YAZARLAR

Kutsal ve onurlu ay Ramazanın bugün

4. günündeyiz. Bu ayın kuşkusuz dinsel ve sosyal bakımdan bir ayrılacağı vardır

Ramazan’ın, sözcük anlamı “yanmak” demektir Bu ayda oruç tutan ve tövbe edenlerin günahları yanar, yok olur;

■ Bu aya Ramazan denmesinin sebebi, günahları yakıp erittiği içindir.
■ Bir kimse, ramazan ayında oruç tutmayı farz bilir, vazîfe bilir ve orucun sevâbını, Allahü teâlâdan beklerse, geçmiş günâhları affolur.

Ramazan’da hayırların ve bereketlerin hepsi toplanmıştır. Nâfile ibâdetler, diğer zamânlardaki farzlar gibidir. Farzlar, diğer zamanlardaki yetmiş farz gibidir. Bu ayın her gecesinde birkaç bin Cehennemlik kişi, Cehennemden azad olur.

■ Mübârek ramazân ayı, çok şereflidir. Bu ayda yapılan, nafile namâz, zikir, sadaka ve bütün nâfile ibâdetlere verilen sevab, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir oruçluya iftâr verenin günâhları affolur, Cehennemden âzâd olur. O oruçlunun sevâbı kadar, ayrıca buna da sevâb verilir. O oruçlunun sevâbı hiç azalmaz. Bu ayda, emri altında bulunanların, işlerini hafîfleten, onların ibâdet etmelerine kolaylık gösteren âmirler de affolur, Cehennemden âzâd olur. Ramazân-ı şerîf ayında, Resûlullah efendimiz, esîrleri âzâd eder, her istenilen şeyi verirdi. Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün yıl bu işleri yapmak nasip olur. Bu aya saygısızlık edenin, günâh işleyenin tüm yılı günâh işlemekle geçer. Bu ayı fırsat bilmelidir. Elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü teâlânın razı olduğu işleri yapmalıdır. Bu ayı, âhireti kazanmak için fırsat bilmelidir. Kur’ân-ı kerîm, Ramazân ayında indi. Kadir gecesi, bu aydadır. Ramazan-ı şerîfte, iftârı erken yapmak, sahûru geç yapmak sünnettir. Resûlullah efendimiz bu iki sünneti yapmaya çok önem verirdi. İftarda acele etmek ve sahûru geciktirmek, belki insanın aczini, yiyip içmeye ve dolayısı ile her şeye muhtâç olduğunu göstermektedir. Ramazan ayında, her gece, Cehenneme girmesi gereken, binlerce Müslümân affolur, âzâd olur. Bu ayda, Cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar, zincirlere bağlanır; rahmet kapıları açılır.
Ramazan’ın Kur’ân-ı kerîm ile bağlılığı olduğu için, bu ay da, bütün hayırları ve bereketleri kendinde toplamıştır. Bütün bir yıl içinde herhangi bir yoldan herhangi bir kimseye gelen bütün hayırlar ve bereketler, bu ayın bereketleri denizinden bir damla gibidir. Bir kişi bu ayda kendini toparlarsa, bütün yılı iyi olarak geçer. Ramazanı kötülükle geçirirse, tüm yılı kötü geçer. Ramazan ayı bir kimseden râzı olursa, o kimseye müjdeler olsun. Bir kimseye gücenirse, bereketlerinden ve hayırlarından pay almazsa, o kimseye yazıklar olsun!

Ramazan ayı günlerinin bereketi başka olduğu gibi, gecelerinin hayırları da başkadır.
■ Ramazan ayı gelince, “Hayır ehli, hayra koş, şer ehli, kötülüklerden el çek” denir.
■ Ramazan gelince, Allahü teâlâ meleklere, müminlere istiğfar etmelerini emreder.
■ Farz namaz, sonraki namaza kadar; Cuma, sonraki Cumaya kadar; Ramazan ayı, sonraki Ramazana kadar olan günahlara kefaret olur.

BİR DAMLA:

■Ramazan ayı mübarek bir aydır. Allahü teâlâ, size Ramazan orucunu farz kıldı. O ayda rahmet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır. O ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha kıymetlidir. O gecenin [Kadir Gecesinin] hayrından yoksun kalan, her hayırdan yoksun kalmış sayılır.

> Yeni Meram >Yazarlar > RAMAZAN, YANMAK DEMEKTİR!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.