YAZARLAR

“SİYASET insanın karakterini mahveder.”

* * *

AİLE Sigortası gelecekmiş bize ne!

Ortada kasetler uçuşuyormuş bize ne!

“Sınavlar” ayrı sorular-sorunlar olmuş bize ne!

“Ses ver Türkiye”ymiş bize ne!

Açlık, yoksulluk, işsizlikmiş bize ne!

Cari açık rekor kırmış bize ne!

“Hayalmiş gerçek olmuş” bize ne!

Ersoy Öngün adlı bir okurun Sözcü mü, gözcü mü, bölücü mü bir gazeteye attığı mail’e göre……

Askere kurşun sıkan teröristler Habur sınır kapısında çalgılar-çengiler içinde serbest bırakılırken, teröristlerle mücadele eden generaller dahil her rütbeden askerler hapislere atılmışlarsa bize ne!

Öcalan, Türk askerlerinin korumasındaki İmralı’dan PKK’yı yönetiyormuş bize ne!

Tersanelerdeki işçiler iş kazalarında ölürken “gemicik” alınıyormuş bize ne!

Basılmamış kitap taslağının yok edilmesinden bize ne!

PKK’nın özerklik isteği resmen dile getirilmiş bize ne!

*

YUKARIDAKİLER madalyonun bir yüzü.

Ya öteki yüzünde yaşananlar?

Yavrucak TV önünde salya-sümük ağlıyor:

“Bu çikolatadan….

Bu sucuktan….

Bu ‘top’tan….

Bu formadan….

Bu sakızdan….

Bu gofretten….

Bu şekerden….

Bu ayakkabıdan….

Ben de isterim anne…”

Dedikçe aynı cevabı alıyor:

“Ağlama.. Hele bi baban gelsin de..”

Baba gelinceye kadar çocuk unuttu bile.

Ancak, akşama yine aynı velvele….

Şimdi de bir Bahçeli “Püskevit”i çıktı!

Koydunuz mu ikisinin arasına lokumu, halt etmiş falanca marka sucuğu, çikolatası, sakızı, şekeri, gofreti, topu, forması, ayakkabısı….

Neymiş de “Püskevit” değilmiş ama….

Adana yöresinde öyle söylenirmiş.

Keza, koskoca profesör Bahçeli, “Karpuz”a “Garpuz”, “Kavun”a “Gavun” dermiş.

Eee, “Konya”ya çoğunluğumuz “Gonya” der.

Pekii, bunlar birer ayıp mı, suç muymuş!

Bizim buralarda da “Garpuz” denir, “Gavun” denir, “Gonyaspor” denir.

Bolu’lu bir “Mülayim efendi”nin İstanbul’da kibarlaşmak isterken “Bolu”ya “Bülü” demesine benzemiyor bizimki… Bizimkisi hakikisi!

Şimdi yine MHP liderinden çıkmış.

“Bisiklet” yerine “Velesbit” diyesiymiş.

Beşiği olan “Gonya”da da aslı “Velesbit”dir.

İşi, aşı, fakiri-fukaralığı bıraktılar, meydanlardaki seçim savaşlarında birbirlerini kelime silahlarıyla vurmaya-durdurmaya-savunmaya çalışıyorlar.

Sahne alıyorlar “traji-komedi” oynuyorlar.

Kimileri düşünüyor, kimileri gülüyor.

Geçin efendim bunların hepsini geçin…

Gül kokulu lokumlu iki “Püskevit” getirin.

Hiç olmazsa dilimiz-midemiz bayram etsin!

*

* * *

POLİTİK…

Adamın biri yolda giderken birden ayağı kayıp düşmüş. Arkasından gelen adam, kalkmasına yardım etmiş. Düşen adam teşekkür ettikten sonra, “sizin bu iyiliğinize nasıl karşılık verebilirim?” demiş.
“Vallahi ben şimdiki iktidar partisinin bir üyesiyim. İlk seçimlerde bizim partiye oy
verirseniz ödeşmiş oluruz.”

Adam ters ters bakmış karşısındakine, “beyefendi, beyefendi, demiş. Ben düşünce kıçımı yere vurdum, kafamı değil!”

*

MİLLETVEKİLİNİN biri köyü gezerken, bağlı olduğu değirmeni döndüren bir eşek görmüş.
Yanındaki köylüye sormuş:

“Eşeğin boynundaki zil ne işe yarıyor?”
“Efendim, demiş köylü. O zil sustuğunda eşeğin durduğunu anlıyorum. Müdahale edince tekrar harekete başlıyor.”
“Akıllıca, demiş vekil. Peki eşek olduğu yerde durup başını sağa sola sallarsa nereden anlayacaksın durduğunu?”
“Anlayamam ama, ne gezer efendim sizin gibi akıllı eşek buralarda!

> Yeni Meram >Yazarlar > Püskevit-Velesbit
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.