YAZARLAR

■ Dünyada zorluklar olmasaydı, başarı da olmazdı. Zorluklar insanın kuvvetini terbiye eder, onu gelecekteki başarılarına hazırlar.

***

Rektörlük seçimine çeyrek kala adaylar çalışmalarını sürdürüyor. Yeni sürpriz koalisyonlara “Hazır olunuz!” diyorum.

Değerli adaylarımız bilim adamlarına yakışır üslup içinde demokratça projelerini birer ikişer açıklıyor. Basına yansıyanları özenle izliyor, kimilerinin altını çiziyorum.

Bunlardan biri de hemşerimiz Prof. Dr. Mustafa Şahin’in, rektörlük binasını Alaaddin Keykubat yerleşkesine taşınacağına ilişkin yazılı açıklamasıdır.

Rektörlük, iki ayrı yer de olur mu?

Teoride belki, pratikte kimi eleştirilere neden oluşturur, “iki başlılık” gibi bir çağrışım uyandırması yanlış algılamalara davetiye çıkarabilir. Şimdiye değin, “uzun bir süreçte böyleydi, bundan sonra öyle olmayacak” vurgusu bile, yeni dönemde üniversitenin uzaktan kumandayla değil de “yerinden yönetileceğinin” ipuçlarını da veriyor. Bu bağlamda da Sayın Şahin’in açıklamasını doğru buluyor, “bir yaraya neşter vurmak” olarak nitelendiriyoruz.

Kuşkusuz Rektör, öğretim üyeleri ve diğer elemanlarıyla iç içe olmalı, bire bir görüşmeli, sorunlara uzaktan bakmak yerine yakınlarından ulaşmalıdır.

Konuya ilişkin Prof. Dr. Şahin’in söz konusu yazılı açıklamasından satırbaşları;

■ Üniversitenin biri şehir merkezinde biri de Alaaddin Keykubat Kampusu’nda olmak üzere iki rektörlük binası bulunduğundan bazı olumsuzluklar yaşanıyor. Kampustaki rektörlük binasının daha aktif kullanılması gerekmektedir. Göreve geldiğimiz takdirde rektörlük binasını Alaadin Keykubat Kampusu’na taşıyacağız.

■ Kampusta gözlemlenen bazı olumsuz durumlar, yönetim yerinin kampus dışı yönetim anlayışından kaynaklanmaktadır.

Bu tür sorunları çözeceğimiz gibi, şehir merkezindeki tarihi rektörlük binasını daha çok sosyal faaliyetlere yönelik çalışan bir kültür ve sanat merkezi haline getireceğiz.

***

Rektörlük binasının tarihsel gelişimi ve öyküsü var;

Tarihi bina, onlarca yıl Kız Öğretmen Okulu’na ev sahipliği yaptı, eğitim ordusuna nefer olarak binlerce öğretmen yetiştirdi;

“Bizler bu güzel yurdun, ülkü yıldızlarıyız

Önderi bilgi, güven olan Türk kızlarıyız.”

Öğretmen okulları kapatılınca tarihi bina, uzun süre boş kaldı, ta ki Milli Eğitim Bakanlığına hemşerimiz Abdullah Nişancı gelinceye dek. Nişancı, Konya’ya çeşitli eğitim kurumlarını kazandırmanın yanında bir de yüksek okul armağan etmişti;

Kız Sanat Yüksek Öğretmen Okulu!

Müdürlük görevini Aylanûr Bülbül yürütüyordu. Yüksek Okul, zor koşullar içinde Kız Meslek Lisesi’yle aynı binada öğretime açılmıştı. Okul müdiresinin de girişimleriyle nişancı kararını verdi;

Öğretmen Okulu binasının Kız Sanat Yüksek Öğretmen Okulu’na tahsisine…

İlerleyen yıllarda, yüksek okula bağlı Zübeyde Hanım Pratik Sanat Okulu ile Ana Okulu da faaliyete geçti, hedef büyüttü.

12 Eylül askeri hareketi ile binanın asker çocuklarına kız yurdu yapılmasına ilişkin girişimler başladı, 2. Ordu ve Sıkı Yönetim Komutanı Orgeneral Bedrettin Demirel’in kızı, anaokulunda öğrenciydi. Müdire, Demirel ile iletişim kurarak dönemin Valisi Sayın Lütfi Fikret Tuncel’in de yardımıyla

binanın askeriyeye geçmesi önlendi, yüksek okul da öğretimini sürdü. Kader… Bu kez de ortaya YÖK çıktı. MEB’e bağlı tüm yüksek okullar, mal varlıklarıyla YÖK’e devrildi. Yüksek okul fakülteye dönüştürülerek ana kampusa taşınınca, tarihi bina üniversite yönetimince rektörlük merkezi yapıldı.

> Yeni Meram >Yazarlar > PROF.DR. ŞAHİN: “REKTÖRLÜK KAMPUSA TAŞINACAK!”
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.