artık Ertuğrul sahaya sürülmeli.

Çaykur Rize maçında 75-80 gibi bekledik ama Ertuğrul’a şans verilmedi.

Öğrendiğim kadarıyla Ertuğrul’un maç eksiğinden başka sorunu yok.

Ertuğrul’un bu haftadan itibaren ikinci yarılarda takıma girmesi sağlanmalı.

İlk 2’yi istiyorsak, tüm riskleri göze alıp son 8 haftada varımızı yoğumuzu ortaya koymalıyız.

Her şey tabi ki bu yenilgiyle bitmedi.

Şimdi ligden düşmesi nerdeyse kesinleşen Güngören ve Giresunspor ile üst üste 2 maça çıkılacak.

Bu maçların firesiz geçirilmesi durumunda, üstümüzdeki rakipleri yakalama ve geçme şansımızın olduğunu hatırlatmakta yarar var.

Umutsuzluğa kapılmadan ve şehirdeki havayı koruyarak son 8 haftaya odaklanıp, yarışta yeniden avantajlı konuma geçmeyi beklemekten başka yapacağımız da bir şey yok.

> Yeni Meram >Yazarlar > Şaka gibi bir maçtı
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.