YAZARLAR

İşte Ramazan-ı Şerif, adeta bir ahiret ticareti için gayet kârlı bir meşher, bir pazardır. Ve uhrevî hasılat için gâyet münbit bir zemindir.

Ramazan geldi, hoş geldi.

Ramazan, 11 ayın sultanıdır ve doğru yolu gösteren hidayetin kanıtlarını ortaya koyan, hakla batılı birbirinden soyutlayan Kuran’ın indirildiği aydır .

Bu ayda insanımıza cömert olmak, iyi işler yapmak, hayırları çoğaltmak olanağı tanınmıştır.

İslami anlayışta; iyi işlere on misli karşılık verilmektedir. İbadetler içinde sadece oruç bundan ayrı tutulmuştur. Orucun ödülünü Yüce Allah üzerine almış ve buyurmuştur ki;

Oruç benim içindir ve ödülünü bizzat ben vereceğim.

Orucun iki önemli özelliği vardır;

Birincisi; orucun gerçeği olan yememektir; Bu, gizli olduğundan insanlar göremezler; riya da buna yaklaşamaz.

İkincisi; İnsanın düşmanı şeytandır askeri ise arzu ve isteklerdir. Oruç onun askerini kırar. Çünkü orucun gerçeği arzu ve istekleri terk etmektir;

■ Şeytan insanın vücudunda kanın dolaştığı gibi dolaşır. O’nun geçiş yolunu açlıkla tıkayınız.

Oruç, çok yönlü ibadettir. Dini işlevinin yanında sosyal boyutu da önemlidir. İhtirasları önleyici, sabretmeyi öğretici özelliğiyle de başlı başına bir disiplindir Toklara açların halini anlatması, orucun eğitici ve ders verici niteliğini öne çıkarmaktadır. Toplumsal düzeni sağlama bağlamında kişileri koşullandırmakta, sosyal adalet kavramını güçlendirmektedir.

Oruç, etiksel yönüyle ayrı bir değer ve önem kazanmaktadır.

Ramazanda geleneksel iftar sofraları kurulur, fukaralar doyurulur, ziyaretler bir birini izler. Ramazana özgü sosyal, sanatsal ve kültürel etkinlikler düzenlenir, ilahiler, şiirler, maniler okunur, bir gönül cümbüşüdür başlar. Kötülükler gider, iyilikler gelir. Bakışlar değişir, duruşlar daha insancıl olur.

Ramazanın kültür, düşün ve folklor boyutu da vardır. Her yönüyle renkli, zengin ve bereketli bir aydır. Özü barış, sevgi, kardeşlik, birlik hamuruyla yoğrulmuştur. Doğruluk, aydınlık, atılımcılık onun altın anahtarıdır.

İftar sofraları, sorunların dile getirildiği, çözüm önerilerinin gündemlere taşındığı dost ve muhabbet meclisleridir.

Top ve davul sesleri, yardımlar, telaşlar, koşuşturmalar, sevgiler, saygılar. Ramazan da sözcüklerin anlamı da değişir.

Bereket ve hareket ayı, ayların sultanı Ramazan geldi, hoş geldi;

Ramazan’ım merhaba!
Bizlere verdin sefâ,
Rabbimize ham dolsun,
Her nefeste bin defa.

Bu aya hürmet gerek,

Nîmete şükür gerek,
Mübârek Ramazan’da,
Hakka ibâdet gerek.

■ Ramazan orucunu farz bilip, sevap bekleyerek oruç tutanın günahları affolur.

■ Ramazan orucunu tutup ölen mümin, Cennete girer.

BİR DAMLA:

AÇIK-KAPALI

Bir adam Ramazan söyleşilerinde diliyle hep cömertlikten söz ediyor ancak eliyle hiç de cömertlik yapmıyordu. İşte bu adam bilgeye ricada bulundu;

– Herkese öğüt veriyorsun, bana da ver!

Bilgenin tek cümlelik öğüdü şöyle oldu;

– Açığı kapa, kapalıyı da aç, sana yeter!

Adam bir şey anlamamıştı. Zorunlu sordu:

– Açık nedir ki onu kapayayım, kapalı nedir ki onu da açayım?

Bilge insan anlattı;

– Açık olan hep cömertlikten söz eden ağzındır. Onu kapa. Kapalı olan da yoksula hiç açmadığın kesendir. Onu da aç. Bu sana yeter!

> Yeni Meram >Yazarlar > RAMAZAN GELDİ, HOŞ GELDİ
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.